2014-2015 9. Sınıf dil ve anlatım Ders Kitabı Cevapları- Ada Yayınları- sayfa 11-31 arası

11.11.2014 tarihinde 9. SInıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.


ARAŞTIRMA
1.  İLETİŞİM
Duygu, düşünce ve isteklerin yazı, konuşma ve görsel-işitsel akla gelebilecek her türlü araçla aktarılmasına iletişim denir. Bunun gerçekleştiği yere de bağlam denir
İletişimin kurulmasında altı temel öğe kullanılır:
* Kaynak(Gönderici)
* Alıcı
* İleti (Mesaj)            
* Kanal(İletim yolu)
* Bağlam(Ortam)                  
* Dönüt(Geri bildirim)
* Kaynak(Gönderici): Duygu düşünce ve isteğin aktarılmasında sözü söyleyen kişiye denir.
* Alıcı: İletilen sözü alan kişiye denir.
* İleti (Mesaj): Gönderici ile alıcı arasında aktarılan duygu, düşünce ya da isteğe denir.
* Kanal(Araç): Gönderici ile alıcı arasındaki iletinin gönderilme şekline denir.

* Bağlam (Ortam): İletişimin gerçekleştiği yere denir.
* Dönüt (Geri bildirim): Alıcının göndericiye verdiği tepkiye (cevaba) denir.
2. Gösterge ve Gösterge bilimi
Kendi dışında başka bir şeyi gösteren, düşündüren, onun yerini alabilen, kelime, nesne, görünüş ve olgulara gösterge denir. Bunu inceleyen bilim dalına da “gösterge bilimi” denir.
3. Gösterge Türleri:
a) Dil Göstergesi:
Söz veya yazıyla gerçekleştirilen her türlü eylem bu gruba girer.
b) Doğal Gösterge:
Ülkelerin doğal güzellikleri, yaprakların sararması…
C) Sosyal Gösterge:
Trafik ışıkları, görgü kuralları…
İletişim Kurarken Kullanılan Göstergeler Nelerdir?
* Dil göstergeleri:
Söz veya yazıyla gerçekleştirilen her türlü eylem bu gruba girer. İnsan duygu ve düşüncelerini en iyi şekilde dil ile anlatır. Dille gerçekleştirilen iletişim resim, şekil, işaret ve vücut diliyle yapılan iletişimden daha güçlü ve daha kullanılışlıdır.
* Dil dışı göstergeler:
Resim, şekil, işaret, hareket, jest ve mimikler bu gruba girer.
4. Atatürk’ün basınla ilgili sözleri:
    Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir. (1922)
    Gazeteciler , gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır. (1929)
    Matbuat hiçbir sebeple tahakküm ve nüfuza tabi tutulamaz. (1923)
    Özel maksatla neşriyat yapan bazı gazetelerin, halkın ekseriyeti üzerinde yaptığı tesir, her memlekette olduğu gibi o gazetelerin lehinde değildir. (1924)
    Gazeteciler kanunun ve umumun menfaatlerinin aksine muamelelere şahit ve vakıf oldukları takdirde gerekli yayında bulunmalıdır. (1923)
    Basının tam ve geniş hürriyeti iyi kullanmasının, ne derecede nazik bir vaziyet olduğunu söylemeye lüzum görmem. Her türlü kanuni kayıtlardan evvel bir kalem sahibinin ilme, ihtiyaca ve kendi siyasi telakkilerine olduğu kadar vatandaşların hukukuna ve memleketin, her türlü hususi telakkilerin üstünde olan, yüksek menfaatlerine de dikkat ve hürmet etmek manevi zorunluluğu, asıl bu mecburiyettir ki umumi düzeni temin edebilir. Bununla beraber bu yolda yanılma ve kusur olsa bile; bu kusuru düzeltecek etken ve vasıta; basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir. (1924)[1]
    Önem ve yüceliği cihan medeniyetinde açıkça kendisi gösteren basına, hükümetimizin birinci derecede önem vermesi; bu hususta sarf edeceği mesaiyi, millete ifa ile mükellef olduğu hayırlı hizmetlerin baş tarafına koyması yüksek Meclisin kesinlikle isteyeceği hususlardandır.
HAZIRLIK
1.ETKİNLİK :
A.  yukarıdaki görsel ögelerde  dumanla iletişim, bilgisayar ve internet yolu ile iletişim ve dil ile  yapılan iletişim yöntemleri kullanılmıştır.
İLETİŞİM: Duygu, düşünce ve isteklerin yazı, konuşma ve görsel-işitsel akla gelebilecek her türlü araçla aktarılmasına iletişim denir.
B. en etkili iletişim dille yapılan iletişimdir. Çünkü dil dışındaki diğer unsurlar duygu ve düşüncelerimizi tam olarak anlatmaya yeterli değildir. Özellikle soyut kavramları ifade ederken diğer unsurları kullanmayız.
İnsanlar günlük hayatlarını devam ettirmeleri için iletişime ihtiyaç duyar. Modern toplum için iletişim, günlük hayatın bir gereksinimi ve sosyal hayattan kopması mümkün olmayan bir ihtiyaçtır. Ruhsal ihtiyaçların giderilmesi için çevresi ile iletişim halinde olması gereken insanoğlu birlikte yaşadığı insanlarla iletişim kurduğu sürece sağlıklı bir birey olmayı sürdürmektedir. Her insanın kullandığı temel iletişim aracı olan dil, ifade ve betimleme imkanı sunarak insanoğlunun birbirini anlamasını sağlar. Her insanın kendi düşüncelerini karşısındaki anlatmak ve karşısındakinin de fikirlerini anlamak için dili kullanması gerekir. Bu açıdan bakıldığında insanoğlunun kullandığı ilk iletişim aracı da dildir. Bebeklik döneminden itibaren öğrenilmeye başlanan bu iletişim aracı sayesinde insanlar toplumun bir parçası haline gelmektedir. Bilgi alışverişi yapılmasına imkan sağlayan iletişim, medeniyetin gelişmesi için de olmazsa olmazlardan biridir.
