Cumhuriyet Devri Modernizmi Esas Alan Eserler

25.03.2015 tarihinde 12.Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

MODERNİZMİ ESAS ALAN ESERLER

Modernizm; bilimsel, siyasal, kültürel gelişmelerle ve sanayi devrimiyle birlikte hareketlenen büyük toplumsal değişime eşlik eden zihniyetin tamamı için kullanılabilen bir terimdir. Sanat, mimari ve edebiyat alanında on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren adından söz ettirmeye başlayan

akım, yirminci yüzyılın birinci yarısında etkili olmuştur. Latincede “şimdi”yi ifade eden modern us kelimesinden türeyen modernizm ilk planda geçmişe karşı şimdiki zamanın yüceltilmesini ifade etmektedir.

Türk romanında modern anlatım teknikleri, ruhbilimsel ve bireyin iç dünyasına yönelik konuları ile dikkati çeken romancılardan biri de Yusuf Atılgan’dır. (1921-1989)

Atılgan, Aylak Adam’daki başarısını Anayurt Oteli’nde de geliştirerek sürdürür.

Mekân, olarak Manisa’da Anavatan Oteli ve onun kâtibinden esinlenerek yazdığı Anayurt Oteli’nin kurgusu aynı adlı otelde kâtiplik yapan Zebercet adlı kahramanın ruhsal Dünyasının açığa çıkarılması üzerine şekillenir.

1980’lerden itibaren roman yazmaya başlayanlar arasında Bilge Karasu, Pınar Kür, İnci Aral, Hulki Aktunç, Orhan Pamuk, Lâtife Tekin, Mustafa Miyasoğlu, gibi adlar, toplumsal sorunlar› ele almakla birlikte biçim ve sanat kaygısını ön plana çıkarırlar.

Modernizmin Özellikleri:

1-Eserlerinde bilinç akışı kullanılır, diyaloglara ve “hikayeetme”ye pek yer verilmez.

2-“Bilinç akışı” tekniğinde kişilerin düşünceleri mantıksal ve zamansal bir sıra izlemez, birbiriyle bağıntısı olmayan sıçramalar yapar; anlatı kişisi, aynı zaman dilimi içinde, değişik zaman dilimlerini yaşar.

3- Tarih yerine efsane tercih edilir.

4-Kişilerin psikolojik özellikleri ön plandadır, toplum içindeki yerleri ve değerleri pek önemsenmez.

5-Geleneksel yapı ve anlatım reddedilir.

6-İnsanın dışındaki toplumsal dünya yalın bir biçimde yansıtılmaz.

7-Bireyin bunalımları ve toplumla çatışmaları aktarılır.

8-İnsanın, düşünce ve davranışlarıyla karmaşık bir varlık olduğu belirtilir.

9-“Şey”lerin göründükleri gibi olmadıkları, yerleşik uzlaşımlara, modern toplumun vasatilik ve bayağılığına isyan ön plana çıkarılır.

10-Geleneksel olanı, yeni olana tabi kılma tavrı hakimdir.

11-Bireysel yalnızlık, toplumdan kaçış işlenir.

12-Olayın temel alındığı anlatılarda “çağrışım”a çok yer verilir.

13-Gerçekçi romanda temel olarak alınan “olay”, “karakter” ve “çevre” önemsizleştirilmiş; “simge”, “imge”, “ritim” be “bakış açısı” gibi ögeler öne çıkarılmıştır.

14-Anlatımda şiirsel ögeler yer alır.

15-Alegorik(simgesel) bir anlatım görülür.

Batı edebiyatındaJames Joyce(Ulyses), Virginia Woolf(Deniz Feneri, Kendine Ait Bir Oda, Orlando, Dalgalar, Mrs. Dalloway), MarcelProust(Kayıp Zamanın İzinde, Çiçek açmış genç Kızların Gölgesinde), Robert Musil(Niteliksiz Adam), Henry James, Joseph Conradmodernizm içinde yer alırlar.

 POSTMODERNİZM Ve EDEBİYAT

Postmodernizm, modernizmin sonrası ve ötesi anlamında bir tanımlama olarak kullanılmaktadır ve modern düşünceye ve kültüre ait temel kavram ve perspektiflerin sorunsallaştırılmasıyla ve hatta bunların yadsınmasıyla birlikte yürütülmektedir.

-Postmodernizm, modernizmin sorgulanmadan, herkes tarafından kabul edilmesi gereken evrensel değerler olduğu görüşünü reddederek ortaya çıkar.

-Postmodernizmde gerçeklik unsurundan çok kurmaca ön plandadır.

-Yazar, bir topluluk üyesi olmaya karşıdır; kendi bireyselliğini egemen kılmaya yönelir.

