2014-2015 9. Sınıf Dil ve Anlatım ders Kitabı Cevapları- Ada yayınları-3. Ünite Dil Kültür İlişkisi sayfa 28- 31 arası

30.09.2014 tarihinde 9. SInıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.


2014-2015 9. Sınıf Dil ve Anlatım ders Kitabı Cevapları- Ada yayınları-3. Ünite Dil Kültür İlişkisi  sayfa 28-   arası
HAZIRLIK:
1.”Atasözleri “, “masallar” ve “halk hikâyeleri”  neden milli kültür kaynaklarımızdandır?
   Çünkü bu türler  halkın yaşamından doğan ürünlerdir. Atasözleri  yüzyıllar boyunca edinilen tecrübenin ürünüdürler. Millilik özellikleri vardır. Masallar kendi inanış ve yaşam biçiminin birer yansımasıdır. Halk hikayeleri halk arasında yaşanmış olan olayların  abartılı olarak  yazıya aktarılmasıyla oluşurlar.
2. Ortak dil kavramından ne anlıyorsunuz?
Bir toplumun bütün fertlerinin konuştuğu dildir.
 Mecaz anlamda ise herkesin aynı düşünceyi aynı duyguyu dile getiren ortak değerlerde buluşmasıdır.
3.Yaşadığınız yöreye ait söyleyişlere örnek veriniz?
Gızım baa şu tulumu ver. Ondan soona da get Memed uyuyo mu bah. (Malatya yöresi)
sayfa 28.
1.       Okuduğunuz metinden yararlanarak  toplum halinde yaşamada dilin önemini belirtiniz.
İnsan sosyal bir varlıktır. Tek başına yaşayamaz. Günlük ihtiyaçlarını karşılamak için dili bir araç olarak kullanır. Eğer insanlar toplum hâlinde yaşamakta olmasalardı hiç kuşkusuz, dile gereksinme duymayabileceklerdi. Öte yandan dil olmasaydı insanların bir arada yaşamaları, anlaşabilmeleri, bir toplumu oluşturmaları da söz konusu edilemezdi. Kısacası, insanı insan eden dil, toplumun da başlıca temel taşlarındandır; ulusu ulus yapan öğelerin en başta gelenidir; kültürün bel kemiği sayılabilir.