1.Basın özgürlüğü konusundaki düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz.
İnsanların günlük hayatta yaşanan gelişmeleri sağlıklı bir şekilde takip edebilmeleri basının özgürce haber yapmasına bağlıdır. Eğer basın özgür değilse gelişen olayları topluma, olduğu gibi değil halkı yönlendirmek isteyenlerin istekleri doğrultusunda gerçekleştirmiş olur. Bu da halkın sağlıklı bilgi edinmesine engel olur.
2.Yukarıdaki verilen görsel ögelerdeki gençlerin hiç iletişim kurmadan yolculuk yapmaları mümkün olabilir mi? Ali ve birlikte yolculuk yapan gencin yaşadıklarını iletişimin önemi ve değeri açısından değerlendiriniz.
Resimde verilen gençlerin hiç iletişim yapmadan yolculuğa devam etmeleri mümkün değildir. Çünkü iletişim sadece sözle yapılan bir şey değildir. Hiçbir şey söylemeseniz de bir iletişim gerçekleştirmiş olabilirsiniz.
Yukarıdaki resimler bize insanın konuşma ihtiyacı olduğunu bunu gidermek için çevresiyle iletişime geçme ihtiyacı içinde olduğunu gösteriyor. İnsan sosyal bir varlık olarak kendini ifade etme zorunluluğunda hisseder.
14. sayfa
 Yukarıdaki resimlerde dille yapılan sözlü iletişim yöntemi kullanılmıştır. ihtiyaçlarımızı daha kolay ve daha rahat karşı tarafa iletebilmek için en etkili ve en sağlı iletişim yöntemi dille yapılan iletişimdir.
2. ETKİNLİK:
A. İLETİŞİM
Duygu, düşünce ve isteklerin yazı, konuşma ve görsel-işitsel akla gelebilecek her türlü araçla aktarılmasına iletişim denir. Bunun gerçekleştiği yere de bağlam denir
İletişimin kurulmasında altı temel öğe kullanılır:
* Kaynak(Gönderici)
* Alıcı
* İleti (Mesaj)            
* Kanal(İletim yolu)
* Bağlam(Ortam)                  
* Dönüt(Geri bildirim)
* Kaynak(Gönderici): Duygu düşünce ve isteğin aktarılmasında sözü söyleyen kişiye denir.
* Alıcı: İletilen sözü alan kişiye denir.
* İleti (Mesaj): Gönderici ile alıcı arasında aktarılan duygu, düşünce ya da isteğe denir.
* Kanal(Araç): Gönderici ile alıcı arasındaki iletinin gönderilme şekline denir.
* Bağlam (Ortam): İletişimin gerçekleştiği yere denir.
* Dönüt (Geri bildirim): Alıcının göndericiye verdiği tepkiye (cevaba) denir.
b. iletişimin ögeleri:
* Kaynak(Gönderici)
* Alıcı
* İleti (Mesaj)            
* Kanal(İletim yolu)
* Bağlam(Ortam)                  
* Dönüt(Geri bildirim)
3. ETKİNLİK.
a. Yukarıdaki şehir planıyla bunu inceleyen kişi arasındaki iletişim görsel ögeler yoluyla yapılmıştır. Harita şehir planını resim yoluyla ortaya koyuyor. Yazılı bir iletişimden bahsedilebilir.
b. gösteren. Harita     gösterilen: şehir planı
Gösterge…. kendi dışında bir başka şeyi gösteren, düşündüren, onun yerini alabilen nesne görüş ve olgulardır.  
Her gösterge…gösteren ve .. gösterilenden.. oluşur. Bunlar birbirlerinden ayrılmazlar.
Gösterge bilimi, …iletişim…sistemlerini inceleyen çalışma alnıdır.
Semantik bilimi….. ise gösterge sistemlerini inceleyen çalışma alnıdır ve göstergeler üzerine kurulur.

4.ETKİNLİK:
a. Daha önce cevap verildi.
b. Bedri Rahmi Eyuboğlu bu şiirinde “sevgi” üzerinde duruyor. “Yoluna bir can koyduğum”, “Gökte ararken yerde bulduğum” mısraları bu duygunun en yoğun olduğu mısralardır.
c. Yukarıdaki görsel ögelerin iletisini belirleyiniz. Bu görsel ögelerle “karadut” şiirini iletişim yönünden karşılaştırınız. Hangisinin iletişim için daha kullanışlı olduğunu söyleyiniz.
Birinci resimde yay geçidi olduğu, yaya geçidinden geçiniz anlamı veriliyor. İkinci resimde mektup yazma ve atmadan bahsediliyor. Üçüncü resimde ise engelli tuvaleti olduğu anlatılıyor. Bunlarla Karadut şiirini karşılaştırdığımız zaman Karadut şiirinin daha etkili bir yol olduğunu görürüz.
Ç.Bedri Rahmi Eyüboğlu duygularını benzetmeler yoluyla dili kullanarak anlatmaktadır.  
d.
* Şair şiirde duygularını çeşitli benzetmeler kullanarak anlatmıştır. Sözcüklere mecaz anlam yüklemiş duygularını bu yolla ifade etmiştir.
* Şiirde kullanılan mecazlar: dili mercan, dişi mercan, dizi mercan, gülen ayvam, ağlayan narımsın, can koymak….
* Dil göstergeleri duygu ve düşünceleri ifade etmede en etkili yöntemdir.
*  gönderici: şair          ileti: seni seviyorum.( şiir)  alıcı: sevgili
* Bu ögelerden biri olmazsa iletişim olmaz. İletişimin gerçekleşmesi için bu üç ana unsura ihtiyaç vardır.
