Memduh Şevket Esendal’ın Mendil Altında Adlı Hikayesinin Tahlili

03.01.2016 tarihinde ROMAN TAHLİLLERİ kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

Mendil Altında adlı hikayenin olay örgüsü:

–  Bir sicil müdürünün yemekten sonra mindere uzanıp uyumak istemesi,

–  Karasineklerden korunmak için cebinden çıkardığı keten mendili yüzüne örtmesi,

– Mendilin altında çocukların okul taksitleri, karısının para için sızlanması,

– İşinden atılan bir memurun durumu,

–  Amirleriyle olan ilişkileri, milletvekili seçilme hayali gibi düşüncelerle boğuşması,

– Mendil altında uyumanın mümkün olmadığını anlayınca da uzandığı yerden kalkıp hizmetçiden kahve istemesi

Mendil Altında adlı hikayenin teması:

Bir memurun mebusluk düşü.

Mendil Altında adlı hikâyenin konusu:

Hikâyede devlet dairesinde görev yapan bir sicil amirinin ağustos ayında bir öğle vakti biraz uyumak istemesi ve yüzüne örttüğü mendilin altında kurduğu mebusluk hayali anlatılıyor.

Burada kişi mekân ve olay parçaları birbirini bütünleyen bir yapıda kurgulanmış. Mekân ve kişiler olay örgüsü ile bütünlük oluşturuyor.

Mendil altında adlı hikâyenin konusu Cumhuriyet dönemi hikâyelerinde işlenen konulardan biridir.

Devlet dairelerindeki işleyişi eleştiren bir konu işlenmiş.

 

Anlatıcı Bakış açısı:

Hikâyede anlatıcı yazardır. 3.tekil şahıs anlatım kullanılmış. Anlatıcı olayı gözlemliyor, gizli bir gölge gibi takip ediyor, sonra kafasının içine girip düşüncelerini okuyor.

Hikâyede hâkim(ilahi) anlatıcı bakış açısı kullanılmış. Bu tür anlatımda anlatıcı kahramanın bütün davranışlarını, olayın öncesini ve sonrasını bilir, hatta kahramanın aklından geçenleri de okur.

Dil ve Anlatım:

Eserde Cumhuriyet devri hikâye geleneğinin dil özellikleri görülmektedir. Dil günlük konuşma diline yakındır. Açık ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır. Yazar gördüklerini gözleme dayalı olarak ele almış, anlatmıştır.

Mendil Altında adlı hikâyede mekân:

Mendil Altında adlı hikâyede mekan bir devlet dairesidir. Olay dairede bir minderin üzerinde yüzüne mendil örten bir sicil amirinin hayal kurması üzerine kuruludur.

Mendil Altında adlı hikâyedeki kişiler:

Cavit Bey: Bir dairede sicil amiridir. Mebus olma hayali kurar. Para sıkıntısı çekmektedir.

 Müsteşar: Duygusuz, umursamaz bir tiptir. Cavit Beyin Amiridir.

 Meryem: Cavit Beyin oda hizmetçisidir.

 Bir Memur: işten atılan biridir. Belirgin bir özelliği yok. Cavit Beyin Kafada kurguladığı birisidir.

Bu kişilere günlük hayatta rastlanabilir. Kişiler gerçekçidir.

 

Mendil Altında adlı hikâyenin yazıldığı dönemle ilişkisi:

Cumhuriyet dönemi edebiyatı Türkiye’nin gerçeklerine gittikçe genişleyen ölçüde eğildi. Yurdun bütün bölgelerinde kentlerdeki, köylerdeki yaşamı ve insan ilişkilerini, yurtdışına göçen işçileri ele aldı. Her sınıftan, her yaşam biçiminden gelen kahramanları canlandırdı. Onları kuşatan toplumsal bozuklukların giderilmesi için öneriler getirildi.

Devlet dairelerindeki bozukluklar, siyasi yapının eleştirilmesi, toplum yaşayışımızdaki aksaklıklar, Günlük yaşamı dile getiren öykülerinin yanı sıra, kadınları ilgilendiren sorunlara, ekonomideki tutarsızlıkların aile yaşayışını etkileyişi, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’nun durumu; Anadolu’ya giden memurların yaptıkları yolsuzluklara, Yeni Kurulan Türkiye’nin koşullarına uyum sağlama gibi konular işlenmiştir.

Hikâyenin Türü ve Özellikleri:

Durum öyküsü

Bu tarz öykülere “modern öykü” de denir.

Her hikâye olaya dayanmaz.

Bu tür öykülerde merak öğesi ikinci plandadır.

Yazar, bu öykülerde okuyucuyu sarsan, çarpan, heyecana getiren bir anlatım sergilemez. Onun yerine günlük hayattan bir kesit sunar veya bir insanlık durumunu anlatır.

