2014-2015 9. Sınıf dil ve Anlatım kitabı Cevapları- EKOYAY- Ses Bilgisi ve Telaffuz (Söyleyiş) sayfa 59-70

16.09.2014 tarihinde 9. SInıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

Atatürk’ün “Nu tuk” adlı kitabından metinler okuyunuz.

CUMHURİYETİN 10. YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE   ATATÜRK’ÜN NUTKU
Türk Ulusu!
Kurtuluş Savaşı’na başladığımız 15’inci yılındayız. Bugün
cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır.
Kutlu olsun!
Bu anda büyük Türk Ulusunun bir bireyi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın
en derin sevinici ve coşkunluğu içindeyim.
Yurttaşlarım!

Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk
kahramanlığı ve yüksek Türk Kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir. Bundaki
başarıyı, Türk Ulusunun ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak
azimle yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı hiçbir zaman yeterli
görmeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak zorunluluğunda ve
azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve uygar ülkeleri düzeyine
çıkaracağız. Ulusumuzu en geniş refah araç ve kaynaklarına sahip
kılacağız. Ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne
çıkaracağız. Bunun için, bize zaman ölçüsü geçmiş yüzyılların gevşetici
görüşüne göre değil, çağımızın hız ve hareket kavramına göre
düşünülmektedir. Geçen zamana oranla, daha çok çalışacağız. Bunda da
başarılı olacağımıza kuşkum yoktur. Çünkü Türk ulusunun karakteri
yüksektir. Türk ulusu çalışkandır. Türk Ulusu zekidir. Çünkü Türk Ulusu,
ulusal birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Çünkü Türk
Ulusunun yürütmekte olduğu yükselme ve uygarlık yolunda, elinde ve
kafasında tuttuğu meşale, müsbet bilimdir. Şunu da önemle belirtmeliyim
ki, yüksek bir insan topluluğu olan Türk Ulusunun tarihsel bir niteliği
de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki
ulusumuzun yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan
zekasını, bilime bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, ulusal birlik
duygusuna ara vermeden ve her türlü araç ve önlemlerle besleyerek
geliştirmek ulusal ülkümüzdür. Türk ulusuna çok yaraşan bu ülkü, onu,
bütün insanlığa gerçek huzurun sağlanması yolunda, kendine düşen uygarca
vazifeyi yapmakta başarılı kılacaktır. Büyük Türk Ulusu! Onbeş yıldan
beri, giriştiğimiz işlerde başarı vaat eden çok sözlerimi işittin.
Mutluyum ki, bu sözlerimin, hiçbirinde, ulusumun, hakkımdaki güvenini
sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı inanç ve kesinlikle
söylüyorum ki, ulusal ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk
Ulusunun büyük ulus olduğunu bütün uygar dünya, az zamanda, bir kere daha
tanıyacaktır. Hiçbir an kuşkum yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük uygar
niteliği ve büyük uygar yeteneği, bundan sonra ki gelişmesi ile,
geleceğin yüksek uygarlık ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.
Türk Ulusu!
Sonsuzluğa akıp giden her on yılda, bu büyük ulus bayramını daha büyük
onurla, mutluluklarla, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.
Ne mutlu Türküm diyene!
29 Ekim 1933
Bölgenizin yerel konuşmasına ait ses kayıtları veya yazılı metinler bulunuz
ZVİT’İN AVCILARI BİLE Bİ BAŞGA OLURDU ESKİDEN…
Gocana’m köşe başına oturmuş, kendi halinde sessizlik içindeydi. Hal hatır sormak bahanesiyle yanına yaklaştım. “Gocana’yı gonuşdurayım biraz dedim kendi kendime.”
 “Gocana” dedim.
“Hıhh” dedi bana. Ben ekledim. “Gocana, dedem iyi bir avcı mıydı?”
“Teneşirde yunsun onun avcılığı, bana .oku yedirecekti.” dedi. Ben gülmeye başladım.
“De hele bi anlat neyimiş şu .ok, mok mevzusu” dedim.