* Şiirin insan üzerinde olumlu bir etkisi var. Duygu ve düşünceler daha etkili bir yol olan şiirle anlatılarak akılda kalıcılığı sağlanmıştır. Bu etkiden dolayı da gelecek nesillere kadar ulaşmıştır.
*  gösteren:  dil göstergesi( sözcükler)              gösterilen: sevgi(aşk)
* Ses taklidi dışında oluşan göstergelerin nasıl ve ne zaman kimler tarafından oluşturulduğu bilinmemektedir. Tarihi zaman içinde ihtiyaca göre oluşmuşlardır.
* şiirdeki anlam yer ev zaman göre yeni anlamlar kazanabilir.
* Göstergeler bir nesneyi, bir kavramı veya bir düşünceyi anlatmak için kullanılan sembollerdir. Varlığın kendisi ayrı sembol ayrıdır. Örneğin:
y-o-l sözcüklerinin ifade ettiği anlam ile – y-o-l sesleri aynı şey değildir. Yani bu sesler varlığın kendi değildir.
·         Buradan yola çıkılarak en gelişmiş iletişim aracı dildir denebilir.
e
Gönderici:    Şair  
İleti:             Karadut şiiri( seni seviyorum)  
Alıcı:           Sevgili ya da okuyucu
Kanal:         Yazılı anlatım.
Sayfa 19.
1……………yukarıda cevap verildi.
2. Atatürk basının, bilinçli kamuoyu yaratmada en önemli araç olduğunu vurguluyor.
3. basın bir milleti aydınlatmada ona doğru yolu göstermede önemli bir araç olarak görüyor. Basının milletin genel sesi olduğunu vurguluyor.
4. Çünkü doğru ve tarafsız bir haber yapabilmesi için basın hür olmalıdır.
Sayfa. 20
                                    ANLAMA- YORUMLAMA
1.Çevremizdeki insanlar daha çok sözlü iletişimi yani dille gerçekleştirilen iletişim yöntemini kullanmaktadır.
2.Günümüzde en çok telefonla iletilişim kullanılmaktadır. Çünkü en kolay ve en hızlı iletişim sistemidir. Her yere taşınabilir özelliği onu vazgeçilmez kılıyor.
3.Bazen insan duygularını yüz yüze ifade edemez. Bu durumlarda mektup yazarak düşüncelerini ifade etme yoluna gidebilir. Biz de yer yer düşüncelerimizi mektup yazarak ifade ediyoruz.
4.İstiklal Marşı ve bayrak bir milletin bağımsızlığının sembolüdür.
5.büyüklere saygılı davranmak sosyal gösterge; sonbaharda ağaçların yapraklarının dökülmesi ise doğal göstergeye girer.
6. Basın toplumun doğru haber almasında önemli bir unsurdur. Kamuoyu basın sayesinde dünyadaki gelişmeleri, önemli olayları, kendilerini ilgilendiren hususları basın aracılığıyla öğrenir. Bu yüzden günümüzde basının doğru bilgiye ulaşma ve günlük olaylardan ve gelişmelerden haberdar olmada rolü büyüktür.
                                              
   DEĞERLENDİRME
1.Aşağıdaki cümlelerde yargılar doğru ise D yanlış ise Y yazınız.
·         İnsanlar iletişim kurmadan yaşayamaz                                                         (D)
·         Gösterge sistemlerini inceleyen bilime gösterge bilimi denir.                          (D)
·         Geleneklere uygun davranışlar sergilemek doğal gösterge örneklerindendir.  (Y)
2. Bağlam dışı bir konuşma iletişimi nasıl etkiler?
Bundan kasıt yüz yüze görüşmeme ise, bu iletişimi olumsuz etkiler. Muhatabını karşında görerek konuşmak, ona hitap etmek ve etkilemek daha kolaydır. Uzaktan konuşarak muhatabı etkileme daha zayıf bir iletişim yoludur.
3. Aşağıdakilerden hangisi iletişimin ögelerinden biri değildir?
A. Gönderici   B. Alıcı   C. İleti    D. Kanal      E. Amaç 
4.  Bu notun iletisini en iyi ifade edecek yöntem yazılı yani dille yapılan iletişimdir. Duyguları başka yollarla tam olarak ifade edemeyiz.
5. Kamuoyu basını sesini duyurmada bir araç olarak kullanır. Basın kamuoyunun sesidir.
6. Aşağıdakilerden hangisi doğal bir göstergedir?
A. insanların ayakkabılarını bağlamaları
B. Yardıma muhtaç birine yardım edilmesi
C. Ağaçların yapraklarının sararması
D. İnsanların selamlaşması
E. otobüste büyüklere yer verilmesi



2014-2015 9. Sınıf dil ve anlatım Ders Kitabı Cevapları- Ada yayınları- sayfa  21-27  arası
HAZIRLIK:
1.Dili, güzel kullanmanın sosyal hayattaki etkisini anlatınız. 
Dili güzel kullanan biri sosyal hayattaki ilişkilerinde daha sağlıklı bir iletişim kurar. Sağlıklı bir iletişim demek daha sağlıklı bir yaşam demektir. Kısacası dili kullanmayı bilen ilişkilerinde daha az sorunla karşılaşır. Kendini daha iyi ifade eder. İnsanlarla daha iyi iletişim kurar.
2. Yanlış anlaşıldığınız hissettiğiniz durumlarda karşınızdaki kişiyle nasıl iletişim kurduğunuzu açıklayınız.
Böyle  bir durumda yapılması gereken şey yanlış anlaşıldığınızı ifade edip anlatmak istediğiniz şey neyse onu daha açık bir şekilde ortaya koymak ve özür dilemektir.  Özür dileme aradaki yanlış anlaşılmadan dolayı oluşan kötü havayı yumuşatır. Muhatabınızı sizi anlamaya karşı açık hale getirir.