Bu öykülerde kişisel ve sosyal düşünceler, duygu ve hayaller ön plana çıkar.

Durum öyküsü ünlü Rus edebiyatçı Anton Çehov tarafından geliştirildiği için bu tür öykülere “Çehov tarzı öykü” de denir.

Bu tarz öykünün Türk edebiyatındaki temsilcileri:

Sait Faik Abasıyanık ve Memduh Şevket Esendal’dır.

 

Hikâye ile yaşanılan gerçeklik arasındaki ilişki:

Metinde anlatılanlar günlük hayatta yaşanan gerçeklikle örtüşmektedir.  Hikâyeci bir olaydan daha çok gözlemlerden yola çıkarak kendi bireysel bunalımlarını anlatıyor.

 

Yazar Hakkında Bilgi:

1884 yılında Çorlu’da dünyaya geldi. Babası Mehmet Şevket Bey, annesi Emine Şadiye Hanım’dır. Varlıklı bir çiftçi ailesinin 3 oğlundan ikincisi idi. Savaş ve göçler yüzünden çocukluğunda düzenli bir eğitim görme fırsatı olmadı; kendi kendisini yetiştirerek Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Ailesi Balkan Savaşı ve Bulgar baskınları nedeniyle çiftliklerini bırakıp İstanbul’a göç etmişti; savaştan sonra tekrar Çorlu’ya dönüldüyse de I. Dünya Savaşı’nın başlaması ile ailesi ile tekrar İstanbul’a geldi. Tüm aile mal varlıklarını kaybettiği için geçim sıkıntısı çekerek büyüdü. 1907’de babasının ölümü üzerine ailesinin geçimini üstlendi ve memuriyete başladı.

1908’de dayısının kızı Ayşe Faide Hanım ile evlenen Memduh Şevket Bey’in bu evlilikten Mehmet (!912), Ahmet (1915), Emine (1923) adlı üç çocuğu dünyaya geldi.

1906’da İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye oldu. Fırka’ya girişi Kara Kemal önderliğinde oldu. Başlangıçta ücretli bir eleman olarak cemiyette yer alırken sonradan ittihatçılığı benimsedi. Cemiyet içinde oluşan “mesleki temsilciler” grubunda Kara Kemal ve Ali İhsan (İloğlu) ile birlikte yer aldı

Teşkilat-ı Mahsusa adlı gizli birlik bünyesinde I. Dünya Savaşı’na katılmasına karar verilince İstanbul’dan ayrıldı; 1915’te Cemiyetin Ankara temsilcisi oldu.

İşgalci İngiliz kuvvetlerinin İstanbul’daki İttihat ve Terakki merkez binasını bastıkları 13 Kasım 1918 günü orada bulunan Memduh Şevket, kaçmayı başardı. İstanbul hükümeti tarafından kovuşturmaya uğrayıp takip edildiği için İstanbul’un değişik yerlerinde ve İtalya’da bir süre saklandı. 1920’de işgale karşı ulusal direnişin lideri Mustafa Kemal’in çağrısı üzerine Ankara’ya gitti.

1921’de Ankara’daki milli hükümetin ilk yurtdışı temsilciliğini açtığı Bakü’ye ortaelçi olarak gönderildi.

1924 yılında Rusya’nın bağımsız Azerbaycan Devleti’ne son vermesi üzerine Bakü’deki Türk temsilciliği kapandı ve Memduh Şevket Bey yurda döndü.

1925 yılında yurda döndüğünde Mekteb-i Sultani ve Kabataş Lisesi‘nde coğrafya öğretmeni olarak atandı. O sene eski ittihatçı arkadaşları ile birlikte “Meslek” adlı bir haftalık siyasi gazete çıkardı. Amaç, “mesleki temsilcilik” düşüncesini Cumhuriyet dönemi Türkiyesi’ne taşımaktı. Memduh Şevket Bey’in ilk öyküleri Meslek gazetesinde yayınlandı. Aynı gazetede “Miras” adlı romanı tefrika edildi.

Memduh Şevket Esendal, 1925 yılının sonunda yeniden yurtdışında elçilik ile görevlendirildi ve Tahran’a elçi atandı. İki devlet arasında istenmeyen olayların meydana geldiği gerekçesiyle (Ağrı isyanı sırasında Türk ordusunu İran topraklarına girmesi. 1930 yılında Tahran elçiliğinden istifa etti.

Tahran’dan döndükten sonra Mustafa Kemal ‘in emri ile CHP Merkez İdare Heyeti’ne alınan Memduh Şevket Bey, 1931-1933 yılları arasında Elazığ milletvekili olarak TBMM’de yer aldı. 1932’de ilk Türk Dil Kurultayı’na Elazığ milletvekili olarak katıldı. Kabil büyükelçiliğine atanması nedeniyle 1933’te milletvekilliğinden istifa etti.

