Goriot Baba Romanının Tahlili

03.01.2016 tarihinde ROMAN TAHLİLLERİ kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

 Olay örgüsü

  • Kızlarını da soylu kişilerle evlendirmenin mutluluğunu yaşamıştır. Ancak zamanla kızları ve damatları tarafından dışlanıp sonunda bir pansiyonda yaşamaya başlaması
  • Pansiyonda kalan kişilerin tanıtılması
  • Goriot Baba’nın kızlarının pansiyonda görülmesi
  • Çeşitli dedikodular yayılması.
  • Goriot Baba o gençlerin kızları olduğunu inandırmakta zorlanması
  • Eugene Paris’te yükselmek adına bir baloya katılıyor ve baloda Goriot Baba’nın da kızı olan Madam Anastasie de Restaud ile tanışıyor ve onların evlerine yemeğe davet edilmesi
  • Bu davetle birlikte Eugene sosyeteye ilk adımını atması
  • Ancak acemelikle, yemekte, Goriot Baba’dan söz edince Restaudların kapısı Eugene’e kapanması
  • Eugene bu kovulmanın ardından -kız kardeşlerin çekişmesini de bildiğinden- Goriot Baba’nın diğer kızı Delphine de Nucingen’e gitmesi
  • Olaylar sürüp giderken bir başka pansiyoner olan Mösyö Vautrin, genç öğrenciye Paris hayatının kavşağını anlatması
  • Matmazel Taillefer’in bir ağabeyi var ve Vautrin bu ağabeyin düelloda öleceğini Eugene’e haber vermesi
  • Ağabey ölürse tüm miras tek varis olan genç kıza kalacak. Matmazel de kirlenmemiş bir sevgiyle Eugene’i sevmesi.
  • Vautrin,Eugene’e, Matmazel ile evlenmesini öğüt vermesi.

Şahıs kadrosu:

Goriot Baba: Asıl adı Jean-Joachim Goriot’dur. Devrim öncesinde basit bir şehriye işçisiyken becerikliliği ve tutumluluğu sayesinde patronunun işyerini satın almış, Paris’te kıtlık zamanında tahıl fiyatlarının yükselmesiyle servet sahibi olmuştur. Zengin bir çiftçinin kızıyla evlenmiş, karısına dinsel bir hayranlık ve sınırsız bir aşk beslemiş, yedi yıllık mutlu bir beraberlikten sonra karısını kaybetmiştir. Karısının ölümünden sonra bütün aşk ve sevgisini iki kızına yönelten Goriot Baba’nın babalık duygusu çılgınlık derecesindedir. Tüccar ve çiftçi arkadaşlarının tüm ısrarlı tekliflerine rağmen bir daha evlenmemiştir.

Anastasie de Restaud: Goriot Baba’nın büyük kızıdır. Soylu bir aileden olan Monsieur Restaud ile evlidir. Krala takdim edilmiş, soylular tarafından kabul görmüştür. Anastasie de Restaud, kocasını Maxim de Trailles adında kumar düşkünü bir adamla aldatır. Sevgilisinin borçlarını ödemek için kaynanasının hatırası olan elmasları gizlice satar.

Delphine de Nucingen: Goriot Baba’nın küçük kızıdır. Zengin bir banker olan Marsay de Nucingen’le evlidir, fakat ayrı dairelerde kalırlar. Kız kardeşi kendisinden daha zengin olduğu, soylular sınıfına kabul edildiği için onu kıskanır.

Madame Vauquer: Elli yaşlarında dul bir kadındır. Goriot Baba’nın kaldığı Maison-Vauquer adıyla tanınan küçük bir pansiyonun sahibidir.

Eugene de Rastignac: Paris’e hukuk okumaya gelmiş yoksul bir öğrencidir. Yirmi iki yaşındadır. Madame Vauquer’in pansiyonunda, en ucuz odaların bulunduğu üçüncü katta kalmaktadır.

Madame de Beauseant: Zengin, soylu bir kadındır. Portekiz’in en ünlü ve en zengin beyzadelerinden Marki d’Ajuda ile üç yıldır birliktedir.

Vautrin (Jacques Collin, Azrail-Çatlatan): Madame Vauquer’in pansiyonunda kalan, kırk yaşlarında, eski bir tüccar olduğunu söyleyen, kara bir peruka taşıyıp favorilerini boyayan bir adamdır. Bozulan kilitleri söker, yağlar, tamir eder.

Victorine Taillefer: Madame Vauquer’in pansiyonunda, Madame Couture ile kalan genç bir kızdır.

Madame Couture: Madame Vauquer’in pansiyonunda Victorine Taillefer’le birlikte kalan yaşlı bir kadındır.

Mademoiselle Michonneau: Madame Vauquer’in pansiyonunun üçüncü katındaki ucuz odalardan birinde kalan oldukça zayıf, yaşlı bir kızdır.

Poiret: Madame Vauquer’in pansiyonunun ikinci katında kalan, yaşlı bir adamdır.

