Gogol’un Ölü Canlar Romanının Tahlili

31.12.2015 tarihinde ROMAN TAHLİLLERİ kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

ESERİN KÜNYESİ

  • Yazar: Nikolay Vasilyeviç Gogol
  • Yayınevi: Everest Yayınları
  • Çevirmen: Erol Güney-Melih Cevdet Anday
  • Sayfa Sayısı: 393
  • Baskı Yılı: 2009

OLAY ÖRGÜSÜ

  • Çiçikov’un Arabacısı Selifan ile N. Şehrine gitmesi
  • Kendini üniversite danışmanı olarak tanıtan Çiçikov, kentin ileri gelenleriyle tanışıp, vali, polis memuru, yargıç, savcı, çiftlik sahipleri vs. gittiği her yerde kendini görgülü bir salon adamı olarak göstermesi
  • İlk önce önce çiftlik sahibi Manilov ile Sobakeviç ile yakın ilişkiler kurarak onların evlerine ziyarete gitmesi
  • Manilov’un bir ziyafet vermesi
  • Verdiği ziyafetten  sonra Manilov ile Çiçikov’un başbaşa konuşmaları
  • Çiçikov’un , Monilov’un kaç kölesi olduğunu sorması ve Manilov’un niçin sorduğunu söylemesi
  • Çiçikov’un ölü köleleri satın almak istediğini söylemesi
  • Manilov’un Chichikov’un teklifini çok anlamsız ve gülünç bulduğu halde kabul ederek ölmüş kölelerinin evraklarını küçük bir meblağ üzerinde anlaşıp satarak Chichikov’a vermesi
  • Chichikov’un köle satın almış olması kentte çok yankı bulması, birçok tartışmaların ve yorumlarının ortaya çıkmasına vesile olması
  • Chichikov kentte çok sevilmesi ve kentten ayrılıp gikmek istememesi.
  • Valinin bir davet vermesi ve bu davete Çiçikov’un da katılması
  • Davette Çiçikov’un Valinin kızı ile evleneceği dedikodularının yayılması
  • Şehirde Çiçikov İle ilgili çeşitli söylentilerin yayılması.
  • Çiçikov’un Rusya’nın uçsuz bucaksız topraklarında dolaşırken hayran olduğu bir çiftlik görerek çiftlik sahibi Tientietnikov’ ile tanışmak için evine gitmesi
  • Chichikov’u çok seven Tientietnikov ona bu hayattan sıkıldığı için bir müddet kendisinin yanında kalmasını, teklif etmesi
  • Bu teklifi kabul eden Chichikov tez elden çevre çiftlikleri gezerek çiftlik sahipleri ile tanışması ve onların elindeki ölü canların belgelerini satın alması
  • Ölü can almaya devam eden Çiçikov’un ölü canlarını yaşıyor gibi göstermeyi de ihmal etmemesi.
  • Çiçikov’un bu yolculuklar sonrası çok karlı çıkması, 300 bin Ruble kadar da bir servet elde etmesi
  • Çiçikov’un yaptığı bu işler işler maliye memurlarına, valiye ve hatta prense kadar gitmesi ve Prens tarafından hapse atılması
  • Arkadaşı Murazov’un ona yardım edeceğini söylemesi ancak bunun karşılığı olarak bütün kötü alışkanlıklarından vazgeçmesini istemesi
  • Prensin hiç istemediği halde Murakov’u kıramayarak Chichikov’u serbest bıraktırması

 

KİTABIN ANA FİKRİ :

Sahtekâr bir ruh taşıyanlar ve tüm bunları gerçek olmayan intibalar oluşturmak için düzenleyenlerin foyasının eninde sonunda ortaya çıkacağı

KİTABIN KONUSU:

Çiçikov isminde bir sahtekarın iyi bir insan gibi görünerek bütün ülkeyi dolaşıp ölü köleleri satın alması,  bunları canlı gösterip büyük paralar kazanması ve sonunda uyununun ortaya çıkması.