“Oyuklara galasıca, senin derdin de beni gonuşdurmak gayrı. Ben bilmez miyim ki?”dedi.
Gocana başladı anlatmaya: Haylı oldu. Deden nekmet ağşamdan avcı arkadaşlarıyla gavilleşmiş. Üç gişiymişler. Gecenin bi dünü yatağından kalktı geyinip, eline gafesdeki kekliğini, omzuna da dolma tüfengini asdı goyuldu yayla yoluna.
Olanları songradan anlattı gayrı bana. Ne halt ettiklerini. Ben de ondan duyduklarımı nakledeyim sana. Ama eyi diğne beni. Gulaklarını eyi aç. Başka yerlere de pertliyip durma. Ben anlatırken bana eyi bak.
Dedim ya gecening bir dünü evden çıkıp getti. Keben başında durup aralarında yeniden bir porguram gurmuşlar. Sen şuradaki kümeleye oturacan, ben buradaki kümeleye oturacağım deyi. Biri Gayabaşı’na, biri Çığralı’nın tepeye, deden nekbet de Erkeç İni’ne kümeleye oturmak üzere dağılmışlar.
Dedeng nekbet Erkeç İni’nin önügndeki goyağa kümeleye oturacakmış. Gecenin bi dününde taa oraya ulaşmış. Kümeleyi bi golaçan etmiş. Yıkık yerlerini onarmış. Mazgal deliğini felan pürlerlen çevirmiş. Sarmalamış açık yerleri. Kekliğini de bastırığa bastırıp kümeleye oturmuş.
Tekerlemeler araştırınız. Belirlediğiniz tekerlemeleri hızlı  bir şekilde okuyunuz.
KEDİ
İğnem düştü yakamdan,kedi geldi arkamdan,
Gelme kedi gelme,annem bakıyor balkondan.
TEK TEK TEKERLEME
Tek tek tekerleme,üstü kaymak şekerleme,
Dereye düşme çok soğuk, söyle bana çarçabuk.
SAKSAĞAN
Saksağan sek sek,kuyruğu tümsek
Kuyruğuna binelim bizim köye gidelim.
KARGA
Karga karga “gak” dedi,
“Çık şu dala bak” dedi,
Karga seni tutarım,
Kanadını yolarım.
MISTIK
Mustafa, Mıstık,
Arabaya kıstık,
Üç mum yaktık,
Seyrine baktık.
OYUN
Oooo..
İğne battı
Canımı yaktı
Tombul kuş
Arabaya koş
Arabanın tekeri
İstanbul un şekeri
Hop hop
Bundan başka
oyun yok.
ÖRDEK
Çık çıkalım çayıra
Yem verelim ördeğe
Ördek yemi yemeden
Ciyak miyak demeden
Aldım baktım kimi çıkardım
Televizyonda haber sunuculuğu yapan kişilerin konuşmaları ile çevrenizdeki insanların konuşmalarını telaffuz yönünden karşılaştırınız. Ulaştığınız sonuçları maddeler hâlinde tahtaya yazınız.
Televizyonda haber sunuculuğu yapan kişiler daha düzgün konuşmakta vurgu ve tonlamalara dikkat etmekte, ses tonlarını anlatılmak istenen duyguya göre değiştirmektedirler. Bu yönüyle çevremizdeki insanların konuşmalarından daha etkili olduğu görülür.
Tabiatta duyduğunuz seslerle insan sesi arasında fark var mıdır? İnsanlar tabiattaki seslerin hepsini niçin çıkaramaz?
İnsan sesi ile tabiattaki sesler arasında fark vardır. İnsan sesi daha gelişmiş, daha düzenli ve daha etkilidir. İnsan yaratılışı itibarıyla tabiattaki her sesi çıkaramaz. Her varlığın kendine göre verilmiş bir sesi vardır.
Tek düze bir ses tonuyla konuşanlar niçin dikkatle dinlenemez?
Tek düze ses tonuyla konuşmak dikkat dağılımına neden olur. Bir süre sonra insana ninni gibi gelir. Duygu değeri verilmeyen bir konuşma monotonlaşır. Bu yüzden dinleyiciler uzun süre böyle bir konuşmayı dinleyemez.
Atatürk ve Alparslan gibi tarihimize yön veren kişilerin başarılarında, çok iyi birer
hitabet ustası olmalarının payı var mıdır? Niçin?
Evet, vardır. Savaşta motivasyon önemlidir. Askerlerin savaşa motive edilmesi , cesaretlerinin artırılması için etkileyici konuşmalar yapmak önemlidir.
“Sözün Kıymeti” adlı metinde dilin güzel ve doğru kullanılmasının önemi hakkında nelerden bahsedilmiştir?
Sözün saltanat sürdüğü bir devirde yaşıyoruz. Büyük halk kütlelerini peşi sıra sürükle yen liderlerin topu, tüfeği, keskin kılıcı hep natıkalarıdır.
Fénélon (Fe ne lon) der ki “Hakikaten natuk olan bir hatibin yegâne düşüncesi kendisini dinleyenlere faydalı olmaktır. O sözlerini fikirlerine ve fikirlerini fazilet ve doğruluğa alet eder.”