1933-1941 arasında Kabil büyükelçiliği görevlerinde bulundu. Komünist rejim baskısından kaçıp Afganistan’a sığınmış Türkmen çocukların Türkiye’ye gönderilip eğitim görmelerini sağladı. II. Dünya Savaşı’nda ülkenin Alman-İtalyan nüfuzuna girmesini engelleyip, Sadabat Paktı’nda yer almasını sağlamada rol aldı. Daha önce Vakit gazetesinde tefrika ettiği “Ayaşlı ile Kiracıları” adlı romanını Kabil elçisi olduğu dönemde, 1934 yılında yayımladı. Bu, onun kitap olarak yayımlanan ilk romanıdır. Soyadı Kanunu çıktığında kendisine “Esendal” soyadını İsmet İnönü verdi. 1941’de kendi isteğiyle Kabil’deki görevinden ayrıldı.

Kabil’den yurda dönüşünde hayatını kaybeden Bilecik milletvekili Salih Bozok’un yerine meclise girdi. VI., VII., VIII. Dönem TBMM’de Bilecik milletvekili olarak yer aldı. Dördüncü Türk Dil Kurultayı’na Bilecik milletvekili sıfatı ile katıldı.

1942-1945 yılları arasında CHP Genel Sekreterliği görevini üstlendi. Partinin gençleşmesi için uğraştı ve “35’ler Hareketi”’nin gelişmesine destek oldu. Genel sekreterlik görevinden kendi isteğiyle ayrıldı.

1945’te CHP Genel Sekreterliği’ni bıraktı ve sadece edebiyatla ilgilendi, yapıtlarını derleyip kitaplaştırmakla uğraştı. Öyküleri, “Sanat ve Edebiyat”, “Seçilmiş Hikayeler”, “Ulus”, “Ülkü”, “Hisar”, “Pazar Postası”, “Türk Dili” gibi gazete ve dergilerde yayınlandı. Siyasetçi ve edebiyatçı kimliklerini ayrı tutmak için yazılarında “M.Ş.E, Mustafa Memduh, Mustafa Yalınkat, M. Oğulcuk, İstemenoğlu” gibi takma isimler kullandı. Yaşamının yalnızca dokuz yılında (1923-1926, 1946-1952) ciddi biçimde edebiyatla uğraşmasına rağmen Türk öykücülüğünün önemli bir ismi oldu. Durum hikâyeciliğinin Türk edebiyatındaki temsilcisidir. En çok bilinen eseri 1934 yılında yayımlanan Ayaşlı ile Kiracıları adlı romanıdır.

Birkaç gün önce beyin kanaması geçirmiş olan Esendal, 16 Mayıs 1952 gecesi Ankara’da hayatını kaybetti. Cenazesi, Ankara Cebeci Mezarlığı’na defnedildi.

EDEBİ KİŞİLİĞİ

*  Öykücülüğü ile edebiyatımızda yer etmiştir.

*  Öykü türünün,  durum öyküsü (olaysız öykü) türünde eserler vermiştir. Bu öykü türünü geliştiren de Esendal’dır. (Olay öyküsüne Çehov Tarzı Öyküler denir.)

*  Öykülerinde insanlar günlük yaşamlarının olağan ilişkileri içinde çıkar karşımıza.

*  Hangi sınıftan olursalar olsunlar bireylerin belirgin özellikleri, çarpıcı yanları öykünün havasına hâkimdir.

*  Silik, sıradan, insanları konu edinir. Kişileri tarafsız bir gözlemci olarak ele alır.

*  Kahramanlarını kısa cümlelerle tanıtır. Betimlemeleri pek kullanmaz.

*  Konuları: Acıma, sevgi, yozlaşma, yönetici ve aydınların halk sorunlarına bakışı, aile, evlilik…gibi konuları işlemiştir.

*  Dili: Ayrıntılardan temizlenmiş, arı bir dil. Zaman zaman okurla sohbet  edermiş gibi araya girer.

ESERLERİ

ROMAN:

Ayaşlı ve Kiracıları (1934-1957) ,

Vassaf Bey (1983, ölümünden sonra)

ÖYKÜ:

Hikayeler 1. Kitap (1946, Otlakçı adıyla 1958)

Hikayeler 2. Kitap (1946 Mendil Altında adıyla 1958)

Temiz Sevgiler (iki cilt, ölümünden sonra 1983)

Veysel Çavuş (1984, ölümünden sonra)

Bir Küçük Çiçek (1984, ölümünden sonra)

İhtiyar Çilingir (1984, ölümünden sonra)

Bütün eserleri 9 cilt olarak 1983-1984′te yayınlandı

Please follow and like us:
Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

  • Meta

  • Enjoy this blog? Please spread the word :)