3. En son kime ve ne amaçla mektup yazdığınızı belirtiniz.
……………….cevabı size kalmış.
Sayfa22.
1.Ziya Gökalp eşine yazdığı mektupta hangi duygularını dile getiriyor?
Ziya Gökalp eşine yazdığı mektupta özlem ve ailesine karşı olan sevgisini dile getiriyor.
2.a. İnsanların işaretle anlatımdan sembollerle iletişime geçmesi dillerin oluşumuna kadar sürmüştür. İlk insanların dili nasıl öğrendiği hakkında net bir bilgi yoktur. Tahmini olarak dilin ortaya çıkması için insanın çevresini tanıması ve onlara bir ad takması uzun bir zaman içinde gerçekleşmiştir. İhtiyaçların artması ve bunlara bulunan çözümler yüzyıllar almıştır.
b.  Ziya Gökalp bu duyguları belki resim aracılığıyla bir kısmını dile getirebilirdi. Bunu dışında diğer yöntemler yüz yüze iletişimde olabilir ama aynı bağlamda değilseniz işaretle ve jest ve mimiklerle iletişim kurmak mümkün değildir. Bütün bunlara rağmen soyut ifadeleri dil dışında başka bir yolla dile istediğimiz gibi dile getirmek mümkün değildir.
c.  Bana göre bugün iletişim araçlarından en kullanışlı olanı telefondur. Hem yüz yüze iletişim kurma  hem de sözlü iletişim kurma imkânı vardır.
Eğer kastedilen şey iletişim yöntemleri ise bu durumda dille yapılan iletişim en etkili iletişimdir.
d. Dille gerçekleştirilen iletişimin özelliklerinden biri de yazı yoluyla gelecek nesillere duygularımızı aktarabilme imkanımızın olmasıdır. Dil düşüncelerin ortaya konmasında en önemli araçtır.
1.ETKİNLİK:
a. Yukarıdaki resimde dil dışında elektronik haberleşme cihazları( telefon, internet ) trafik işaretleriyle  ve semboller kullanılarak iletişim kurulmuş.
b. Bu iletişim araçlarından trafik lambaları sosyal hayatı düzenlemede kullanılıyor. Bilgisayar ve telefon yüz yüze görüşme imkânı olmadığı durumlarda sosyal hayatımızı kolaylaştırmak için kullanılıyor.
c. Dil dışındaki iletişim araçları iletişimi kolaylaştırmak için vardır. Günümüz şartlarına göre insanlar iş kurmak hayatlarını devam ettirmek için memleketlerinden uzak yerlere gitmek zorunda kalmıştır. Aileleri ve yakınları ile iletişim kurmak için bu gün daha çok telefon ve bilgisayar üzerinden internet kullanılarak iletişim sağlanır. 
Bu araçlar sadece aile içi iletişim için değil aynı zamanda, siyasi, askeri ve ekonomik sahada iletişim kurmak için de çok önemlidir.
3.a. Bize anlatılan varsayımlara göre diller zaman içinde ihtiyaçtan doğmuştur. Fakat kim tarafından nasıl oluştuğu hakkında kesin bir bilgi yoktur. Fakat dini kaynak ile bilimsel kaynaklar arasında bu konuda farklı yaklaşımlar vardır. Dini kaynaklarda ilk insan olan Hz. Adem’in konuşmayı bildiği çocukları ve eşiyle dil yoluyla iletişim kurduğu ifade edilmektedir.
b. dille yapılan iletişim diğer bütün iletişim yöntemlerinden daha etkilidir. Duygu ve düşünceler dil yoluyla daha iyi ifade edilebilir. Bu yönüyle diğer ifade şekillerinden ayrılır.
Benzer yönü ise hepsi de karşıya bir mesaj iletmek için vardır.

Sayfa 23.
2. ETKİNLİK:
I.
   Evet
Hayır
Gazete haberlerinde dil göndergesel( göndergeyi olduğu gibi ifade etme) işleviyle mi kullanılmıştır?
     X
II.
   Evet
Hayır
 Yukarıdaki reklam metinlerinde dil, alıcıyı harekete geçirme işleviyle mi kullanılmıştır?
     X
III:
   Evet
Hayır
Yukarıdaki görsel ögede Emir ve annesi sohbet ederken görmekteyiz. Bu konuşmada dil kanalı kontrol işleviyle mi kullanılmıştır?
     X
IV:
   Evet
Hayır
 Ahmet Hamdi Tanpınar, okuduğunuz şiirde dili heyecana bağlı işleviyle mi kullanmıştır?
     X
V.
   Evet
Hayır
 Yukarıdaki metinde dil, dil ötesi  işleviyle mi kullanılmıştır?
     X
VI.
   Evet
Hayır
 Okuduğunuz şiirde altı çizili kelimeler veya kelime grubunun gerçek anlamda mı yoksa mecaz anlamda mı kullanıldığını söyleyiniz. Bu incelemenin sonucundan hareketle şiirde dil şiirsel işleviyle mi kullanılmıştır?
     X

3.ETKİNLİK:
a. “mıh gibi aklımda tutuyorum” , “ısıtıyorum” ,“ yoksul bir gramofon”  “Cuma”  “ kullanılmamış bir gök”  ve “ haftalar ellerimde ufalanıyor.”  İfadeleri mecaz anlamda kullanılmıştır.
b. 1 ) Teşbih (Benzetme) :
Anlama güç katmak için, aralarında gerçek ya da mecaz, çeşitli yönlerden ilgi, benzerlik bulunan en az iki varlıktan zayıf olanı nitelik bakımından güçlü olana benzetme sanatıdır.