Metinde geçen “Sözün saltanat sürdüğü bir devirde yaşıyoruz.” cümlesinden ne
anlıyorsunuz?
Bu devirde söz kılıçtan daha etkilidir. İnsanlar savaşı sözle yapmaktadır. Toplumları etkilemek için sözün gücün kullanmaktadır.
ETKİNLİK 1
“alakadar” ve “yegâne” sözcükleri okunurken a’lar uzatılarak ve inceltilerek okunmalıdır.
sanayiciler, tüccarlar, lahzada,kâğıtlara, havadis, muamele  sözcüklerinde  uzatılarak ve inceltilerek okunan sesler  vardır.
2. Etkinlik
“Kitapı okumadan ilaçı çoçukun yurtuna götürme.”
“Kitabı okumadan ilacı çocuğun yurduna götürme

p-b, ç-c , t-d, k-g  sert ünsüz yumuşaması . p,ç,t, k sesleri ünlü ile başlayan bir ek aldığı zaman yumuşayarak b,c,d,g ye dönüşür.


ETKİNLİK 3.

Gösterişsiz se”, “yaptırttırdık”  sözcüklerinin söylenişi kulağa hoş gelmiyor. Çünkü bu sözcükleri söylerken zorlanıyoruz.
Saptırttırdık, yazdırttırdık, ağlattırmışsa….

4. Et kinlik
“la, le, lı, li, lu, lü, lo, lö” hecelerini okuyunuz. Heceleri okurken dudağınızın, ağız
Boşluğunuzun ve dilinizin farklı şekiller almasının sebebini defterinize yazınız.
Her sesin kendine göre bir telaffuz şekli var. Buna göre de dudaklarımız ve dilimiz de şekil alır.  Her sesin bir çıkış noktası vardır. Kimisi diş arasından kimisi, gırtlaktan, kimisi dudakların aldığı şekilden doğarlar.
Kalın    a          ı           o          u
İnce     e          i           ö          ü

5. ETKİNLİK:

dişler                c, ç, d, j, l, n, r, s, fl, t, z
damak             g, ğ, k, y
gırtlak               h

6. etkinlik:

Seslerin özelliklerini bilmek telaffuzumuza etki eder. Sesin nereden  ve nasıl çıkarılması gerektiğini bilen bir kişi onu doğru telaffuz eder. Dil düşüncenin aynasıdır. Dil doğru kullanılırsa düşünceler de doğru iletilir.

“Kâğıt ve kalın ” kelimelerindeki “ka” heceleri aynı şe kilde telaffuz edilmez.  Her iki sözcükte geçen a sesi aynı değildir. Birinde uzatma işareti var. İncelterek ve uzatarak okunur. 

7. Etkinlik
“Görmüyor” kelimesinde kelimeye olumsuzluk ifadesi kazandıran ekin söylenişinde bir farklılık var. Sözcüğün aslı görmeyor şeklindedir. Fakat –yor eki kendinden önceki –e sesini kendi teşekkül noktasına çekmiştir.
Aşağıdaki kelimelerde boş bırakılan yerlere uygun harfleri getiriniz.
İst__i__yor       bek lem_i___yor       başl_ı___yor
İste-         bekle-          başla-
-yor ekinden önce gelen düz- geniş( a,e)  ünlüler, -yor ekinin etkisiyle düz- dar( ı,i ) ünlülere dönüşür.
Örneklerde görülen ses olayının göz ardı edilerek telaffuzun ünlü değişmesi olmadan
yapılması bir kusurdur.
8. Etkinlik:

İZVİT’İN AVCILARI BİLE Bİ BAŞGA OLURDU ESKİDEN…
Gocana’m köşe başına oturmuş, kendi halinde sessizlik içindeydi. Hal hatır sormak bahanesiyle yanına yaklaştım. “Gocana’yı gonuşdurayım biraz dedim kendi kendime.”
 “Gocana” dedim.
“Hıhh” dedi bana. Ben ekledim. “Gocana, dedem iyi bir avcı mıydı?”
“Teneşirde yunsun onun avcılığı, bana .oku yedirecekti.” dedi. Ben gülmeye başladım.
“De hele bi anlat neyimiş şu .ok, mok mevzusu” dedim.
“Oyuklara galasıca, senin derdin de beni gonuşdurmak gayrı. Ben bilmez miyim ki?”dedi.
Gocana başladı anlatmaya: Haylı oldu. Deden nekmet ağşamdan avcı arkadaşlarıyla gavilleşmiş. Üç gişiymişler. Gecenin bi dünü yatağından kalktı geyinip, eline gafesdeki kekliğini, omzuna da dolma tüfengini asdı goyuldu yayla yoluna.
Olanları songradan anlattı gayrı bana. Ne halt ettiklerini. Ben de ondan duyduklarımı nakledeyim sana. Ama eyi diğne beni. Gulaklarını eyi aç. Başka yerlere de pertliyip durma. Ben anlatırken bana eyi bak.
Dedim ya gecening bir dünü evden çıkıp getti. Keben başında durup aralarında yeniden bir porguram gurmuşlar. Sen şuradaki kümeleye oturacan, ben buradaki kümeleye oturacağım deyi. Biri Gayabaşı’na, biri Çığralı’nın tepeye, deden nekbet de Erkeç İni’ne kümeleye oturmak üzere dağılmışlar.
Dedeng nekbet Erkeç İni’nin önügndeki goyağa kümeleye oturacakmış. Gecenin bi dününde taa oraya ulaşmış. Kümeleyi bi golaçan etmiş. Yıkık yerlerini onarmış. Mazgal deliğini felan pürlerlen çevirmiş. Sarmalamış açık yerleri. Kekliğini de bastırığa bastırıp kümeleye oturmuş.

9. etkinlik:

Ga- ve gu hecelerindeki g sesleri  aynı ses değerlerini vermemektedir.
“kim, kök, köz, kömür”  ile “kaya, karınca, kadın”  kelimelerindeki k sesi aynı değildir. Birincideki k sesi ince ikinci kelimelerdeki k sesi incedir.
“gel, gör, gaz, guguk, yağmur, değil” kelimelerindeki “g” ve “ğ” lerin söylenişleri de aynı değildir. Bu sesler de ince ve kalın olmak üzere ikiye ayrılır.
10. Etkinlik

İhtiyar, adamın çantasını alıp kaçtı.
İhtiyar adamın çantasını alıp kaçtı.
Birinci cümlede ihtiyar sözcüğü isimdir, özne konumundadır. İkinci cümlede ihtiyar sözcüğü adam sözcüğünün sıfatı konumundadır. Sıfat tamlaması oluşturmuştur.
konuşmalarda bu anlam farklılığını ifade edebilmek için vurguya dikkat ederiz. İki sözcük arasında duraklayarak anlam farkını ortaya koyarız.

11. ETKİNLİK
gi
der
sen
   
x
has
ta
nın
x
ko
nu
şur
ken
x


“Vasiyet” adlı metindeki vurgusu sonda olmayan kelimeleri belirleyerek aşağıda boş
Bırakılan yere yazınız.
Gelmişti, Konuşurken, gidersen,  kadar , fazla, oturma. Bu sözcüklerde vurgu aldığı ek nedeniyle sondan önceki hecelere kaymıştır. Bazı ekler vurgusuz olduğu için vurguyu kendinden önceki heceye atar.
12. Etkinlik
Vurguyu üzerinde taşıyan öge
Yusuf, dün erkenden eve gitti. _____eve______
Dün, erken den eve Yusuf gitti. ____Yusuf_____
Yusuf, dün eve erkenden gitti. ____erkenden___
Yusuf, eve erkenden dün gitti. _____dün_______       
Kelimelerin dizilişinin farklı olması vurgulanmak istenen ögedir. Cümle içinde vurgulanmak istene öge yükleme yaklaştırılır.

Arkadaşlarınızın sizi dikkatle dinleyememe sebebi nedir?

Bir metni aynı ses tonuyla okumak metnin etkisini azaltır. Verilmek istene duygu, düşünce veya değer karşıya iletilemez.



ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
1.      Aynı seslerin ya da çıkış yeri yakın olan  seslerin tekrarı sözcüklerin söylenişini  zorlaştırır. Akıcılığı etkiler.
2.       Ses kusurlarının konuşma üzerindeki olumsuz etkileri nasıl giderilir?
1. Sesler doğru boğumlanmalıdır.
2. Hece ve sözcük vurgusuna dikkat edilmelidir.
3. İşitilebilir bir sesle konuşulmalıdır.
4. Uzun ve kısa heceler doğru söylenmelidir.
5. Sesi sözcüklerin anlam değerlerine göre kullanmalıdır.
6. İyi ve doğru tonlama yapılmalıdır.
7. Beden diline (Jest, mimik ve hareketlere) önem verilmelidir.
8. Ulama, duraklama yerinde ve doğru yapılmalıdır.
3.      Vurgu. tonlama ve duraklamaya dikkat edilmeden yapılan bir konuşma dinleyicilerde olumsuz etki meydana getirir. Dikkatlerini dağıtır ve uzun süreli dinlemelerine engel olur.
4.      Çıkardığımız bütün seslerin bu günkü alfabemizde karşılığı yoktur. “e” sesi  her yerde aynı değeri taşımaz. El(yabancı)  el  ( vücudun bir parçası)  bu sözcüklerdeki –e sesi her iki sözcükte de aynı değildir.
5. Telaffuz kusurları nelerdir?
GEVŞEKLİK
Ses organlarının genel tembelliğidir ve en çok karşılaşılan durumdur. Bu genel gevşeklik genel bir konuşma sönüklüğüne yol açar. Gevşekliği gidermek için dişleriniz arasına bir kalem sıkıştırın ve aşağıdaki cümleleri hızla okuyun.
Bir berber bir berbere bre berber beri gel diye bar bar bağırmış. Biz de bize biz derler sizde bize ne derler?
Pireli peyniri perhizli pireler teperlerse pireli peynirler de pır pır pervaz ederler.
Ocak kıvılcımlandırıcılardan mısın kapı gıcırdatıcılardan mısın? Ne ocak kıvılcımlandıncılardanım ne kapı gıcırdatıcılardanım.
Çatalcada topal çoban çatal yapıp çatal satar nesi için Çatalcada topal çoban çatal yapıp çatal satar? Kârı için Çatalcada topal çoban çatal yapıp çatal satar.
Şu karşıdaki kara kuru kavak karardın mı ey kara kuru kavak sarardın mı ey kara kuru kavak!
Sen seni bil sen seni bil sen seni bil sen seni sen seni bilmezsen patlatırlar enseni.
PELTEKLİK
Bir harfin çıkarılamayarak bir diğeri ile değirilmesidir. Bu durum dilin yeterince eğitilmemesinden lehçelerin yapısından veya bazı dillerin fazla etkisinde kalmaktan kaynaklanabilir. Türkçe üzerinde tespit edilen pelteklik türleri aşağıda belirtilmiştir.
Zeleştirme: (J) yeri(Z). Örnek: Jale-Zale Jilet-Zilet
Seleştirme: Ş yerine S. Örnek: Paşâm-Pasam şapka-Sapka
Jeleştirme: C yerine J. Örnek: Ancak-Anjak) Kucak -Kujak
Şeleştirme: S yerine Ş. Örnek: Sana söylüyorum-yerine sana şöylüyorum
Leleştirme: (R) yerine . Örnek: Birader-Bilader Berber-Belber Merhem-Melhem Terlik-Tellik
İnce â yerine kalın a: Kemâl-Kemal Lâstik-Lastik
Yukarıdaki örneklerde ilk sırada belirtilen sesler çıkarılamadığından ikinci sesler onların yerine ikame edilmektedir. Bu seslerin çıkarılamaması durumunda bunların üzerinde uygun alıştırmaların sık sık yapılması gerekmektedir. Aşağıdaki kelimeleri eğiticinin özel uyarılüarını dikkate alarak tekrar ediniz. Eğer bu seslerin herhangi biriyle ilgili sorununuz yoksa geçebilirsiniz.
J- Jilet jandarma jale jumbo
Ş- Paşa şaka şakir şeker
R- Rüya hücreler hürrem harran sarraf
