10 Edebiyat Konu Anlatımı- Dini – Tasavvufi Halk Edebiyatı

27.01.2015 tarihinde 10. Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

Tasavvuf (Arapça:تصوف taSawwuf), kelime anlamıyla “sufi olma, sufiye yolunu izleme” demektir. Tasavvuf ehline mutasavvıf ya da sufi denir. Tasavvuf edebiyatı ise tasavvufla uğraşan kişilerin ortaya koyduğu ürünleri kapsayan edebiyat türüdür. Halk edebiyatının “tasavvufi halk edebiyatı” türü 12’nci yüzyılda Ahmed Yesevi ile başladı. Konusu Allah’a ulaşmanın yolları, ahlak ve nefsin terbiyesidir. Anadolu’nun bu alandaki ilk ve en ünlü şairi Yunus Emre’dir.

GENEL ÖZELLİKLER

Anadolu’da 19’uncu yüzyıla değin çeşitli tarikatlarla gelişen bu edebiyat geleneğinin sürmesinde en önemli rolü Alevi-Bektaşi ve Melami-Hamzavi şairler oynadı.

Tasavvuf edebiyatı şairleri, yalın bir dille, hece ölçüsüyle ya da aruzun heceye yakın yalın kalıplarıyla şiirler yazdılar. Tasavvuf şiirinin genel adı, özel bestelerle okunan ve tarikatlara göre değişik isimlerle anılan ilahilerdi.

Nazım birimi dörtlüktü. Ama gazel biçimde yazılmış ilahiler de vardır.

Bu edebiyatın düzyazı biçimini ise evliya menkıbeleri, efsaneler, masallar, fıkralar ve tarikat büyüklerinin yaşamlarını konu alan yapıtlar oluşturur.

Eserler dörtlük birimiyle yazılmıştır.

Genellikle yarım uyak kullanılır .

En büyük şairleri Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli, Pir Sultan Abdal, Abdal Musa, Abdû Furkan gibi önemli şairleri vardır. Bu şairler tarihin ve günümüzün en önemli şairleridir.

Tasavvuf felsefesine göre kainatın yaratılış sebebi tanrının kendi güzelliğini görmek ve bilinmek istemesidir. Tanrının “ol” emri ile kainat yaratılmıştır. Varlıklar tanrıdan kopma bir parçadır. Dolayısıyla Tanrı “vahded-i Vucud” yani tek varlıktır. Dolayısıyla evrendeki varlıklar asıl varlığa dönmek ister.

Varlığın kendi varlığını tanrı varlığında yok etmesi tasavvufta en son aşamadır.

Dini görüşler ve bunların işlenişi bakımından Arap ve İran edebiyatı ile etkileşim söz konusudur. Fakat bu etkileşimin boyutu divan edebiyatındaki kadar büyük değildir.

Dinî-Tasavvufî osmanlı edebiyatı İslâmiyet’in ve Tasavvufun etkisiyle ortaya çıkmıştır.

İslâmiyet’in kökleşip yayılmasında büyük etkisi olan tasavvuf, zamanla edebî eserlerde de işlenmiş, din ve tasavvuf, edebiyat aracılığıyla yayılmaya çalışılmıştır.

Dinî -Tasavvufî Türk edebiyatına Tekke edebiyatı da denir.

Dinî -Tasavvufî Türk edebiyatında asıl olan sanat yapmak değil, dinî-tasavvufi düşünceyi yaymaktır.

Tekke şairlerinin çoğu tarikatlarda yetişmiş şeyh ve dervişlerdir.

Tekke şiiri, halk şiirinden de divan şiirinden de nazım şekilleri almıştır.Tasavvufçu olmak için nefsi kontrol etme , kendine terbiye etme,acı çekme gibi bazı şartları vardı. Bu özelliklerin dışında kalan; eserlerini aruz ölçüsüyle ve Divan Edebiyatı diliyle, hatta tamamıyla Arapça-Farsça yazan tasavvufçular da vardır. Örneğin Mevlana Anadolu’da yetişen ilk ve en büyük Türk mutasavvıf olduğu halde eserlerini Farsça yazmıştır. Şeyh Galip, Divan tarzında eser verdiği için Tekke Edebiyatı çerçevesinde düşünülmez, Divan Edebiyatı mensubu sayılır.

 

EN BELİRGİN ÖZELLİKLERİ

Kurucusu 12. yüzyılda Doğu Türkistan’da yetişen Hoca Ahmet Yesevi’dir.

Tekke Edebiyatı, Anadolu’ya 13. y.y.’dan itibaren gelişmiştir.

Bu edebiyat şairleri tarikat merkezi olan tekkelerde yetişmiştir.

Nazım birimi genellikle dörtlüktür.

Hem aruz hem hece ölçüsü kullanılmıştır.