Teşbih sanatında en az iki, en fazla dört öğe bulunur. Öğeleri şunlardır:
1- Benzeyen:
Birbirine benzetilen şeylerden nitelik bakımından güçsüz olanıdır.
2- Kendisine Benzetilen:
Birbirlerine benzetilen şeylerden nitelik bakımından daha üstün ve güçlü olanıdır.
3- Benzetme Yönü:
Benzeyen ve kendisine benzetilen arasındaki ortak noktadır. Zaten benzetme bu ortak noktayı belirtmek için yapılır.
4- Benzetme Edatı:
Benzeyen ve kendisine benzetilen arasında benzetme ilgisi kuran kelime veya ektir.
Ör: Bu sesler dokunuyor en ağrıyan yerime,
      Bir eski çıban gibi işliyor içerime.
            (Ayak Sesleri/Necip Fazıl Kısakürek)
Benzeyen: Sesler
Kendisine benzetilen unsur: Eski çıban
Benzetme yönü: Batmak, işlemek
Benzetme edatı: Gibi
Teşbih- beliğ: benzetmenin sadece benzeyen ve kendisine benzetilen unsurları kullanılarak yapılan teşbihe denir.
Örnek: kömür gözlüm:   benzeyen: göz,  kendisine benzetilen: Kömür
Teşhis (Kişileştirme) :
İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insana özgü bir özellik verme sanatına teşhis denir.
Ör: Ağlama karanfil beni de ağlatma
      Sil gözyaşlarını
Metinde kullanılan söz sanatları:
Teşhis:  yoksul bir gramofon
Kişileştirme( teşhis):   mıh gibi aklımda tutuyorum, Cuma çalıyor, kullanılmamış bir gök
Teşbih-i beliğ:  içimi seninle ısıtıyorum
c. Metinde dil şiirsel işlev dışında heyecan bildirme işleviyle kullanılmıştır.

Sayfa27.
                                                                       DEĞERLENDİRME
1.       Resimde dil kanalı kontrol işlevinde kullanılmıştır.
2.       Aşağıdaki cümlelerde yargılar doğru ise D yanlış ise Y yazınız.
·         Dilin şiirsel işleviyle kullanıldığı metinlerde iletilmek istenen husus, iletinin kendisinde aranmalıdır. Obje iletinin kendisidir.    ( Y)
·         Dilin şiirsel işleviyle kullanıldığı metinlerde sanata özgü gerçeklik aranmalıdır   (D)
·         İnsan dil yetisine sahip bir varlıktır   (D)
3.       Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle doldurunuz.
·         İnsanlar…dille … gerçekleştirilen iletişimi diğerlerinden daha çok tercih etmiştir.
·         Dil/ iletişim araçları…. İnsanlar arsında anlaşma sağlamak amacıyla kullanılır.
·         İnsanlar işaretle anlatmadan   …. Yazıyla  (dille) ( harf, kelime) anlatmaya belli bir süetçe geçmiştir.

2014-2015 9. Sınıf Dil ve Anlatım ders Kitabı Cevapları- Ada yayınları-3. Ünite Dil Kültür İlişkisi  sayfa 28-   arası
HAZIRLIK:
1.”Atasözleri “, “masallar” ve “halk hikâyeleri”  neden milli kültür kaynaklarımızdandır?
   Çünkü bu türler  halkın yaşamından doğan ürünlerdir. Atasözleri  yüzyıllar boyunca edinilen tecrübenin ürünüdürler. Millilik özellikleri vardır. Masallar kendi inanış ve yaşam biçiminin birer yansımasıdır. Halk hikayeleri halk arasında yaşanmış olan olayların  abartılı olarak  yazıya aktarılmasıyla oluşurlar.
2. Ortak dil kavramından ne anlıyorsunuz?
Bir toplumun bütün fertlerinin konuştuğu dildir.
 Mecaz anlamda ise herkesin aynı düşünceyi aynı duyguyu dile getiren ortak değerlerde buluşmasıdır.
3.Yaşadığınız yöreye ait söyleyişlere örnek veriniz?
Gızım baa şu tulumu ver. Ondan soona da get Memed uyuyo mu bah. (Malatya yöresi)
sayfa 28.
1.       Okuduğunuz metinden yararlanarak  toplum halinde yaşamada dilin önemini belirtiniz.
İnsan sosyal bir varlıktır. Tek başına yaşayamaz. Günlük ihtiyaçlarını karşılamak için dili bir araç olarak kullanır. Eğer insanlar toplum hâlinde yaşamakta olmasalardı hiç kuşkusuz, dile gereksinme duymayabileceklerdi. Öte yandan dil olmasaydı insanların bir arada yaşamaları, anlaşabilmeleri, bir toplumu oluşturmaları da söz konusu edilemezdi. Kısacası, insanı insan eden dil, toplumun da başlıca temel taşlarındandır; ulusu ulus yapan öğelerin en başta gelenidir; kültürün bel kemiği sayılabilir.

2.       Yukarıdaki paragrafta millete ait hangi unsurların ulusal kimliğin oluşmasında etkili olduğu belirtilmektedir?  Bu düşünceden hareketle  kültür ve sanat etkinliklerinin dille ilişkisini belirtiniz?
Hayat görüşleri, zeka keskinliği, düşünce tarzları, ruh derinliği ve duygu inceliği ulusal kimliğin oluşmasında etkilidir.
Kültür ve sanat etkinlikleri toplumun özünü yansıtırlar bu yüzden bir milleti diğer milletlerden ayıran temel unsur kültürdür.  Milletler var oluşlarından bu güne kendi değerlerini oluşturarak gelmişlerdir. Bu değerler nesilden nesile dil yoluyla taşınarak gelirler.