A- Lale lastik lahana kamil (altı çizilenler ince)
S- Sorgun hassasiyet fason
TUTUKLUK
Bir hece üzerinde takılıp kalma heceyi veya kelimeyi tekrarlama durumudur. Bu sorun en çok düşünce akışındaki duraklamadan kaynaklanır. Normal şartlar altında aşırı stres de tutukluğa yol açabilir. Tutukluğu gidermek için herhangi bir emtni önce yavaşça ve sonra hızlanarak okuyun. Eğitici sizi bireysel olarak takip edecektir.
Tutukluk Örneği: Bu bu bizim— şerefimiz— olacak —diye — uzun uzun—– bize bize anlattı.
KEKELEME
Tutukluğun ileri aşaması söz söylerken birden bire duraklama çoğunlukla buna katılan yüz buruşturması ve gerilme hareketiyle hecelerin tekrarlanması. Kekemeler soluk aldıkları veya pek geç soluk verdikleri sırada konuşurlar. Kekeleme genellikle çocukluk döneminde oluşan bir konuşma bozukluğudur. Erken yaşta konuşmaya başlayan çocukların konuşma başarılarına çevrenin gösterdiği aşırı ilgi çocuğun duygularını zararlı yönde etkiler. Çok iyi konuşarak dikkat çekmek isteyen çocuğun kendi üzerinde ürettiği baskı bir süre sonra kekeleme rahatsızlığını oluşturur. Kekeleme çocuklukta yaşanan aşırı baskı şiddet veya aşırı utançlığın etkisiyle de gelişebilir. Maddi bir hastalık olmamakla birlikte kekeleme beyin konuşma merkezinde mesaj akışında oluşan karışıklığın bir sonucudur ve çoğunlukla psikolojik bir sorundur. Kekemeliğin yok edilmesi için çeşitli çalışmalar yapılmalıdır.
1.Okumayı yeni öğrenir gibi düşük hızda fakat yüksek sesle bol bol okumak
2.Belli cümleleri ezberleyerek tekrar tekrar seslendirmek.
3.Bu metinde yer alan tekerlemelerin ısrarla okunması
Kekeleme örneği: Bi bi bi biraz so so sonra bura dada ooo olacak
ASALAK SESLER
Bazı sesler veya kelimeler asalak olarak kelimelerin arasına takılır ve konuşmayı tahammül edilmez hale getirir. Asalak sesler veya kelimeler konuşmacının fikir netliği ve kendine güveni hakkında şüphe uyandırır. Konuşmanın kalitesini baltalar ve dinleyiciyi sıkar. Bu kapsamda “ııı eee aaa şey yani mesela evet…” gibi ses veya kelimeler konuşma arasında sık sık veya gerekmediği halde kullanıldığında dinleyici rahatsız olur.
7. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri doldurunuz.
? …………………
?…… Aynı veya yakın boğumlanmadan….
?….. vurgu…..
8. Aşağıdaki cümlelerin başına, cümle okunduğunda telaffuz kusuru varsa “Y”, yoksa
“D” yazınız.
( Y  ) Baa bak. Her gün eve zamanında geleceksin.
( D  ) Ödevimi yapmak için pek çok kitaba baktım.
( Y  ) Hasta olduğu hâlde Merve ilacını kullanmıyor.
(  Y  ) Ali, uzun zamandır okula gelmeyor.
9. Aşağıdaki cümlelerin başına, verilen bilgiler doğru ise  “D”, yanlış ise
“Y” yazınız.
( D  ) “a” düz bir ünlüdür.
( Y  ) Yapmacık konuşmalar, dinleyenlerde daha çok etki bırakır.
(  D  ) Türkçede kelime vurgusu genelde son hecededir.
10. Aşağıdaki kelimelerden hangisi yanlış yazılmıştır?
A) Yazmıyayım    B) Koşmuyor C) Gözlüyor    D) Yazmayacak E) Başlayayım
11. Aşağıdaki kelimelerden  hangisinde telaffuz bakımından bir yanlış yoktur
A) Yapıyo     B) Yazıyom C) Ağaça       D) KitabıE) Gelmişsim
12. Aşağıdaki kelimelerde geçen “g” seslerinden hangisinin söyleyişi farklıdır?