 

ZAMAN

Romandaki olaylar 19 yy daki Çarlık Rusya’sında geçmektedir. Henüz kölelik kaldırılmamıştır.

Ülkedeki feodaller, Generaller ve rüşvet alan memurlar oldukça etkin konumdadır.

Köylüler bir köle gibi soylulara çalışmaktadır.

Bunun dışında romanda gece, akşam, yarın, sabah gibi zaman bildiren ifadeler geçmektedir.

MEKÂN

N… kentindeki bir han,

Vali konağı

Çiftlikler

Rusya’da değişik şehirler.

ŞAHIS KADROSU(KAHRAMANLAR)

Pavel İvanovich Chichikov: Romanın ana kahramanıdır. Dolandırıcılığı, maceraperestliği ile dikkati çekmektedir. İnsanların inandığı, sevdiği, sevimli bir kişidir.

 

Korobochka Anne: Başka bir toprak sahibidir. İhtiyar, saf bir kadındır. Fakat malikâneyi bütün ustalığıyla yönetmektedir.

Manilov: Chichikov’un çalıştığı toprak sahiplerinden bi­ridir. Silik şahsiyetli, etkisiz, kendi hâlinde biridir.

Nozdryev: Toprak sahiplerinden diğeridir. Kumarbaz, sarhoş, yalancı ve kaba bir insandır.

Sobakevich: Toprak sahibidir. Kaba, iri yapılı bir tiptir.

Plevshkin: Aşın derecede cimri diğer bir toprak sahibidir.

Selifah, Petrushka: Chichikov’un hizmetçileridir.

DİL VE ANLATIM

Roman,   olayları gözleyen, izleyen takip eden ve betimleyen gözlemci bir bakış açısıyla anlatılmıştır.

Anlatıcı vakaların dışında kalan,  olayları dışarıdan gözlemleyerek anlatan üçüncü tekil bir şahıstır.

Örnek cümleler:

Gogolarzu edilirdi.”

Manilof, kulakları hafifçe gıdıklanan bir kedi gibi gözlerini zevkle kapayarak:

“Herkesi ne büyük bir nezaketle kabul eder, ne iyi bir insan!” dedi.

Çiçikof, hemen: “Eşi bulunmaz bir zat. Hem ne sanatkâr! Takdir edilmeye değer bir şekilde nakış işliyor:

Bana, eliyle işlediği para kesesini gösterdi… Doğrusu, kanm da bundan daha iyisini yapamaz!” cevabını verdi.

Manilof, yine gözlerini kapayarak: “Ya vali yardımcısı, o da sevimli değil mi” dedi.

Çiçikof: “Çok kibar bir kişi…” karşılığında bulundu.

“Ya emniyet müdürü? O da, pek iyi bir adam, değil mi?”

Çiçikof: “Oh! Oh!.. Son derece zeki, kurnaz, bilgili bir kişi. Savcı, mahkeme başkanı ve ben bütün gece horozlar  ötünceye kadar oynadığımız vistte kaybettik;

Manilova: “Emniyet müdürünün karısı hakkındaki fikriniz nedir?” diye sordu.

Çiçikof: “O, dikkati çeken bir bayandır” cevabını verdi

 

 Anlatıcı Bakış açısı:

Romanda gözlemci bakış açısı anlatıcı kullanılmıştır.

Anlatıcı olayın içinde yer almıyor. Dışardan gözlemlerini anlatıyor.

