Olaya Dayalı Metinlerde Metin ve Gelenek

27.04.2015 tarihinde 9. Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlara gelenek denir.

Tarihin belli bir döneminde ortaya çıkan, gelişen, birçok kişi tarafından uzunca bir süre devam ettirilen bir anlatma biçimi, bir edebiyat anlayışı, bir metin oluşturma yöntemi, zamanla bir geleneğe dönüşür.

Gelenek; geçmişi, bugünü ve geleceği kapsayan uzun bir süreci ve köklü bir birikimi ifade eder. Edebiyatçılar, bir taraftan gelenekten yararlanır bir taraftan da oluşturdukları eserlerle geleneği zenginleştirerek gelecek kuşaklara aktarırlar.

Her metinde, kendi tarzında daha önce yazılmış birçok metinden yararlanılır; bu şekilde oluşturulan metin, daha sonra yazılacak metinlere kaynaklık edebilir.

Anlatmaya bağlı edebî metin türlerinin her biri, zaman içinde kendi geleneğini oluşturmuştur. Bu gelenekleri, metin türleri bağlamında şu sırayla ele alacağız:

Destancılık, masalcılık, halk hikâyeciliği, mesnevicilik,  hikâyecilik,  romancılık.    

İnsanın ortaya koyduğu her yapıt geçmişten geleceğe uzanır. İnsanoğlu kendi geçmişinden aldığını;

Olaya dayalı metinlerde her bir tür bir geleneği temsile der. Örneğin destan bir gelenektir. Bir metnin hangi geleneğe ait olduğunu metnin kendisinden öğreniriz. Metnin özellikleri bize o metnin geleneğini işaret eder.

Örnek:

“Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde bir diyarda çok iyi yürekli bir padişah yaşarmış. Bu padişahın gül gibi dünya güzeli üç kızı, merhametli ve cesur  üç de oğlu varmış.

Günlerden bir gün padişah amansız bir hastalığa yakalanmış. Ülkede en kadar iyi hekim varsa hepsi gelip tedavi etmek için uğraşmış ama bir türlü derdinin dermanını bulamamışlar.  Bir gün rüyasında nur yüzlü, al saçlı bir ihtiyar görünmüş. Ona artık zamanın doldu. Yakında bize geleceksin fakat gelmeden önce yapman gereken bir iş var. Oğullarını toplayıp onlara vasiyetini açıklayacaksın. Vasiyetinde ise kızları ilk kim isterse ona vermelerini vasiyet edeceksin. Etmezsen can çekişir durursun fakat bir türlü ölemezsin acı çekersin, demiş. Padişah artık ölümünün yakın olduğunu anlamış. Erkek çocuklarını çağırıp onlara vasiyetini açıklamış:

-Oğullarım ben ölüyorum artık zamanım kalmadı. Kız kardeşlerinizi size emanet ediyorum.  Yalnız kız kardeşlerinizi ilk isteyene vereceksiniz. Bu size vasiyetimdir, demiş. Bir zaman sonra padişah hayata veda etmiş… ”  Hanifi Bilmez.

Yukarıdaki metnin hangi geleneğe ait olduğunu metinden yola acıkarak söyleyebiliriz.

Bu metinde kullanılan dil ve anlatıma bakarsak:

  1. –miş’li geçmiş zaman kullanılmış.
  2. Bir tekerleme ile başlamış.
  3. Zaman belirgin değil.
  4. Mekan belirgin değil.
  5. Olağanüstü olaylara yer verilmiş.

Bütün bu özellikler bu metnin masal geleneğine göre oluşturulduğunu gösterir.

Please follow and like us:
Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

  • Meta

  • Enjoy this blog? Please spread the word :)