3.       Okuduğunuz metinden yararlanarak kültür ürünlerinin, bilimsel buluşların, kişisel tecrübelerin kuşaktan kuşağa aktarılmasında dilin önemini dil- kültür ilişkisini de dikkate alarak tartışınız.
Bir milletin geçmişten günümüze biriktirmiş olduğu değerler bütününe kültür denir. Bu değerler nesilden nesile dil vasıtasıyla taşınır. Dolayısıyla dil kültürün en önemli taşıyıcısıdır. Dil olmadan milletler varlıklarını, değerlerini bir sonraki kuşaklara aktarmaları pek mümkün değildir. Dolayısıyla kültür ve dil birbirinden ayrılamaz.
Sayfa 30
1.       ETKİNLİK
a.       Türkçenin özellikleri ve yayıldığı coğrafya hakkında yaptığınız araştırma sonuçlarını arkadaşlarınızla paylaşınız.
Türkçe sondan eklemeli bir dildir. Ural – Altay dil ailesinin Altay kolun baağlıdır.
TÜRKÇENİN LEHÇELERİ VE YAYILDIKLARI COĞRAFYA
Burada, (biri dışında) tüm Türk topluluklarının kendi dillerini yani Türkçenin lehçelerini ve şivelerini anadil olarak konuştukları kabulu kesinlikle yanlış olmayacaktır. İkinci dil olarak ise, geçmişte veya günümüzde de bağımlı bulundukları devletlerin resmi dilini konuşmaktadırlar. Bunlar içinden en önemlileri Rusça, Çince, Farsça, Bulgarca ve Ukraynacadır. Kuşkusuz bu dillere ayrıca Arapça, Yunanca ile 1960’dan sonra Türklerin işçi olarak yabancı ülkelere göçü sonucu öğrendikleri diller olan Almanca, Hollandaca Fransızca ve İngilizce de eklenebilir.
ANADOLU TÜRKÇESİ:
Anadolu Türkçesi, Türk dilleri içinde Oğuz dilleri grubunda yer alır. Toplam nüfusları 60 milyona yaklaşan ve Anadolu, Trakya, Kuzey Kıbrıs’ta (Kıbrıs’taki Türk nüfusu yaklaşık 140 bindir) yaşayan Anadolu Türkleri tarafından konuşulan bu dil, Türk lehçeleri arasında en büyük grubu oluşturur. Ayrıca bu lehçe, şu Türk azınlıklarının da ana dilini oluşturmaktadır:
Türk Azınlıklar  Nüfus
Bulgaristan Türk azınlığı  750.000
Batı Trakya Türkleri (Yunanistan)  140.000
Makedonya Türk azınlığı  66.000
Irak Türkmenleri  300.000
Başta Almanya (1.920.000) olmak üzere
Hollanda (250.000),
Fransa (240.000),
Belçika (85.000),
İngiltere (65.000) ve Danimarka’ya (37.000)
1960’lı  yılların başından itibaren göç etmiş Türkler  2.600.000
AZERİ TÜRKÇESİ:
Anadolu Türkçesine yakınlığı ile bilinen Azeri Türkçesi de Oğuz dil grubundadır. “Azeri Türklerinin toplam nüfusu yaklaşık 23 milyon kadardır ve Azerilerin ancak 6,5 milyon kadarı Azerbaycan Cumhuriyeti’nde yaşarken yaklaşık 16 milyon Azeri, İran İslam Cumhuriyeti’nin kuzeyinde (Güney Azerbaycan), 330 bini Gürcistan’da ve 110 bini  Ermenistan’da yaşamaktadır.
ÖZBEK TÜRKÇESİ;
Dilleri Karluk grubunda yer alan “Özbek Türklerinin büyük çoğunluğu Özbekistan Cumhuriyeti’nde (16,2 milyon) yaşamaktadır. Başta Tacikistan (1,5 milyon) olmak üzere Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Afganistan’da yaklaşık 3 milyon Özbek bulunmaktadır.
 KAZAK TÜRKÇESİ:
Kazakça, Türk dillerinin Kıpçak grubunda yer alır. “Kazak Türklerinin büyük bölümü Kazakistan’da yaşarken, komşu cumhuriyetlerde de (özellikle Türkmenistan, Moğolistan)Kazak azınlıklara rastlanır ve toplam nüfusları 9 milyonu aşar. Kırgız Türkçesi: Kırgız dili, Kırgız-Kıpçak grubunda yer alır ve bu dili konuşan Kırgızların sayısı, diğer komşu cumhuriyetlerde yaşayanlarla birlikte 4 milyonu bulur.
TÜRKMENCE:
Türkmenistan Cumhuriyeti’nde bugün 3 milyon, diğer bölgelerde de (İran, Irak, Afganistan) yine yaklaşık 3 milyon Türkmen yaşamaktadır. Dilleri Oğuz grubunda yer alır ve Anadolu Türkçesine çok yakın nitelikler taşır.
TATARCA:
“Tatar Türklerinin 2 milyonu Rusya Devleti’nin içinde (Moskova’nın yaklaşık 750 km güneydoğusunda) Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nde (Kazan Tatarları) yaşarken, 1,1 milyon Tatar yine Rusya içindeki Başkurdistan Özerk Cumhuriyeti’nde, 350 bini Kazakistan’da ve 300 bini ise Kırım Yarımadası’nda (Kırım Tatarları) yerleşmiştir. Dilleri Kıpçak grubundandır.
BAŞKURT TÜRKÇESİ:
Günümüzde Başkurdistan Özerk Cumhuriyeti’nde (Moskava’nın yaklaşık 1.250 km Güneydoğusunda 1milyon, diğer bölgelerde ise 1,6 milyon Başkurt Türkü yaşamaktadır. Dilleri Kıpçak grubunda yer alır.