-Bu tür romanda son genellikle belirsizdir. Alışılagelmiş sonlar bulunmaz. (Yeni Hayat, Kar)

-Tek bir konu, tek bir bakış açısından verilmez; çok yönlü, çok kültürlü, değişik bakış açılı romanlar yazılır. (Kar, Benim Adım Kırmızı, Kara Kitap)

-Bütünlük yerine, gerek bireyler ve kişilikleri açısından, gerekse olaylar açısından parçalanmışlık öne çıkar. (Benim Adım Kırmızı, Tutunamayanlar)

-Somut gerçeklikle soyut gerçeklik iç içe verilir. (Tutunamayanlar, Kara Kitap)

-Tarihi, edebiyatın malzemesi olarak görüp onu yeniden üretmeye çalışır. (Benim Adım Kırmızı, Kara Kitap)

-Ciddi duruşa karşı alaycı tutumu benimser. Saçma bulunan durumlar alaycı bir üslupla anlatılır.

-Postmodern yazara göre hayat bir oyundur. Yaşamı kurmacaya dönüştüren roman da oyun içinde oyundur.

-Gerçek yaşamda karşılaşılan kişilerle hayal dünyasının kişileri, masal kişileri, çizgi film kahramanları birlikte verilebilir.

-Roman içinde farklı edebi türlerden yararlanılır. (Örneğin Kara Kitapta köşe yazısı (fıkra) biçiminde yazılmış metinler yer alır.)

-Zaman ve mekân geleneksel (klasik) ve modern romandaki kadar belirgin değildir. (Yeni Hayat, Tutunamayanlar)

-Edebiyatın aracı olan dil, postmodern romanda amaç haline gelmiştir. Dille oynama, dilin olanaklarını sonuna kadar kullanma, gerek kültür dilinin gerekse sokak dili ve yerel dillerin anlatım olanaklarından yararlanma bu anlayışın en belirgin özelliğidir.

  1. YUSUF ATILGAN (1921 -1989)

 Modern Türk edebiyatının önde gelen ustalarındandır.

 Aylak Adam ve Anayurt Oteli adlı romanlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temasını başarıyla işleyen bir yazar olarak tanınmıştır.

 “Aylak Adam” romanındaki “C”, “Anayurt Oteli”ndeki “Zebercet” gibi unutulmaz karakterler yaratmıştır.

Eserleri:

Roman: Aylak Adam, Anayurt Oteli, Canistan

Öykü: Eylemci, Bütün Öyküleri

Çocuk Kitabı: Ekmek Elden Süt Memeden

  1. OĞUZ ATAY (1934· 1977)

 Oğuz Atay, hem söyledikleriyle hem de söyleyiş biçimlerindeki  yeniliklerle modern edebiyatın öncü isimlerinden olmuştur.

 Toplum kurallarıyla çatışma içinde olan aydınların iç dünyalarını mizahın gücünden, modern ve postmodern anlatım tekniklerinden ustaca yararlanarak anlatmıştır.

 1970 yılında TRT’nin açtığı bir yarışmada “Tutunamayanlar” adlı romanı başarı ödülü almıştır.

 “Bir Bilim Adamının Romanı”, yazarın kendi hocası olan Mutafa İnan’ın hayatını anlattığı biyografik bir romandır.

Eserleri:

Roman: Tutunamayanlar, Tehlikeli Oyunlar, Bir Bilim Adamının Romanı, Eylembilim

Öykü: Korkuyu Beklerken

Tiyatro: Oyunlarla Yaşayanlar

Günlük: Günlük

  1. RASİM ÖZDENÖREN (1940 – )

 Bireyin yalnızlığını, yabancılaşmasını, kuşak çatışmasını, modemlik, gelenek gibi sorunları, değerlerinden koparılmış ve modern kentlerin varoşlarında kıstırılmış bireyin

veya ailenin acılarını yerli-İslami bir duyarlılık ve bakış açısıyla öykülerine taşımıştır.

 Hikâyelerinde varoluşçu felsefeden izler görülür, bireyin bilinçaltına iner, ruhsal çözümlemelerde bulunur.

 Hikâyeleri dışında denemeleri de vardır.

Eserleri:

Hikâye: Hastalar ve Işıklar, Çözülme, Çok Sesli Bir Ölüm, Çarpışmalar, İmkânsız Öyküler

 

  1. ORHAN PAMUK (1952 – )

 Modern ve postmodern anlatım tekniklerinden yararlanmış bir yazardır.

 2006’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü almıştır.