Bianchon: Yoksul bir tıp öğrencisidir. Eugene de Rastignac’ın arkadaşıdır.

Christophe: Madame Vauquer’in pansiyonunda uşaktır.

Slyvie: Madam Vauquer’in pansiyonunun şişko aşçısıdır.

 

Romanın teması:

Romanın en belirgin teması “babalık duygusu”dur. Goriot Baba’daki babalık duygusu, her şeyin önüne geçen, kendisi dışındaki her duyguyu yok eden, adeta hastalık derecesinde olan bir tutkudur.

Olaylar Goriot Baba’nın evlat sevgisini ortay koymak için oluşturulmuştur. Kişiler ve mekanlar buna uygun olarak tasarlanmıştır.

Romanın konusu: 

Kızlarına çok düşkün olan Goriot babanın kızları tarafından terk edilerek bir pansiyona yerleştirilmesi ve pansiyonda yaşadıkları.

Romanın yazıldığı devrile ilgisi:

Her roman çağının sorunlarına dair izler taşır burada da xıx. Yy da Fransa’da aile kavramının yara aldığı anlatılmakta. Maddeciliğin bazı değerleri nasıl öldürdüğü verilmektedir.

Romanda geçen mekan:

Mekanın özellikleri: Mekân ekonomik durumu zayıf olan ve kimsesiz olan insanların kaldığı üç katlı bir pansiyondur.

Metindeki işlevi: Temanın ortaya çıkması için kurgulanmış bir mekândır. Goriot Baba elindekileri kaybedince burada kalmaya başlamıştır.

Goriot Baba romanında zaman: 

Goriot Baba romanının sosyal zamanı, 1819 ile 1920 yıllarıdır. Olaylar Fransa’nın Paris şehrinde geçer. Olay örgüsü 1819 Kasım’ının sonunda başlar, 1920 Şubat’ının sonunda biter.

Romanın I. bölümünde (Sıradan Bir Pansiyon, s. 13-99) olaylar bir haftalık bir zaman diliminde geçer. Bu bir haftalık süre 1819 Kasım’ının sonu ile Aralık ayının ilk haftasıdır. Bu bölümde ayrıca Goriot Baba’nın geçmişi hakkında bilgi de verilir.  Romanın II. bölümünde (Seçkin Çevreye Giriş, s.100-171) olaylar yaklaşık iki aylık bir zaman diliminde geçer. Bu bölüm, Aralık ayının ilk haftasının sonuna doğru başlar, Ocak ayının son günlerinde biter. Romanın III. bölümünde (Azrail-Çatlatan, s.172-231) olaylar 4-5 günlük bir zaman diliminde geçer. Bu bölüm 1920 Şubat’ının ilk haftasıdır. Romanın IV. bölümünde (Babanın Ölümü, s.232-290) olaylar Şubat’ın 23’ü gibi biter.

1. Bölümde Goriot Baba’nın geçmişinin anlatıldığı bölümler geriye dönük anlatımın olduğu bölümlerdir.

Olay örgüsündeki zamanın kronolojik zamandan farkı geriye dönüşlerin yaşanmasıdır. Romanda yer yer geçmişin hatırlanması geriye dönük bilgilerin verilmesi şeklinde kurgulanmıştır. Bu yüzden zamanda yer yer geriye dönüşler yaşanmaktadır.

Anlatıcı Bakış Açısı:

  1. Olayın anlatıcısının eserle bir ilgisi yoktur.
  2. Anlatıcı olayın içinde birisi değildir. İlahi bakış açısı anlatıcı kullanılmış. Romanda 3. Şahıs anlatım kullanılmış.

Romanda Kullanılan Anlatım Türleri:

a  Öyküleyici ve betimleyici anlatım kullanılmış. Öyküleyici anlatımda olayın geçtiği mekan ve kişiler tanıtılırken betimleyici anlatımdan yararlanılır.

Öyküleyici anlatımda göndergesel işlevde kullanılmıştır. Betimleyici anlatımın kullanıldığı yerlerde ise göndergesel işlevin yanında sanatsal işlevde vardır.

Dil ve Anlatım:

Realizm akımında gözlem ön plandadır burada da gözlemlerin önemli bir yer tuttuğu söylenebilir. Yazar kişiliğini gizler. Romanda da yazar kişiliğini gizlemiş. Derin ruh tahlilleri yapılır burada da ruh tahlillerine yer verilmiş. İnsanlar ve toplum olduğu gibi yansıtılmıştır. Tasvirler kişilerin ruhsal özelliklerini yansıtıyor.

Romanda Türü:

Goriot Baba realizm akımının etkisiyle yazılmış bir eserdir.  Realist roman türüne girer.