KARAKALPAK TÜRKÇESİ:
Dilleri Kıpçak grubunda yer alan Karakalpak Türkleri, Özbekistan’da (Aral Gölü’nün güneyinde) Karakalpak Özerk Cumhuriyet’inde yaşarlar; nüfusları 500 bin civarındadır.
ÇUVAŞ TÜRKÇESİ:
Çuvaşistan Özerk Cumhuriyeti’nde (Moskova’nın yaklaşık  600 km güneydoğusunda, Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nin kuzeybatısında) 950 bin civarında Çuvaş Türkü yaşamaktadır.
SORS TÜRKÇESİ:
Kültür ve dil yönüyle Hakas ve “Altay Türkleri “ne çok yakın olan Sors Türkleri Rusya’nın Kemerowo bölgesinde (Alma-Ata’nın yaklaşık 1.750 km kuzeydoğusunda) yaşarlar; sayıları 17.000 dolayındadır.
ALTAY TÜRKÇESİ:
Altay (Oyrat) dili Kırgız-Kıpçak grubunda yer alır. Bu dili konuşan 60 bin Altay Türkü Altay Özerk Cumhuriyeti’nde (Rusya Cumhuriyeti’nde Kemerowo’nın güneyinde, Moğolistan sınırında) yaşarken 70 bini ise diğer bölgelere yerleşmiştir.
UYGUR TÜRKÇESİ:
Türklerin ilk yazılı eserlerinde kullanılan Uygurca,Karluk dil grubunda yer alır. Bu lehçeyi konuşan yaklaşık 16 milyon Uygur Türkü (bazı kaynaklara göre 20-23 milyon) günümüzde Batı Çin’de
(Doğu Türkistan’da), çok azı ise Rusya’da yaşamaktadır.
GAGAVUZ (GÖKOĞUZ) TÜRKÇESİ:
Dilleri Oğuz dil grubunda yer alan dolayısıyla Anadolu Türkçesine çok yakın olan Gagavuz Türkleri Moldavya’nın güneyinde 1991 yılında kurulan Gagavuz Özerk Cumhuriyeti’nde yaşamaktadırlar; nüfusları yaklaşık 160 bindir. Ayrıca Balkanlar’da ve Rusya’nın çeşitli bölgelerinde dağılmış küçük topluluklara da rastlanır.  Stavropol Türkçesi: Türkmence ve Nogay diline çok yakın olan bu dil, bölgeye göç etmiş Türkmenler tarafından konuşulmaktadır.
KUMUK TÜRKÇESİ:
Kumuk Türkçesi Kıpçak grubundan olmakla birlikte Anadolu, Azeri ve Karaçay dillerine yakınlık da gösterir. Toplam nüfusları 300 bin kadar olan “Kumuk Türklerinin yaklaşık 250 bini Dağıstan bölgesinde (Kuzeydoğu Kafkasya’da) yaşamaktadır.
KARAÇAY TÜRKÇESİ:
Karaçay dili Kıpçak grubundan olup, Karaçay-Çerkes Özerk Cumhuriyeti’nde (Gürcistan’ın 200 km kuzeyinde) yaşamakta olan yaklaşık 160 bin Karaçaylı tarafından konuşulmaktadır. Balkar (Malkar) Türkçesi: Dilleri hemen hemen Karaçay Türkçesi ile aynı olan Balkar Türkleri Gürcistan’nın kuzeyinde, bu ülkeye komşu olan Balkar Özerk Cumhuriyeti’nde yaşamaktadır; sayıları 85 bin civarındadır.
KARAİM TÜRKÇESİ:
Kıpçak dil grubuna ait Karaim dili bugün çok az Karaim Türkü tarafından konuşulmaktadır. Bunlar, Ukrayna’nın batısı, Litvanya ve Polanya’da yaşamaktadır.
HAKAS TÜRKÇESİ:
Hakas Türkçesi Kırgız dil grubuna çok yakın olup, Hakas Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan yaklaşık 80 bin Hakas Türkü tarafından konuşulmaktadır.
NOGAY TÜRKÇESİ:
Nogay Türkleri, Stavropol ve Dağıstan Bölgesi, Çeçen-İnguş Cumhuriyeti ve de Karaçay-Çerkes bölgesinde dağınık olarak yaşamaktadırlar. Dilleri Kıpçak grubunda yer alan “Nogaylar”ın sayısı 75 bin dolayındadır.
TUVA TÜRKÇESİ:
Yaklaşık sayıları 220 bin tahmin edilen “Tuva Türklerinin 200 bini Tannu-Tuva Halk Cumhuriyeti’nde (Moğolistan’ın kuzey sınırına komşu bölgede)  yaşamaktadır.
YAKUT (SAKA) TÜRKÇESİ:
Moğolcanın etkisi ile hayli değişikliğe uğrayan Yakut dili, tahmini sayıları 400 bin olan ve büyük çoğunluğu Yakut Özerk Cumhuriyeti’nde (Çin sınırına 1.250 km uzaklıktaki Doğu Sibirya’da) yaşayan Yakut Türkü tarafından konuşulmaktadır.
KASKAY TÜRKÇESİ:
Anadolu ve Azeri Türkçesine çok yakın bir Türkçe ile konuşan Kaskay Türkleri, Hasme Türkleri ile birlikte İran’ın güneyinde yaşarlar; sayıları 700 bin dolayındadır.
AHISKA (MESKETİ, MEŞET) TÜRKÇESİ:
Dilleri Oğuz grubunda yer alan Ahıska Türkleri günümüzde dağınık olarak Özbekistan, Kırgızistan, Azerbaycan ve Türkiye’de yaşamaktadırlar. Sayıları 200 bin civarındadır.
b.Lehçe nedir?
