Öğretici Metinlerde Metin ve Gelenek

21.05.2015 tarihinde 9. Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

İnsanoğlu kendi geçmişinden aldığını bulunduğu çağın bilgi birikimi, göreneği, zevk ve düşünce anlayışı vb. özellikleriyle yoğurarak geleceğe ulaştırır. Bunun tekrar edilmesi ve takip edilmesinden oluşan yapıya gelenek denir.
Gelenek, bir kuşaktan diğerine tarihsel ve toplumsal bazı değişikliklere uğradıktan sonra ve yalnız konuşma yoluyla geçerek çağımıza ulaşan, kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre, davranışlar ve edebi birikimlerin tamamıdır.

Diğer edebî türlerde olduğu gibi öğretici metinlerde yapı, tema, dil ve anlatım gibi konularda tarihî süreç içinde kendi geleneklerini oluşturur.
Her dönem, hazır bulduğu geleneğe yeni ögeler ve değerler katarak geleneği zenginleştirir ve geleneğin devamını sağlar.
Geleneğin oluşmasında dönemin zihniyetinin de önemli rolü vardır, çünkü zihniyet, insan etkinliklerinin belirleyicisidir.
Her yazar özgünlük peşinde olsa da bir şekilde kendinden önce oluşturulmuş eserlerden yararlanır.
Sanatçı, kendi dünya görüşüne uygun söyleyiş, anlayış ve yaklaşıma uygun edebiyat birikiminden yararlanır.
Gelenekten yararlanmak, sanatçıya yazmada kolaylık sağlar.
Modern(Batılı) manada öğretici metin örneklerine ilk olarak Tanzimat döneminde rastlıyoruz.
Edebiyatımızda öğretici metinlerin ilk örneği Şinasi’nin Tercümanı Ahval gazetesinde yayımladığı
Tercüman-ı Ahval Mukaddime’sidir.
Şinasi’nin yazdığı metin türü, zaman içinde gelişmiş ve buna yeni metin türleri eklenmiştir. (eleştiri, sohbet, fıkra…)
Öğretici metin geleneği Türk edebiyatında gazete çevresinde şekillenmiştir.

Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.