9 Edebiyat Öğretici Metinlerde Metin ve Zihniyet

21.05.2015 tarihinde 9. Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

Tarihin belli bir döneminin toplumsal, siyasi, idari, askerî, sivil, ekonomik, kültürel vb. gerçekleri sonucunda ortaya çıkan duygu, anlayış, zevkler bütününe zihniyet denir.
Öğretici metinler incelenirken öncelikle metnin oluşturulduğu dönemin zihniyetinin metne nasıl yansıdığına, dönemin zihniyetiyle metin arasında nasıl bir bağ olduğuna bakılır.
Bir dönemin zihniyeti, o dönemde oluşturulan öğretici metinleri çeşitli açılardan etkiler. Bu etki, farklı dönemlerde oluşturulmuş öğretici metinlerin karşılaştırılması durumunda daha belirgin biçimde ortaya çıkar.
Bu bağlamda şöyle bir karşılaştırma yapılabilir:
* Günümüz öğretici metinleri, düz yazıyla (nesirle) oluşturulmaktadır. Osmanlı toplumunda öğretici metinlerin oluşturulmasında hem nesirden hem de nazımdan yararlanılmıştır.

* Osmanlı Dönemi öğretici metinlerinde çoğunlukla dinî- tasavvufî konular, tıbbi, konular, tarihi konular gibi sınırlı konular işlenmiştir. Günümüz öğretici metinlerinde ise buna bir sınır çizmek imkânsızdır. Akla gelebilecek her konuda düz yazıyla oluşturulmuş metinlere rastlamak mümkündür.
* Günümüz öğretici metinlerinde, özellikle de gazete çevresinde gelişen metinlerle kişisel hayatı konu alan metinlerde genel olarak halkın anlayabileceği bir dil kullanılmaktadır.
* Osmanlı Dönemi öğretici metinlerinde ise süslü sanatlı bir anlatım tercih edilmiş. Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalara sıkça yer verilmiştir.
Buna göre Osmanlı Döneminde oluşturulan öğretici metinleri üç başlık altında incelenmek mümkündür:
Süslü nesir, sade nesir ve orta nesir.
A) Süslü nesir: Hüner ve marifet göstermek amacıyla yazılmış, Arapça, Farsça sözcük ve tamlamalarla yüklü, “seci”lerin kullanıldığı, söz ve anlam sanatlarıyla dolu, bağlaçlarla uzayıp giden cümlelerle örülmüş, güç anlaşılır bir nesirdir. Divan edebiyatında süslü nesir türünün karşılığı olarak “inşa” sözü kullanılır. Süslü nesrin ilk örneğini “Tazarruname” adlı yapıtıyla Sinan Paşa kaleme almıştır.
Veysi, Nergisi, (17.yy) Sinanpaşa ( Tazaruname 15.yy Allah’ yalvarışı dile getiren dini nitelikte bir eserdir. ) süslü nesir yazarlarıdır.
B) Orta nesir: Günlük konuşma dilinden ayrılmış, zaman zaman süslü nesrin niteliklerini taşımakla beraber; anlatılmak isteneni, anlaşılır bir şekilde ortaya koyan nesirdir. Öğretici bir amacı olan, bilim ve kültür konularında yazılmış yapıtların çoğu orta nesir niteliğini taşır. Naima tarihi (17.yy), Peçevi tarihi, (17.yy), Ali Şir Nevai (Mecalisün Nefais 15.yy tezkire), Latifi (Tezkiretüş Şuara), Sehi Bey (Heşt Behişt ), Koçi Bey Risalesi ( 17.yy)
C) Sade nesir:
Halkı bilgilendirmek için, yalın, sanatsız bir dille yazılan yapıtlardan oluşur. Genel olarak tefsir ve hadis kitapları, din ve tasavvuf konularında yazılanlarla tarih, menakıpname ve destan niteliği taşıyan yapıtlar bu türdendir. Mercimek Ahmet’in Farsçadan çevirdiği “Kabusname” adlı yapıtı sade nesrin başarılı bir örneğidir.
Evliya Çelebi ( Seyahatname17.yy), Katip Çelebi ( Cihannüma, ülkeler coğrafyası , Fezleke (tarih). Keşfü Zünun 17.yy, bibloyografya,14.500 kitap), Mercimek Ahmed ( Kabusname 15.yy Kabus adlı bir hükümdarın torununa öğütler verdiği bir eserdir), Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendi ( Marifetname 18.yy. dini ve ilmi bilgilerin olduğu bir eserdir.), Seydi Ali Reis (Miratül Memalik-gezi)

Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

  • Meta