Olaya Dayalı Metinlerde Metin ve Zihniyet

26.04.2015 tarihinde 9. Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

Metin ve Zihniyet

Tarihin belli bir döneminin toplumsal, siyasi, idari, askerî, sivil, ekonomik vb. gerçekleri sonucunda söz konusu dönemde oluşan duygu, anlayış ve zevk bütününe zihniyet denir.

Zihniyet, insanların yaşam tarzlarını, düşünce yapılarını, duygu dünyalarını ve sanat zevklerini etkileyen ve belirleyen bir çeşit moda olarak değerlendirilebilir.

Anlatmaya bağlı edebî metinler incelenirken öncelikle metin ile metnin oluşturulduğu dönemin zihniyeti arasında nasıl bir ilişki olduğuna, zihniyetin metni ne ölçüde etkilediğine bakılır.

Bu süreç iki yönlü işler. Metnin oluşturulduğu dönemin zihniyeti hakkında bilgi sahibi olmak ve metne bu bilgiyle bakmak, metnin anlaşılmasını ve incelenmesini kolaylaştırır. Bu, sürecin bir yönüdür.

Diğer yönüne gelince… Metinden yola çıkılarak dönemin gerçekleri, duygu dünyası, algılama biçimi, edebî ve sanatsal zevkleri kısacası zihniyeti hakkında birtakım bilgilere sahip olunabilir.

Dönemin zihniyeti edebî metinleri etkilediğine göre bu metinlerde zihniyetle ilgili birtakım inceliklere ve bilinmezlere ulaşmak da mümkündür.

Örnek Metinler:

Oğuz Kağan Destanı:

Günlerden bir gün, Ay Kağan’ın gözü parladı, doğum sancıları başladı ve bir erkek çocuk doğurdu. Bu çocuğun yüzü gök gibi parlaktı. Ağzı ateş kızılı, gözleri ela, saçları ve kaşları kara idi. Perilerden daha güzeldi. Bu çocuk anasının göğsünden bir defa süt içti, bir daha içmedi. Çiğ et, aş ve şarap istedi. Dile gelmeye başladı. Kırk gün sonra büyüdü, yürüdü, oynadı. Ayağı öküz ayağı gibi (kuvvetli), beli kurt beli gibi (ince), omuzları samur omzu gibi, göğsü ayı vücudu gibi (kuvvetli) ve bütün vücudu tüylü idi. At sürüleri güder, ata biner, av avlardı. Günlerden, gecelerden sonra yiğit (delikanlı) oldu.

O çağda, o yerde büyük bir orman vardı. Bu ormanda dereler, ırmaklar çoktu. Buraya gelen avlar, burada uçan kuşlar da çoktu. Ormanın içinde bir de büyük bir canavar (gergedan) vardı: At sürülerini ve insanları yiyen, çok büyük ve yaman bir canavardı. Bu canavar, halkı ağır bir eziyetle ezmiş, sindirmişti.

Oğuz Kağan çok cesur bir yiğitti. Bu canavarı avlamak istedi ve günlerden bir gün ava çıktı. Yanına kargı, yay, ok, kılıç, kalkan alarak ormana gitti

Önce bir geyik yakaladı. Onu söğüt çubukları ile bir ağaca bağlayarak bırakıp gitti. Sabahleyin tan ağarırken yine geldi. Gördü ki canavar geyiği kapmış.

Oğuz Kağan bu defa bir ayı yakaladı. Onu, altın kemeri ile ağaca bağladı ve gitti. Ertesi sabah, tan ağarırken yine geldi. Gördü ki canavar ayıyı da almış götürmüş.

Bu defa o ağacın dibinde kendisi durdu. Canavar gelip başı ile Oğuz’un kalkanına vurdu. Oğuz kargı ile

canavarın başına vurarak onu öldürdü. Kılıçla başını keserek alıp gitti.

Tekrar aynı yere geldiği zaman bir sungurun (doğana benzeyen yırtıcı bir kuş) canavarın iç organlarını

yediğini gördü. Yay ve okla sunguru öldürdü, sungurun başını kesti. Ondan sonra dedi ki: “Canavar geyiği yedi, ayıyı yedi, kargım onu öldürdü. Çünkü kargım demirdendi. Canavarı sungur yedi, yay ve okum onu öldürdü.

Çünkü okum bakırdandı.”

………………………

Yukarıdaki metinden dönemin zihniyeti ile ilgili birçok bilgiye ulaşabiliriz. Sosyal yaşam, dini yaşam, siyasi durum, kültürel özellikler, askeri durum gibi birçok unsura bir yazıda rastlamak mümkündür.

Oğuz Kağan Destanı’nın alınan bu metin yola çıkarak bu destanla ilgili birçok bilgiye ulaşılabilir.

MÖ II. yüzyılda (İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı Dönemi’nde) oluşmaya başladığı düşünülen bu destan ancak XIII. yüzyılda yani İslam Uygarlığı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı Dönemi’nde yazıya geçirilebilmiştir. Bu da metinde birden çok zihniyet dünyasının etkisinin görülmesine neden olmuştur.

Destanlar, hayatta kalmanın, fiziksel bakımdan güçlü olmaya ve belli bir millet ya da kabilenin parçası

olmaya bağlı olduğu dönemlerde oluşturulan metinlerdir. Bu dönemlerde insanlar zihniyet bakımından olağanüstü olay, durum ve kahramanlara inanmaya uygun bir ortamda bulunuyorlardı. Uygur Türkçesinden günümüz Türkçesine aktarılan aşağıdaki parça böyle bir ortamın izlerini taşımaktadır.

Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

  • Meta