 İstanbullu, zengin ve Orhan Pamuk gibi Nişantaşı’nda yaşayan bir ailenin üç kuşaklık hikâyesi olan “Cevdet Bey ve Oğulları” ilk romanıdır. Üç kardeşin babaannelerini  ziyaret etmek üzere gittikleri İstanbul yakınlarındaki Cennethisar kasabasında geçirdikleri bir haftayı anlattığı  “Sessiz Ev” adlı romanının ardından yazdığı Venedikli bir köle ile bir Osmanlı âlimi arasındaki gerilimi ve dostluğu

anlatan romanı “Beyaz Kale”, pek çok dile çevrilmiştir.

 “Kara Kitap” romanında İstanbul’un sokaklarını, geçmişini, kimyasını ve dokusunu, kayıp karısını arayan bir avukat aracılığıyla anlatmıştır. Kara Kitap, geçmişten ve bugünden aynı heyecanla söz edebilen bir yazar olarak Orhan Pamuk’un ününü genişletmiştir. “Yeni Hayat” adlı şiirsel romanında esrarengiz bir kitaptan etkilenen üniversiteli bir genci hikâye etmiştir.

 “Benim Adım Kırmızı” romanında Osmanlı ve İran nakkaşlarını, Batı dışındaki dünyanın görme ve resmetme biçimlerini bir aşk ve aile romanının entrikasıyla hikâye ederek anlatmıştır. “İlk ve son siyasi romanım” dediği “Kar” adlı kitabını 2002’de yayımlayan yazarın 2003’te yayımladığı “İstanbul”, yazarın hem yirmi iki yaşına kadar olan hatıralarını aktardığı bir hatıra kitabı, hem de kendi kişisel albümüyle, Batılı ressamların ve yerli fotoğrafçıların eserleriyle zenginleştirilmiş, İstanbul üzerine bir

denemedir.

 “Öteki Renkler” kitabında, söyleşi, hikâye ve denemeleri bir araya getirilmiştir. Nobel Edebiyat Ödülü konuşmasını ve diğer konuşmalarını “Babamın Bavulu” adlı kitapta bir araya getirmiştir. Son kitabı “Masumiyet Müzesi” bir aşk romanıdır.

Eserleri:

Roman: Cevdet Bey ve Oğulları, Sessiz Ev, Beyaz Kale,  Kara Kitap, Yeni Hayat, Benim Adım Kırmızı, Kar, Masumiyet Müzesi

Söyleşi – Hikâye – Deneme: Öteki Renkler

Anı – Deneme: İstanbul

Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler Kaleme Alan Bazı Önemli  Yazarlar

  1. SAİT FAİK ABASIYANIK (1906 – 1954)

 Çağdaş öykücülüğün öncülerindendir.

 Hikâyelerinde “konu” ve “olay”dan çok “zaman”dan ve “insan yaşamı”ndan kesitler öne çıkar.

 Türk edebiyatında Çehov tarzı hikâyenin en önemli temsilcisidir.

 Genellikle gerçekçi olan yazarın bazı öykülerinde gerçeküstü ögeler öne çıkar.

 İstanbul, deniz, balık, yoksulluk, avare insanlar, doğa yaşama bağlılığın göstergesi olarak öykülerinde sıkça yer bulur.

 Hikâyelerini sade bir Türkçeyle yazmıştır.

Eserleri:

Öykü: Semaver, Sarnıç, Mahalle Kahvesi, Tüneldeki Çocuk, Şahmerdan, Lüzumsuz Adam, Havada Bulut, Kumpanya, Alemdağ’da Var Bir Yılan, Son Kuşlar, Az Şekerli

Roman: Medar-ı Maişet Motoru (Sonraki baskıda adı “Birtakım İnsanlar”), Kayıp Aranıyor

Şiir: Şimdi Sevişme Vakti

Röportaj: Mahkeme Kapısı

 

  1. MEMDUH ŞEVKET ESENDAL (1883 -1952)

 Durum (kesit, Çehov tarzı) öykücülüğünün ilk ustasıdır.

 Halkın içinden kişileri (memur, esnaf), onların önemsiz görünen davranışlarını konu edinmiştir.

 Halkı, iyi ve kötü yönleriyle, onları sevdirerek anlatmıştır.

 Sade, süssüz, kısa cümlelerle kurulmuş, yumuşak bir dili vardır.

 Toplumun çektiği sıkıntıları, sorunları abartmadan ve umutsuzluğa düşürmeden göz önüne sermiştir.

 “Haşmet Gülkokan” ve “Komiser” gibi hikâyeleriyle sevilmiştir.

Eserleri:

Hikâye: Otlakçı, Mendil Altında, Temiz Sevgiler, Ev Ona Yakıştı

Roman: Ayaşlı ve Kiracıları, Miras

 

  1. HALİKARNAS BALIKÇISI (1886 -1973)

 Asıl adı Cevat Şakir Kabaağaçlı’dır.