A)   Gel      B)      Gör      C) Göz     D) Gaz      E) Göç


ÜNİTE SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SORULARI
İlk dört sorunun cevaplarını defterinize yazınız

  1.Ses tonu hiç değişmeyen bir kişinin, konuşması dikkat çekici olur mu? Hayatta bu
               
  konuşma tarzıyla ne kadar başarılı olunabilir?
              
Aynı ses tonuyla konuşan birinin konuşması dikkat çekici olmaz. Bu konuşma tarzıyla
               
başarılı olunması mümkün değil.

2. Konuşma kusurları nasıl düzeltilebilir?
1. Sesler doğru boğumlanmalıdır.
2. Hece ve sözcük vurgusuna dikkat edilmelidir.
3. İşitilebilir bir sesle konuşulmalıdır.
4. Uzun ve kısa heceler doğru söylenmelidir.
5. Sesi sözcüklerin anlam değerlerine göre kullanmalıdır.
6. İyi ve doğru tonlama yapılmalıdır.
7. Beden diline (Jest, mimik ve hareketlere) önem verilmelidir.
8. Ulama, duraklama yerinde ve doğru yapılmalıdır.
3. Tekerlemeler niçin zor söylenir?
Çünkü tekerlemelerde söylenmesi ve çıkarılması zor sesler art arda verilir.

4. Yazım kuralları ile okuyucunun metni anlaması arasında nasıl bir ilişki vardır?
Yazım kuralları yazı dilinde düşüncelerin daha iyi anlaşılması ve yanlış anlamaların önüne 
geçmek için uygulanır.
5.            • Büyük ünlü uyumu kuralı _/ KALINLIK İNCELİK UYUMU_kalın ünlülerden 
sonra kalın ince ünlülerden sonra ince ünlüler gelir_ demektir.
               • Telaffuzun düzeltilmesi için diksiyon alıştırmaları yapmalıyız.

6. Aşağıdaki cümlelerin başına, verilen bilgiler doğru ise  “D”, yanlış ise“Y” yazınız.
D,
D,
D,
D,
D,
D,
Y,
D,
D
7. Aşağıdakilerin hangisinde “ince k” vardır?
A) Karınca     B) Kâtip     C) Kadın   D) Kalın    E) Kaza

8. Aşağıdaki kelimelerden hangisi küçük ünlü uyumu kuralına uymaz?
A) Çalışkan     B) Horoz     C) Koyun   D) Kuyu    E) Kedi
9. Aşağıdaki kelimelerden hangisi büyük ünlü uyumu kuralına uymaz?
A) Giderken    B) Ağaçlık    C) Gelmiyor    D) Okul     E) Koşuyor
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz uyumu kuralına uyulmamıştır?
A) Ali, kardeşine olan kızgınlığını gözlükten çıkardı.
B) Babam, kasapdan bir kilo kıyma aldı.
C) İlacını zamanında kullan.
D) Çoban, üç kuzuyu kurda kaptırmış.
E) Sırtındaki ceketi çıkarıp attı.
11. Aşağıdaki kelimelerden hangisinde bir ses olayı gerçekleşmiştir?
A) Görecek    B) Gördüm    C) Görmemiş   D) GörmüyorE) Koşsa
12. Aşağıdaki kelimelerden hangisinde ses türemesi vardır?
A) Mektubu   B) Salıncağa    C) Arabaya    D) Çiçeği      E) Evlerde
13. Aşağıdaki eklerden hangisi büyük ünlü uyumu kuralını bozmayan bir ektir?
A) -yor
B) -ken
C) -ki
D) -leyin
E) -tır
14. Aşağıdaki eklerden hangisi küçük ünlü uyumu kuralını bozar?
A) -ler
B) -lik
C) -çi
D) -yor
E) -siz

15. Aşağıdaki kelimelerin hangisine ünlü ile başlayan bir ek getirilirse ünlü yumuşaması görülmez?
A) Yurt
B) Tıkaç
C) Tavuk
D) Kalıp
E) Hap

16. Aşağıdakilerin hangisinde “-yor” eki getirilince ünlü daralması görülür?
A) Başlama-
B) Göster-
C) Döndür-
D) Çevir-
 E) Öğren-

17. Aşağıdaki kelimelerden hangisinde “k” sesi telaffuz yönünden farklıdır?
A) Kitap
B) Kilim
 C) Kedi
D) Koltuk
 E) Kişi

18. Aşağıdaki kelimelerden hangisinde kelime vurgusu sondadır?
A) Okurken
 B) Gelme
C) Otobüsle
D) Koşarsan
 E) Deftersiz

Yazar Hakkında
admin

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.