İlhan Berk’in Balad Adlı Şiirinin Tahlili

05.04.2015 tarihinde ŞİİR TAHLİLLERİ kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

BALAD

Ben böyle bir deniz görmedim ne kadar seni düşündüm

Gittim ne kadar bilmezsiniz ne türlü karanlık

Baktım ki biri yok o kentlerin, hiç olmamışlar gördüm

S bir kadın balkonunda baksam ne zaman olurdu

E sesinde yüzlerce trenler yürüdü Galile’de

Sizi bilmem ben galiba olmadım o dünyalarda

Salt bir it karalık akşam üstü denizlere doğru

Durmuş nasıl bu gökle bu yalnızlıklar yaşamada

Ne yaşanmışsa görmemişiz yaşanmış o kentlerde

Gittik gittik bizi bu surlar tuttu böyle kaldık.

Böyle güneşlere bayılıyorum çok güneşlere

Hafif otlar yürüyor evlere pis İstanbul’lara

Şey ile şeysiz geçiyorum o kapanık güneşlerde

Siz bir durma benim karanlığımı yadsıyorsunuz

Sokağa çıkmayın diyorum çıkmayın duymuyor musunuz

Benimle gelen o büyük sıkıntıdan gelenlerdi

Ta Galile içlerinden yürüyerek gelmişlerdi

Biriniz beni görmediniz ne kadar bağırdımsa

Denizler baktığın tüm o denizler gösterdi bana

Bir yalnızlık yeryüzündeki kapılar, bir o gördüm.

Sunu

Ben bütün çizgilerde oldum bütün o çizgilerde

Her sefer böyle geldi vurdu yaşamama bir deniz

Aldı bir yaşamadan bir yaşamaya kodu nasıl

Al bir çocuk vardı o korkularda o gecelerde

Büyük ulu sular yudu beni çokum artık nasıl

Bir deniz size de gelir vurur elbet anlarsınız

İLHAN BERK

A.ŞİİRİN BİÇİM YÖNÜNEN İNCELENMESİ

1.NAZIM BİRİMİ:  Şiir belirli bir birimden oluşmuyor. serbest nazımla yazılmış.

2.BİRİM SAYISI: 26 birimden oluşmuştur.

3.ÖLÇÜ: Serbest ölçü ile yazılmış. Belli bir ölçü yoktur..

4.KAFİYE VE REDİFLER. Şiirde karışık bir kafiye dizilişi var. Bu sesler her ne kadar kafiyeli olsalar da belirli bir düzen içinde oluşturulmadıkları için kafiye ve redifleri göstermek doğru olmaz. Özellikle

-dim ve -de  redifleri  tekrar edilerek şiir de bir ritim yakalanmış.

-dim

-düm

-lerdi

-de

5.UYAK DÜZENİ: Belli bir kafiye düzeni yok. Şiir serbest nazım anlayışıyla oluşturulmuş. Şiirde karışık bir kafiye dizilişi var.

-ABACDECEDBDEDFFGGEEAD şeklindedir.

6.NAZIM ŞEKLİ:  Serbest nazım.

 

B.ŞİİRİN İÇERİK YÖNÜNDEN İNCELENMESİ

1.Anlamı bilinmeyen kelime ve deyimler ;

-yudumak : Bir içişte yutulucak miktar.

-salt: İçinde yabancı bir madde bulunmayan .

—ANLAMI BİLİMEYEN ÇOK KELİME VE DEYİM YOK ÇÜNKÜ GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİNE ÇOK YAKINDIR.

2.Şiirin bölümler halinde açıklanması;

-Şiiri incelediğimiz zaman belirli bi anlam bulunmamaktadır. Şairimiz pek çok şeyden bahsetmektedir. Genel bi anlam çıkarmak zordur. Şair şiirde anlam aranmaması gerektiğini düşünmektedir. Şiirin tamamen kapalı olması gerektiğini savunmaktadır. Bu şiirinde de İstanbul’da kendini yalnız hissettiğni anlayabiliriz fakat genelde bakıldığında bir anlam çıkmaz.

3.Şiirde geçen söz sanatlarının bulunması;

-teşbih,teşhis,kapalı istiare,istihdam,telmin…

4.Şiirin temasının belirlenmesi

-Kalabalıklar içerisinde insanın kendini yalnız hissetmesi karanlık düşüncelere sevkeder .

5.Şiirin dil ve anlatım özelliklerinin açıklanması;

Şair akıcı ve açık bir anlatım tercih etmiş. yabancı kelime ve kavramlara fazla yer verilmemiş.  şairane söyleyişlerden kaçınılmış.

6.Şiirin türü hakkında bilgi

-Serbest nazıl şekli vardır.

7.Metin ve zihniyet;

-Dönemin karışık siyasi olayları sanatçıyı böyle bir şiir yazmaya itmiştir.

8.Metin ve gelenek;

-Şiir Cumhuriyet devri  II. Yeni Hareketi şiir geleneğine göre oluşturulmuştur. Türk şiirinde değişik imge, çağrışım ve soyutlamalarla yeni bir söyleyiş bulma amacında olan bir akımdı.

Ortak özellikleri; dilin alışılmış kalıplarını yıkmak, sözdizimini zorlamak, değiştirmek ya da bozmak oldu. Şiirde hayal gücüne ve duyguya ağırlık verdiler. Bireyin yalnızlığı, sıkıntıları, çevreye uyumsuzlukları gibi temaları sıklıkla işlediler. Söylemek istediklerini soyut bir dille anlatmaya çabaladılar. Amaçları verilmek istenilen duyguyu anlatmaktan ziyade hissettirmektir.