Anlatım Türleri:

Öyküleyici anlatım:

Kâhya geldi: kırk yaşlarında, sakalsız rahat yaşayan bir adamın sakin haline sahip, sarımtırak renkli, kabarık şilteler ve yumuşak yastıklardan anlamakta tecrübe sahibi olduğunu gösteriyor. Hayatı bütün meslektaşlarınki gibiydi: Evde büyümüş, orada okumuş ve sonraları, ev sahibinin gözdesi olan kilercisi Agaşka ile evlenmiş, önce kilerci ve sonra da kâhya olmuştur. Bu görevi de, köyün en zengin adamlarıyla kardeş gibi geçinerek ve fakir olanlara acımayarak yerine getirmekteydi. Her sabah saat dokuzda uykudan  uyanır ve çayını içmek için semaverin hazırlanmasını beklerdi.

Betimleyici anlatım:

Gerçekten de, duvarları açık mavi renkli kâğıt kaplı bu oda pek güzeldi. Dört sandalye, bir koltuk ve üstünde on dördüncü sayfasına kadar okunmuş olan sözü geçen kitapla mürekkeple kararmış birkaç kâğıt bulunan bir masa vardı. Fakat, en çok göze çarpan şey, tütündü. Hemen her yerde paketler ve açık tütünler vardı. Ve her iki pencerede birikmiş küller, ev sahibinin piposuna olan düşkünlüğünü gösteriyordu.

Romanın Türü:

Roman sosyal bir romandır. 1800’lü yıllarda Rusya’da yaşanan toplumsal bir sorunu işlemiştir.

 

Romanın Yazıldığı Dönemle İlgisi:

Olay 19. Yüzyılda geçmektedir. Roman yazıldığı dönemin yaşanan gerçekliğini anlatmaktadır.

Köylülerin bir köle gibi çalıştırılması, soylular, prensler dönemin sosyal dokusunu yansıtmaktadır.

 

Yazar Hakkında Bilgi:

Nikolay Vasilyeviç Gogol (31 Mart, 1809 – 4 Mart, 1852) Kimdir

Gogol orta halli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski Köyü’nde dünyaya gelir. Gogol’un çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisinde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır.

Gogol, gençlik yıllarında şiir ve edebiyata ilgi duyar. 1828’de Petersburg’a gider. Orada memur olmayı ve bir şekilde geçinmeyi umar ancak işler umduğu gibi gitmez. Gogol, Petersburg’dan Almanya’ya gider ancak orada da parası bitene kadar kalabilir. Tekrar Petersburg’a dönüp iş arayan Gogol bu sefer çok düşük bir maaşla da olsa devlet memuru olarak çalışmaya başlar. Bu görevden de bir sene sonra ayrılır.

Gogol, 1836’da Pişik Pişkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide, yergili öykülerinin en neşelilerinden biri olan Araba’e eğlenceli ve iğneleyici bir üslûpla yazılmış gerçeküstücü öyküsü Burun’u yayınlar.

Yazar, yazı sanatında büyük ölçüde Puşkin’in etkisi altındadır. Öyle ki, onun eleştirileri ve telkinleri olmadan yazamayacağını düşünür. Yazarın Puşkin’le olan arkadaşlığı, onu aldığı acımasız eleştirilerden de koruyan en büyük güçtür.

 

Gogol’un ilk ciddi ve dikkat çeken eserleri Ukrayna hayatı ile, halk deyişleri ile süslü halk hikâyeleridir.

Gogol 1831 – 1832 yıllarında yazdığı bu hikâyeleri, Dilanka Yakınlarındaki Çiftlikte Akşam Toplantıları adlı kitapta toplar. Bu öyküler Rus edebiyat dünyasında Gogol’un bir anda parlamasına yol açar. 1835 yılında Mirgorod ve Arabeski adlı eserlerini de yayımladı. Bu kitaplarında da halk hikâyeleri, özellikle Kazak geçmişi işlenmiştir.

Hikâyelerinde günlük hayatı ve bayağı kişilikleri zaman zaman mizahi zaman zaman öfkeye varan bir şekilde yeriyordu.