 

Romanla Dönemin Kültürel ve sosyal hayatı  arasındaki ilişki:

“1919-1920 yıllarının Paris yaşamını, Fransız toplumundaki sınıf ayrımını, alt tabaka ile üst tabaka arasındaki derin uçurumu” gösterir. Bunu yaparken de “ihtişam ve sefaleti” bir arada verir. Eugene de Rastignac’ın soylu akrabası Madame de Beauseant’ın evi, Goriot Baba’nın kızları Anastasie de Restaud ile Delphine de Nucingen’in evleri, buralardaki balolar, yemek davetleri lüksün ve zenginliğin gözleri kamaştırdığı yerlerdir. Görsel zenginliğin arka planında ise, bu gözleri kamaştıran yaşamın çirkin ve karanlık yüzünü görürüz. Yüksek çevrede ahlâkî değerlerin yozlaşmışlığını, çürümüşlüğünü görürüz. Bu çevrenin insanlarında sevgi, saygı, hoşgörü, içtenlik, sadakat, güven, acıma gibi insanî duygular yok olmuştur. Madame de Beauseant’ın üç yıldır birlikte olduğu yakışıklı Portekizli Marki d’Ajuda, gizlice Madame de Rochefide ile ilişki yaşar, daha sonra da bu kadınla evlenir. Bu evlilik Madame de Beauseant için tam bir yıkım olur. Goriot Baba’nın büyük kızı Anastasie de Restaud kocasını, kumarbaz sevgilisi Maxim de Trailles ile aldatır. Bir süre sonra Maxim de Trailles, başka bir kadınla ilişki yaşar. Goriot Baba’nın küçük kızı Delphine de Nucingen, banker kocasıyla mutlu değildir. Kalbindeki boşluğu Eugene de Rastignac’la doldurur. Delphine de Nucingen’in kocası Marsay de Nucingen, karısını Prenses Galathionne ile aldatır. Victorine Taillefer ise milyoner bir babası varken Madame Vauquer’in pansiyonunda yoksul bir yaşam sürer. Yıllar önce annesi bir sebeple babasından ayrılmış, umutsuz bir halde acı çekerek can vermiştir. Annenin işlediği hatanın faturası çocuğuna kesilmiş ve Victorine evlatlıktan reddedilmiştir. Yoksul insanların mekanı ise Madame Vauquer’in pansiyonudur. Burası, yaşamdan türlü darbeler yemiş, yıkılmış, tükenmiş insanların sığınma evidir.

 

Yazar Hakkında Bilgi:

Honere de Balzac’ın Hayatı

20 Mayıs 1799’da Fransa Tours’da doğdu. 18 Ağustos 1850’de yaşamını yitirdi. Asıl ismi Honore Balssa. Adını Balzac olarak değiştirdi ve soyluluk ifade eden de’ öntakısını ekledi. Köy kökenli bir ailenin çocuğu. Babası devlet memuru. 6 yıl Vendome’da College des Oratoriens’te öğrenim gördü. Napolyon’un devrilmesinden sonra ailesi Paris’e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819’da yazılmış “Cromwell” başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. 1829’da yazdığı “Les Chouans” isimli tarihi roman tanınmasını sağladı.

Bu eser Türkçe’ye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak çevrildi.) 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante’yi anımsatan bir başlık koydu: “İnsanlık Komedisi”. 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834’te yayınlanan “Goriot Baba”da uyguladı. 1836 ve 1837’de İtalya gezisine çıktı. 1828’de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy’de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847’de Polonya’da sevgilisi Eveline Hanska’nın şatosunda kaldı. 1850’de Eveline ile evlendi Paris’e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantısal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli “klasik roman tekniğini” Balzac’ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle “romanın Shakespeare’i sayılır.

TÜRKÇE’YE ÇEVRİLEN ESERLERİ:

Köylü İsyanı (1974)

Tours Papazı (1949)

Eugenie Grandet (1983)

Goriot Baba (1984)

Bette Abla (1977)

Otuz Yaşındaki Kadın (1963)

Vandetta (1943)

Tılsımlı Deri (1943, 1968)

Tefeci Gobseck (1947-1961)

Kırmızı Han (1946)

Terör Devrinde (1979)

Köy Hekimi (1942-1979)

Bilinmeyen Şaheser (1945)

Lois Lambert (1946)

Albay Chabert (1944-1974)

Bir Havva Kızı (1970)

Onüçlerin Romanı (1945)

Mutlak Peşinde (1945-1965)

Altın Gözlü Kız (1943)

Kibar ******lerin İhtişam ve Sefaleti (1946) – Kibar ******ler (1972) – Kötü Kadınların Parlayış, Düşüşü (1981)

Vadideki Zambak (1941-1985)

Sönmüş Hayaller (1949)

Nucingen Bankası (1950)

Köy Papazı (1952)

Cesar Birotteau (1945-1964)

Ursula Mirouet (1949)

Karanlık Bir İş (1947) – Esrarlı Bir Vaka (1949-1964)

İki Gelinin Hatıraları (1940 – 1983)

Modeste Mignon (1947)

Köylüler (1845, 1976-1985)

Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

  • Meta