Şiirlerin çoğu ezgilidir.

Allah, insan, felsefe, doğruluk, ibadet gibi konular işlenmiştir.

İlahi, nefes, nutuk, devriye, şathiye, deme gibi nazım şekilleri kullanılmıştır.

Dili Aşık Edebiyatı’na göre ağır, divan edebiyatına göre sadedir.

Aşık, maşuk, şarap, saki gibi mazmunlara yer verilmiştir.

 

YÜZ YILLARA GÖRE ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİ

12.yy.: Hoca Ahmet Yesevi

13.yy.: Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli

14.yy.: Kaygusuz Abdal

15.yy.: Hacı Bayram-ı Veli, Eşrefoğlu Rumi

16.yy.: Pir Sultan Abdal

17.yy.: Niyaz-ı Mısrî, Sinân-ı Ümmî, Hüdâi

18.yy.: Sezai

19.yy.: Kuddusi, Turâbi

 

Tasavvuf düşüncesi

Allah’ı bilmek nasıl olur ? Kâinatın yaratılışı nasıldır ? Biz neyiz ? Niçin geldik dünyaya ? Yaşamımızın anlamı, var olmanın aslı, gerçek, başlangıç ve son nelerdir ? Bu ve bunun gibi fizik ötesi sorulara cevap vermeye çalışan düşünüş yoluna Tasavvuf Düşüncesi denir. [Vahdet-i Vücut (Varlığın Birliği) Teorisi].

Bu düşünceye göre Allah tek varlıktır. (Vücud-i Mutlak). Aynı zamanda tek güzelliktir (Hüsn-i Mutlak).

Tek varlık olan Allah kendisini görecek gözler, sevecek gönüller istemiş ve kâinatta bilinmek istemiştir.

Bu tıpkı aynayla kaplı bir odada olmak gibidir. Ayna varlığın çeşitli görüntülerini yansıtır.

O halde, evren ve tüm insanlar Allah’ın bir görüntüsüdür. Öyleyse insanlar arasında renk, inanç, dil, ırk gibi ayrımlar yapmak anlamsızdır.

Bütün görüntülerde “varlık” ve “yokluk” öğeleri bir aradadır. İnsan dünyaya bağlı tutku ve zevklerini yok ederek “varlık” öğesini geliştirir. Bunun yolu da tekkelerden (tarikatlar) geçer. Burada insan sıkı bir eğitimle dünya nimetlerinden vazgeçerse, sonunda özü olan Allah’a kavuşabilir. Bu da gerçek aşktır. İnsanların birbirlerine duyacakları aşk ise mecazdır. Bu, kişiyi Allah’tan uzaklaştırır. “Bir hırka, bir lokma” insana yetmelidir. Tekkelerde bu yolla Allah’a ulaşan insan sonunda “Enel Hak” derecesine varır. Bu kişilere İnsan-ı Kâmil ya da Ermiş denir.

 

TASAVVUFİ TERİMLER

Vahdet-i Vücud (Varlığın Birliği): Evrende sadece Allah’ın varlığı söz konusudur. Diğer varlık zannettiğimiz, bu “mutlak varlığın”, Allah’ın bir parçası ve görüntüsüdürler.

Tekke: Tasavvuf ehli kişilerin, tarikat mensuplarının barındıkları, eğitim gördükleri yer, kuruluş.

Pir: Tarikat kurucusu

Şeyh: 1.Tarikat kurucusu. 2. Tarikatta en yüksek dereceye ermiş kişi. 3. Tarikat kollarından birinin başında bulunan kimsedir.

Tarikat: Allah’a varma yolunda benzer biçimde düşünenlerin oluşturduğu topluluk.

Derviş: Bir tarikata girmiş, onun kurallarına uygun yaşayan kimse.

Abdal: Gezgin derviş

Halife: Tarikat kurucusunun ya da şeyhin kendisine vekil tayin ettiği, yetki verdiği kişidir.

AŞIK.: Kendini ilahi aşka adamış kimse

AŞK: Tasaavvufta iki türlü aşk vardır.

a. İnsanlara karşı duyulan aşk mecazi  aşk.

b. Allah’a karşı duyulan aşk İlahi aşk.

Kadeh: tasavvuf yoluna giren dervişe verilen bilgiler

Mey( şarap) : ilahi aşkın verdiği çoşku, kendinden geçme. ilahi aşk.

Meyhane: tekke. İlahi aşkın sunulduğu yer.

Mürşid: Yol gösterici. Allah’a ulaşma yollarını gösteren kişi, rehber.

Saki: Allah aşkını sunan kişi, mürşid.

Tecelli: Allah’ın isim ve sıfatlarının varlıklara yansıması.

Kaynak: Wikipedia Ansiklopedi

Please follow and like us:
Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

  • Meta

  • Enjoy this blog? Please spread the word :)