2014-2015 10. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları- Nova Yayınları- İslami Dönemde İlk Dil ve Edebiyat Ürünleri- sayfa 64-65-66-67-68

11.11.2014 tarihinde 10. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.


 2. İSLAMİ DÖNEMDE İLK DİL VE EDEBİYAT ÜRÜNLERİ (XI-XII. YÜZYIL)
1. a) XI-XII. yüzyıllarda Türklerin sosyal, siyasi ve kültürel hayatı hakkında topladığınız ve özetini çıkardığınız yazılardan bir kısmını sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.
Türkler İslamiyet’ i kabul ettikten sonra şehirlerde toplanmış, kültür ve medeniyet merkezi kurmaya başladılar. Taşkent, Balasagun, Buhara, Semerkant gibi önemli ilim merkezleri ve şehirler kurdular. Camiyi şehrin merkezi kabul eden bir anlayış hakim oldu. İbadet edilen bu mekanların yanına hastane ve kütüphane, medrese gibi yapılar yapılmış, sosyal ve kültürel mekanlar oluşturuldu. Bu yapıların bütününe külliye ismi verilir. Ticaret alanları, külliyelerin yakınlarında kurularak ticaretin gelişmesine katkıda bulundular.
Yeni Kültürün Edebiyata Yansıması
Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten sonra Kur’an ‘ ı Kerim ve temel kitapları Arapça olmasından dolayı Arapçayı öğrendiler. Arapça medreselerde bilim dili olarak kullanılmaya başlandı. Edebiyat dili olarak ise  Farsça kullanılmaya başlandı.
Bu durum Anadolu Selçuklularından sonra kurulan Anadolu Beyliklerine kadar sürmüştür. 15 Mayıs 1207 tarihinde Karaman oğlu Türkçeyi devlet dili olarak ilan etmiştir.
Osmanlı Devleti’nin kurulmasından sonra Türkçe İmparatorluk dili olmuştur. 15. yüzyıldan sonra Arapça – Farsça Türk Diline kurallarıyla Türk Diline girmiştir.