 Azra Erhat ve Sabahattin Eyüboğlu’yla birlikte topraklarımızda yeşermiş bütün kültürler, bizden önceki bütün uygarlıklar bizimdir, hemşerimizdir, anlayışıyla yola çıkan

“Mavi Anadoluculuk” anlayışına bağlı Türk hümanistlerinden biridir.

 Eserlerinde denizi, deniz insanlarını, Bodrum’u, Ege Denizi’nin efsanelerini anlatmıştır.

 Üsluba ve tekniğe çok önem vermeyen yazarın, şiirsel, destanımsı ve coşkulu bir anlatımı vardır.

 Eski Yunan ve Anadolu uygarlıkları ve mitoloji birikimini de eserlerinde yansıtmıştır.

Eserleri:

Öykü: Merhaba Akdeniz, Ege Kıyılarından, Yaşasın Deniz, Egenin Dibi, Gülen Ada, Gençlik Denizlerinde

Roman: Aganta Burina Burinata, Ötelerin Çocuğu, Uluç Reis, Turgut Reis, Deniz Gurbetçileri

Anı: Mavi Sürgün

 

  1. MUSTAFA NECATİ SEPETÇİOGLU (1932 – 2006)

 Türk tarihini ve bugünkü toplumsal yapıyı anlatan eserler yazmıştır.

 Romanlarında Malazgirt Savaşı’ndan Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşuna kadarki Türk tarihini konu edinmiştir.

 İslamiyet öncesi Türk destanlarını “Yaratılış ve Türeyiş” adlı eseriyle günümüz diline çevirmiştir.

 Tiyatro türünde eserleri de vardır.

Eserleri:

Roman: Kilit, Anahtar, Kapı, Konak, Çatı, Üçler – Yediler – Kırklar, Bu Atlı Geçide Gider, Karanlıkta Mum Işığı

 

  1. BİLGE KARASU (1930 – 1995)

 Anlattığıyla, anlatımıyla özgün bir imzadır.

 Resimden, müzikten felsefeye, sinemaya uzanan geniş bir ilgi yelpazesi içinde bireyin sorunlarını sevgi, dostluk, yalnızlık odağında ele almıştır.

 Ben merkezli hikâyeler yazmıştır.

Eserleri:

Öykü: Troya’da Ölüm Vardı, Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı,  Göçmüş Kediler Bahçesi, Narla İncire Gazel

  1. NEZİHE MERİÇ (1925 – 2009)

 Toplum içinde bile kendi iç yalnızlığını sürdüren genç kız ve kadınları başarıyla anlatmıştır.

 Çehov tarzı hikâyeye uygun eserler vermiştir.

 Öykü, tiyatro ve roman türlerinde eserler yazmıştır.

Eserleri:

Öykü: Bozbulanık, Topal Koşma, Menekşeli Bilinç, Dumanaltı, Bir Kara Derin Kuyu, Yandırma, Gülün İçinde Bülbül Sesi Var, Çisenti

 

  1. VÜS’AT ORHAN BENER (1922 – 2005)

 Vüs’at O. Bener, eserleri içinde daha çok özyaşam öyküsel nitelik taşıyan öyküleriyle bilinir.

 Bener, ham gerçekliği edebi bir temele oturtarak ele aldı. Gündelik olaylarla, bilinçaltında birikmiş yaşam parçalarını birleştirdi.

 Sürekli yeni anlatım biçimleri arayan yazar, bu yönüyle zaman zaman şematizme düşmekle, dış gerçekleri yanlış yerlere koymakla, hatta bozmakla eleştirildi.

 Bener’in eserlerinde ölüm izleği önemli bir yer tutar. Bunda yazarın genç yaşta doğum sırasında kaybettiği ilk eşi ve doğumdan sonra yaşatılamayan çocuğunun da etkisi vardır. Bu evlilikten sonra tekrar başından evlilikler geçmesine rağmen Vüs’at O. Bener’in çocuğu olmadı.

 Okurdan çaba isteyen, ayrıksı bir dili olan Bener’in kişilerinin gündelik hayatın ikiyüzlülüklerini dışa vuran bilinç akışlarını, Virgül dergisindeki yazısında, Orhan Koçak “iç konferans tekniği” olarak adlandırmıştır.

 Öykülerinin yanı sıra Vüs’at O. Bener’in şiirleri, kısa dizelerden oluşan, esprili, ironik ve şaşırtıcıdır.

Eserleri:

Öykü: Dost, Yaşamasız, Siyah-Beyaz, Mızıkalı Yürüyüş,  Kara Tren, Kapan

Oyun: Ihlamur Ağacı, İpin Ucu

Roman: Buzul Çağının Virüsü, Bay Muannit Sahtegi’nin

Notları

Şiir: Manzumeler

Please follow and like us:
Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

  • Meta

  • Enjoy this blog? Please spread the word :)