Bir dilin tarihsel, bölgesel, siyasal sebeplerden dolayı ses, yapı ve söz dizimi özellikleriyle ayrılan kolu, diyalekt. (TDK)Lehçelerde, ses, şekil ve kelime ayrılıkları çok büyüktür. Bazı dilciler, büyük ayrılıklarda lehçeyi başka bir dil olarak kabul etmeyi de önerirler. Çuvaşça ve Yakutça, Türkçenin lehçeleridir. Yakutlar, Sibirya’nın kuzeyinde otururlar, Şamanist ve Ortodoksturlar. Çuvaşlar ise Volga’nın iki kolunun kesiştiği bölgededirler ve Ortodoks dinindedirler.
Şive nedir?
Bir dilin izlenebilen tarihi dönemlerinde ayrılmış koludur. Ayrılıklar, lehçede olduğu kadar değildir. İstanbul’da gelirim derken, Türkistan şivesinde kelür men denir. Ayrılık yazı diline girmiştir. Sınıflamalar da yazı dillerine göre olur.
Ağız nedir?
Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Karadeniz ağzı, Konya ağzı gibi .
Anadolu ağızlarınden örnekler:
Batı Anadolu Ağızlarından Örnekler Batı Anadolu Ağızlarından Örnekler:
Alnacında: Tam karşısında.
Anşırtmak: İma etmek.
Burma: Musluk.
Çilpi: Küçük, ateş tutuşturmakta kullanılan odun parçası.
Bağa: Guatr
Çiritmek: Üşümek, titremek.
Değin: Sincap
Genk: İşlenmemiş sert toprak.
Imgıraz: Hastalıklı, çökmüş (kişi)
Keşir: Havuç
Göcen: Tavşan yavrusu.
Göde: Zayıf, çelimsiz.
c.Çuvaşça ve Yakutça, Türkçenin lehçeleridir. Yakutlar, Sibirya’nın kuzeyinde otururlar, Şamanist ve Ortodoksturlar. Çuvaşlar ise Volga’nın iki kolunun kesiştiği bölgededirler ve Ortodoks dinindedirler.
Bir dili konuşan insanalar arsında coğrafi yerleşimin ve kültürün etkisi büyüktür.  İnsanların yaşam biçimleri dili de etkisi altına alır. Böylece topluluklar genişledikçe ağızda günlük konuşmadaki dil değişiklikleri zamanla coğrafyanın genişlemesi ve farklı kültürlerden etkilenme yoluyla ses ve şekil farklılıkları ortay çıkmaya başlar.
Ç. Okuduğumuz fıkrada Karadeniz yöresine ait dil özelliklerini görüyoruz.
d.
* Yazı dili ile konuşma dili arasındaki farklar:
– Bir ülkede bir yazı dili varken birden fazla konuşma dili vardır.
– Konuşma dili doğaldır yazı dili yapma bir dildir.
– Yazı dilinde kurallar varken konuşma dilinde yoktur.
– Yazı dilinin kullanım sahası konuşma diline göre daha geniştir.
– Konuşma dili günlük hayatta farklılık gösterirken yazı dili gösterme
*İstanbul Türkçesi hem en çok konuşulan hem de kültür dili olması hasebiyle yazı dili olarak esas alınmıştır. İstanbul bir dönem sanat, edebiyat ve bilimin merkezi durumundadır. Bu yüzden diğer ağızlara göre daha gelişmiştir.
*Ortak dil olmadan iletişim istenilen düzeyde gerçekleştirilemeyebilir. Toplumlar kendi içlerinde iletişimi sağlamak ve anlaşabilmek için ortak bir dil geliştirmek zorundadır. Bu yüzden ortak dil resmi dil ve yazı dili olarak kullanılır.
e. konuşma dili günlük hayatta kullandığımız dildir. Bu dili kullanırken daha çok jest ve mimiklerimizden istifade ederiz. Duygularımızı aktarırken ses tonumuz ve vurgu önemlidir. Yazıda noktalama işaretleri ile gösterilen bu durum konuşmada ise vurgu, tonlama, jest ve mimliklere ihtiyaç duyarız.
f. her milletin bir tarihi ve kültürü vardır. Bu kültürün nesilden nesille aktarılmasının en önemli unsuru dildir. Dil olmadan toplumlar kendi kültürlerini nesilden nesile aktaramaz. Dil olmadan bilimsel gelişmeler daha sonraki nesillere aktarılamaz. Bu yüzden  yazı dili bir milletin varlığın en önemli dayanağıdır.
g.  Adam sakız mı sakız:  çok yapışkan,  birine yapışınca peşini bırakmayan
   Atlatamıyorum adamı :  İstemediği birinden kurtulmak isteği
h. Lehçe bir dilin çok eskiden ayrılmış kollarıdır. Hem ses hem şekil hem de sözcük farklılıkları bulunur.
Şive de ise ses ve sözcük farklılıkları vardır.
 Ağızda ise sadece konuşma dilinde ses ve söyleyiş farklılıkları vardır.  Argoda ise sözcüklerin kendi anlamlarının dışında kullanılmaları vardır. Sözcüklere yeni anlamlar yüklenir.
ANLAMA – YORUMALMA
1….
2…Ege bölgesinin konuşmaları daha ilgi çekici geliyor.
                                        DEĞERLENDİRME
1.Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeler yazınız.
* Kültür…. Bir milleti, bir topluluğu millet yapan onu diğer milletlerden farklı kılan hayat belirtilerinin bütünüdür.
* kültür ürünleri ve bilimsel buluşlar gibi kişisel tecrübeler de ….dille … gelecek nesillere aktarılır.
2. E. Fertlerin toplu yaşama isteklerini yansıtması
3.aşağıdakilerden hangisi kültürün unsurlarından biri değildir?
A. Dil      B. Tarih    C. Din      D.  Örf, adet ve gelenekler     E. Vicdan
4.B. ağız

Please follow and like us:
Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

  • Meta

  • Enjoy this blog? Please spread the word :)