b) Ahmet Yesevî’nin eserinde niçin hikmet tarzını seçtiğini bilgi birikiminizden hareketle belirtiniz.
Divan-ı Hikmet İslam dininin doğru anlaşılmasını, dininin yayılmasını sağlamak ve dönemin ahlaki yapısını anlatmak için yazılmıştır.  Bu amaca en uygun nazım biçimi ise hikmettir.
c) Okuduğunuz metnin dönemin tarihî, siyasi ve sosyal yapısıyla ilişkisini açıklayınız.
Her eser sanatçısının ve yazıldığı dönemin izlerini taşır. Metin dönemin tarihi, siyasi ve sosyal özelliklerini yansıtmaktadır.
2. Şiirdeki ölçü, kafiye ve rediflerle sağlanan ahengi belirtiniz.
 Şiirde ahengi sağlayan unsurlar, ölçü, kafiye ,redif, ve ses tekrarlarıdır.Şiir bu unsurlarla daha ahenkli hale gelmiştir. Bununla birlikte söz sanatları da ahenge katkı sağlamıştır
3. Metinden hareketle şairin kişiliği ve dünya görüşü hakkında çıkarımlarda bulununuz.
-Dini konularda şiir yazmıştır.
– İslamiyet inancının Türkler arasında yayılmasında etkili olmuştur.
– Şiirlerini sade bir dille ortaya koymuştur.
– Divan-ı Hikmet adlı eserinde hece ölçüsünü ve dörtlük nazım birimini kullanmıştır.
-İlk tasavvuf şairidir.
-Yesevi tariaktının kurucusudur.
 4. Dörtlük sonlarındaki mısraların hüküm cümlesi olduğuna ve diğer mısraların yükleminin de bu mısrada bulunduğuna dikkat ediniz. Sizce bu durumun İslam Öncesi Türk Edebiyatı ve İslam Etkisinde Gelişen Türk halk edebiyatının nazım birimi ile ilgisi var mıdır? Açıklayınız.
 Evet bir ilgisi vardır. Alp Er Tunga sagusunda ve koşuklarda da böyle bir durum görmekteyiz. Geçiş dönem eserlerinde İslamiyet öncesi Türk edebiyatının etkisi de çoktur.
5. Her dörtlüğün konusunu ve şiirin temasını aşağıdaki tabloya yazınız. Dörtlüklerde işlenen konuların temaya katkısını sözlü olarak ifade ediniz.
 1.bentteki konu Allah’ın isteği ile Azrail’in bütün canları alacağı
2.bentteki konu İnsanın geçmişte düşündükleri ile şuan düşündüklerinin değişebileceği
3.bentteki konu Ölüm gelince hiçbir şeyin çare olamayacağı
4.bentteki konu Gafilce hareket etmenin anlamsız olduğu
5.bentteki konu ölüm meleği gelince kişiye hiç fırsat bırakmadığı
 Şiirin teması ölümdür.
Her birim konuları ile temaya hizmet eder temanın daha iyi anlaşılmasını sağlar
6. Şair şiirin ikinci dörtlüğünde “Yaşım benim küçük diye söyler idim; her ne hasıl olsa az diye söyler idim; türlü türlü iddialı işler kılar idim; şimdi bildim, dediğim gibi olmaz imiş.” ifadesiyle insan psikolojisinden hareket etmiştir. Şiirin diğer bentlerinin nesnel gerçekliği hakkında neler söyleyebilirsiniz?Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Ölüm duygusu her yaştan insanı etkiler.hiç beklemediğimiz gelmesini istemediğimiz ölüm yaşlandıkça daha çok etkilemeye başlar.  Bu yüzden şair aslında bütün birimlerde bu nesnel  gerçeklikten bahsetmiştir. Ölüme çare olmadığını ve yeri zamanı gelince hiçbir şeyin Azrail’in önüne geçemeyeceğini ifade etmiştir.
7. Ahmet Yesevî, bu şiirinde ölüm temasını işlemiştir. Bu şiir geleneğinde ölüm temasının çokça işlenmiş olmasının nedenlerini tartışınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
 Çünkü İslam dininin öğretileri vardır. İslam da ahiret inancı vardır. İslam inancına göre ölüm asıl hayat olan ahirete hayatına açılan bir kapıdır.
8. “Neylersin ölüm herkesin başında/ Uyudun uyanamadın olacak/ Kim bilir nerde nasıl kaç yaşında/ Bir namazlık saltanatın olacak/ Taht misali o musalla taşında.” mısralarında ifadesini bulan ölüm ile Ahmet Yesevî’nin ölümü anlatış biçimi arasında ne gibi farklar görüyorsunuz? Açıklayınız.
Hem  İfade ediliş açısından hem de ölüme bakış açısından  farklar vardır. Ahmet Yesevinin şiirinde  ölüm bir son olarak verilmez; bu şiir de ise ölümü bir son olarak vermektedir.
9. Şairin tasavvufi kişiliği ile işlediği tema arasında nasıl bir bağlantı kurulabilir? Açıklayınız.
 Şair dünya görüşünü ve inancını şiire yansıtmıştır. Ahmet Yesevi inancı gereği bildiklerini başkalarına anlatmakla yükümlüdür. Bu yüzden  tasavvufi kişiliği şiire yansımıştır.
10. İki grup oluşturarak metindeki Arapça ve Farsçadan dilimize geçen kelimeleri tespit ediniz. Şair, bu kelimeleri neden tercih etmiş olabilir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
 İslam öğretilerini ve anlayışını aktarmak için Arapça ve Farsça kelimeler kullanmış.
11. Şair Erdem Beyazıt’ın “Ölüm bize ne uzak, bize ne yakın ölüm /Ölümsüzlüğü tattık, bize ne yapsın ölüm?” dizelerinden anladıklarınızı sözlü olarak ifade ediniz. Daha sonra defterinize ölüm hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi içeren kısa bir metin yazınız.
 Erdem Beyazıt şiirinde nesnel gerçeklik olan ölümü anlatmamıştır. Unutulmak ile ölümü bir tutmuş ve unutulmayacaklarını ifade ederek ölümsüzlüğü tattıklarını ifade etmiştir.
Ölüm insan için bilinmez bir meçhuldür. Her yaştan insanı meşgul eden bir bilinmezlik sırıdır. Bir an var olan insan bir an gelir her şey söner, her şey biter. Artık o yoktur. Onun yerine cansız, taş kesilmiş  bir beden vardır.
12. Divan-ı Hikmet’in yazılış amacı nedir? Ahmet Yesevî şiirde insanlara hangi öğütleri vermiştir? Tespit ediniz. Bu öğütleri aşağıda boş bırakılan yerlere yazınız.
Divan-ı Hikmet’teki şiirler, uzun bir ömrü İslam’a ve onun güzel ahlakı maddi her türlü kazanç-
tan üstün tutan anlayışına adamış, hayatını tasavvuf ilkelerin yaymaya çalışarak sürdürmüş, kâmil
insan Hoca Ahmet Yesevî tarafından müritlerini (Bir tarikat büyüğüne bağlı kimse.) irşat (Doğru yolu
gösterme.) amacıyla söylemiştir
Sayfa 68.
13.Divan-ı Hikmet’teki şiirler, uzun bir ömrü İslam’a ve onun güzel ahlakı maddi her türlü kazanç-
tan üstün tutan anlayışına adamış, hayatını tasavvuf ilkelerin yaymaya çalışarak sürdürmüş, kâmil
insan Hoca Ahmet Yesevî tarafından müritlerini (Bir tarikat büyüğüne bağlı kimse.) irşat (Doğru yolu
gösterme.) amacıyla söylemiştir. Bu kişinin öğütleri ile çevrenizdeki büyüklerinizin öğütleri ve hayat
tecrübelerine aktarma yöntemleri arasındaki farklılıkları ve benzerlikleri belirtiniz.
Çevremizdeki insanların birçoğu islami düşüncelerini ifade ederken daha çok düz yazıyı ve sözlü anlatımı tercihe diyor. Duyguları şiirsel yolla anlatmıyor.
Yazar Hakkında
admin

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.