9.metin ve şair;

-Metin İlhan Berk ile oldukça ilgilidir. Sanatçı kendini hep yalnız hissetmiştir ve şiirinde de bunu anlatmıştır. İnsanları uyarmıştır.

  1. YAZAR AHKKINDA BİLGİ:

İlhan Berk (d. 18 Kasım 1918 – ö. 28 Ağustos 2008)

Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulu’ndan mezun olmuş, Espiye’de iki yıl ilkokul öğretmenliğinden sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’ne girdi. Enstitünün Fransızca bölümünden mezun (1944) olan Berk, 1945-1955 yılları arasında Zonguldak, Samsun ve Kırşehir’de ortaokul ve liselerde Fransızca öğretmenliği yaptı. 1956 yılından itibaren on üç yıl boyunca Ankara’da T.C. Ziraat Bankası’nın Yayın Bürosu’nda çevirmenlik yaptı.

Bu süre içinde modern dünya şiirinin iki büyük şairi sayılan Arthur Rimbaud ve Ezra Pound’un şiirlerini çevirerek kitaplaştırdı. Bu tarihten sonra kendini tümüyle yazmaya verdi ve bir anlatı kitabı dışında, yalnız şiir ve şiire ilişkin yazılar yazdı. Kül adlı kitabıyla 1979 yılında Türk Dil Kurumu ve İstanbul kitabı ile de 1980 yılında Behçet Necatigil Şiir Ödüllerini kazandı. 1983’de Deniz Eskisi adlı kitabıyla, Yedi Tepe şiir Armağını’nın 1988’de de Güzel Irmak adlı kitabıyla Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü (F. Edgü ile) aldı. 28 Ağustos 2008 tarihinde Bodrum’da 90 yaşında vefat etmiştir.

Yazım Hayatı

İlhan Berk, ilk şiirlerini Manisa Halkevi’nin dergisi Uyanış’ta yayımlamıştır (1935). Berk, 19 yaşındayken Güneşi Yakanların Selâmı adıyla kitaplaştırdığı bu şiirlerinde “hece vezni” kullanmakta ve o dönemin şiir anlayışına özgü bir karamsarlık taşımaktadır. “Sonsuzluk”, “kızıl”, “hulya”, “ateş” en sevdiği sözcükler olarak görünmektedir. Sembolist şiirden esinlenilmiş izlenimi veren imgeler yapmayı sevmektedir: “Bir karanlık gecenin masmavi seherinde / Kızıl başörtünle gül yüzlü bahçede görün”.

Dil anlayışı da henüz döneminden kopamamıştır ki, bunu da 19 yaşındaki bir şair adayı için doğal karşılamak gerekmektedir: “Kıpkızıl hulyalı bir renge yükselmeden gün / Bir devrin neşesini taşımakta yüzün”. Berk’in ilk kitabına adını veren şiirinin son kıtası da şöyledir: “Neler, neler beklenmez nihayetsiz bir yerden / Güneşi içelim mor şafaklar gecesinden / Selâm! Sonsuzluklara, hasret gönüllerden / Selâm, güneşe, göğü yakanlar bahçesinden!”.

İlhan Berk, daha sonra 1940’lara doğru Yeni Edebiyat anlayışı içinde yer almış, Servet-i Fünun (Uyanış), Ses, Yığın, Yeryüzü, Kaynak gibi dergilerde yazmıştır. Türk şiirinin en deneyci şairlerinden biri olan İlhan Berk, durmadan yatak değiştirerek, ama bazı sorunsallara hep bağlı kalarak şiirini günümüze kadar eskitmeden getirmeyi başarmıştır.

“Yazmak mutsuzluktur, mutlu insan yazmaz.

bu yeryüzünü olduğu gibi görmeme engel olan

ve bana bu yeryüzünü cehennem eden

bu yazmak eyleminden kurtulduğum,

mutlu olduğum bir tek şey var: resim yapmak.”

İlhan Berk

Ödülleri

Kül, 1979 TDK Şiir Ödülü.

İstanbul, 1980 Behçet Necatigil Şiir Ödülü.

Deniz Eskisi, 1983 Yedi Tepe Şiir Armağanı

Güzel Irmak, 1988 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü.

ESERLERİ

Şiir

Güneşi Yakanların Selamı (1935)

Istanbul (1947)

Günaydın Yeryüzü (1952)

Türkiye Şarkısı (1953)

Köroğlu (1955)

Galile Denizi (1958)

Çivi Yazısı (1960)

Otağ (1961)

Mısırkalyoniğne (1962)

Âşıkane (1968)

Taşbaskısı (1975)

Şenlikname (1972)

Atlas (1976)

Kül (1978)

İstanbul Kitabı (1980)

Kitaplar Kitabı (1981)(Seçilmiş Şiirler)

Deniz Eskisi (1982) (Şiirin Gizli Tarihi’ni de içerir.)

Delta ve Çocuk (1984)

Galata (1985)

Güzel Irmak (1988)

Pera (1990)

Dün Dağlarda Dolaştım Evde Yoktum (1993)

Avluya Düşen Gölge (1996)

Şeyler Kitabı Ev (1997)

Çok Yaşasın Sayılar (1999)

Tümceler Geliyorum (2008)

Anlatı

Uzun Bir Adam (1982)

1984 tokat niksar

Çeviri

  1. Rimbaud : Seçme Şiirler (1962)

Dünya Edebiyatında Aşk Şiirleri (1968)

Dünya Şiiri (1969)

Antoloji

Başlangıcından Bugüne Beyit Mısra Antolojisi (1960)

Aşk Elçisi (1965-antoloji),

Diğer Eserleri

Şifalı Otlar Kitabı (1982)

El Yazılarına Vuruyor Güneş (1983)

  1. Pound : Seçme Kantolar (1983)

 

 

Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

  • Meta