Eski Zaman Beyleri, Arabeski bu yergi kitaplarının ilkleridir. Arabeski kitabındaki hikâyelerinden biri olan Bir Delinin Hatıra Defteri bir memurun rutin hayatını ve işi yüzünden nasıl sıkıldığını anlatır. Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır. Portre adlı eseri ise dünyanın kötülüklerden kurtulamayacağı vugusu ile sonlanır.

Büyük komedisi Müfettiş adlı eseri ile bürokrasiyi alay derecesinde yeren Gogol, eserinin sahnelenmesi ile tüm şimşekleri üzerine çeker. Tepkiler yüzünden Rusya’dan ayrılmak zorunda kalır. Roma’da Puşkin’in tavsiyesi ile en büyük eseri olan Ölü Canlar’ı yazarken Puşkin’in öldüğü haberini alır. Bu haber onun için “Rusya’dan gelebilecek en kötü haber”dir. O zamana kadar Puşkin’i düşünmeden dikkate almadan hiçbir şey yazmayan Gogol için bu haber gerçekten bir yıkım olmuştur. Puşkin’in ölümünün yıkıcı etkisine karşın 1842 yılında iki önemli eseri olan Ölü Canlar’ın 1. cildi ve uzun hikâyesi Palto’yu bitirir ve yayınlar. Ölü Canlar dönemin Rusya’sının çürümüşlüğünü gerçekçi bir biçimde gözler önüne sererken Palto’da sıradan insanların yaşadıkları acılar, maaruz kaldıkları haksızlıklar, ve yaşadıkları yoksulluk tüm gerçeklikleriyle, okuyucuyu sarsacak bir ustalıkla gözler önüne serilmektedir. Bu eser de dönemin en büyük eserlerinden biri olarak nitelendirilecektir. Rus edebiyatına sıradan insanların gerçekçi bir girişi olarak da nitelendirilebilir Palto. Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık.” diyecektir. Ancak öykü yayınlaması ile soylu kesimin tepkisini tekrar Gogol üzerine çeker. Dönem aydınlar üzerinde büyük baskıların uygulandığı karanlık I.Nikola dönemidir. Gogol düzen savunucuları tarafından Rus insanını aşağılamakla onun kötü yönlerini göstermekle, halkına ihanetle suçlanır. Ancak onun yapmak istediği halkını aşağılamak değil onu bu hale sokan yozlaşmış düzeni tüm gerçekliği ile gözler önüne sermektir. Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir.

Puşkin’in ölümünden sonra Gogol’un popülaritesi daha da da artar. Bu ilgi Gogol’da bir öncülük hissi yaratır ve kendine toplumu değiştirmek, insanlara yol göstermek gibi misyonlar edinir. Bu dönemde eski yaratıcılığını kaybettiği söylenebilir. Dine karşı ilgisi artar ve daha önce eleştirdiği kiliseyi dahi övmeye başlar. Bu davranış hayranlarının tepkisini çeker ancak o bu tepkilere dinsel yorumlar katar ve Tanrı’nın gönlünü almak için ona daha da yakınlaşır. 1848’de kutsal toprakları ziyaret etmek için Filistin’e gider. Moskova’ya geri dönen Gogol, orada Matvey Konstantinovski adlı gerici bir rahibin etkisi ile 1852 yılında Ölü Canlar romanının ikinci bölümünün el yazmalarını yakarak imha eder. Bu davranışından 10 gün sonra 43 yaşında Moskova’da ölür.

Gogol’ün tamamlayamadığı sadece taslaklarını kaleme aldığı Dördüncü Dereceden St. Vladimir Nişanı adlı oyunu ölümünden sonra Sasa Preis tamamlanmıştır.

 

Gogol Eserleri

Masallar

Müfettiş

Palto

Ölü Canlar

Burun

Bir Delinin Hatıra Defteri

Portre

Eski Zaman Beyleri

Taras Bulba

Fayton

Kumarcılar

Dava

Evlenme

Petersburg Hikayeleri

Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları

Yazar Hakkında
admin

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.