2.       Yukarıdaki paragrafta millete ait hangi unsurların ulusal kimliğin oluşmasında etkili olduğu belirtilmektedir?  Bu düşünceden hareketle  kültür ve sanat etkinliklerinin dille ilişkisini belirtiniz?
Hayat görüşleri, zeka keskinliği, düşünce tarzları, ruh derinliği ve duygu inceliği ulusal kimliğin oluşmasında etkilidir.
Kültür ve sanat etkinlikleri toplumun özünü yansıtırlar bu yüzden bir milleti diğer milletlerden ayıran temel unsur kültürdür.  Milletler var oluşlarından bu güne kendi değerlerini oluşturarak gelmişlerdir. Bu değerler nesilden nesile dil yoluyla taşınarak gelirler.
3.       Okuduğunuz metinden yararlanarak kültür ürünlerinin, bilimsel buluşların, kişisel tecrübelerin kuşaktan kuşağa aktarılmasında dilin önemini dil- kültür ilişkisini de dikkate alarak tartışınız.
Bir milletin geçmişten günümüze biriktirmiş olduğu değerler bütününe kültür denir. Bu değerler nesilden nesile dil vasıtasıyla taşınır. Dolayısıyla dil kültürün en önemli taşıyıcısıdır. Dil olmadan milletler varlıklarını, değerlerini bir sonraki kuşaklara aktarmaları pek mümkün değildir. Dolayısıyla kültür ve dil birbirinden ayrılamaz.
Sayfa 30
1.       ETKİNLİK
a.       Türkçenin özellikleri ve yayıldığı coğrafya hakkında yaptığınız araştırma sonuçlarını arkadaşlarınızla paylaşınız.
Türkçe sondan eklemeli bir dildir. Ural – Altay dil ailesinin Altay kolun baağlıdır.
TÜRKÇENİN LEHÇELERİ VE YAYILDIKLARI COĞRAFYA
Burada, (biri dışında) tüm Türk topluluklarının kendi dillerini yani Türkçenin lehçelerini ve şivelerini anadil olarak konuştukları kabulu kesinlikle yanlış olmayacaktır. İkinci dil olarak ise, geçmişte veya günümüzde de bağımlı bulundukları devletlerin resmi dilini konuşmaktadırlar. Bunlar içinden en önemlileri Rusça, Çince, Farsça, Bulgarca ve Ukraynacadır. Kuşkusuz bu dillere ayrıca Arapça, Yunanca ile 1960’dan sonra Türklerin işçi olarak yabancı ülkelere göçü sonucu öğrendikleri diller olan Almanca, Hollandaca Fransızca ve İngilizce de eklenebilir.
ANADOLU TÜRKÇESİ:
Anadolu Türkçesi, Türk dilleri içinde Oğuz dilleri grubunda yer alır. Toplam nüfusları 60 milyona yaklaşan ve Anadolu, Trakya, Kuzey Kıbrıs’ta (Kıbrıs’taki Türk nüfusu yaklaşık 140 bindir) yaşayan Anadolu Türkleri tarafından konuşulan bu dil, Türk lehçeleri arasında en büyük grubu oluşturur. Ayrıca bu lehçe, şu Türk azınlıklarının da ana dilini oluşturmaktadır:
Türk Azınlıklar  Nüfus
Bulgaristan Türk azınlığı  750.000
Batı Trakya Türkleri (Yunanistan)  140.000
Makedonya Türk azınlığı  66.000
Irak Türkmenleri  300.000
Başta Almanya (1.920.000) olmak üzere
Hollanda (250.000),
Fransa (240.000),
Belçika (85.000),
İngiltere (65.000) ve Danimarka’ya (37.000)
1960’lı  yılların başından itibaren göç etmiş Türkler  2.600.000
AZERİ TÜRKÇESİ:
Anadolu Türkçesine yakınlığı ile bilinen Azeri Türkçesi de Oğuz dil grubundadır. “Azeri Türklerinin toplam nüfusu yaklaşık 23 milyon kadardır ve Azerilerin ancak 6,5 milyon kadarı Azerbaycan Cumhuriyeti’nde yaşarken yaklaşık 16 milyon Azeri, İran İslam Cumhuriyeti’nin kuzeyinde (Güney Azerbaycan), 330 bini Gürcistan’da ve 110 bini  Ermenistan’da yaşamaktadır.
ÖZBEK TÜRKÇESİ;
Dilleri Karluk grubunda yer alan “Özbek Türklerinin büyük çoğunluğu Özbekistan Cumhuriyeti’nde (16,2 milyon) yaşamaktadır. Başta Tacikistan (1,5 milyon) olmak üzere Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Afganistan’da yaklaşık 3 milyon Özbek bulunmaktadır.
 KAZAK TÜRKÇESİ:
Kazakça, Türk dillerinin Kıpçak grubunda yer alır. “Kazak Türklerinin büyük bölümü Kazakistan’da yaşarken, komşu cumhuriyetlerde de (özellikle Türkmenistan, Moğolistan)Kazak azınlıklara rastlanır ve toplam nüfusları 9 milyonu aşar. Kırgız Türkçesi: Kırgız dili, Kırgız-Kıpçak grubunda yer alır ve bu dili konuşan Kırgızların sayısı, diğer komşu cumhuriyetlerde yaşayanlarla birlikte 4 milyonu bulur.
TÜRKMENCE:
Türkmenistan Cumhuriyeti’nde bugün 3 milyon, diğer bölgelerde de (İran, Irak, Afganistan) yine yaklaşık 3 milyon Türkmen yaşamaktadır. Dilleri Oğuz grubunda yer alır ve Anadolu Türkçesine çok yakın nitelikler taşır.
TATARCA:
“Tatar Türklerinin 2 milyonu Rusya Devleti’nin içinde (Moskova’nın yaklaşık 750 km güneydoğusunda) Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nde (Kazan Tatarları) yaşarken, 1,1 milyon Tatar yine Rusya içindeki Başkurdistan Özerk Cumhuriyeti’nde, 350 bini Kazakistan’da ve 300 bini ise Kırım Yarımadası’nda (Kırım Tatarları) yerleşmiştir. Dilleri Kıpçak grubundandır.
BAŞKURT TÜRKÇESİ:
Günümüzde Başkurdistan Özerk Cumhuriyeti’nde (Moskava’nın yaklaşık 1.250 km Güneydoğusunda 1milyon, diğer bölgelerde ise 1,6 milyon Başkurt Türkü yaşamaktadır. Dilleri Kıpçak grubunda yer alır.
KARAKALPAK TÜRKÇESİ:
Dilleri Kıpçak grubunda yer alan Karakalpak Türkleri, Özbekistan’da (Aral Gölü’nün güneyinde) Karakalpak Özerk Cumhuriyet’inde yaşarlar; nüfusları 500 bin civarındadır.
ÇUVAŞ TÜRKÇESİ:
Çuvaşistan Özerk Cumhuriyeti’nde (Moskova’nın yaklaşık  600 km güneydoğusunda, Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nin kuzeybatısında) 950 bin civarında Çuvaş Türkü yaşamaktadır.
SORS TÜRKÇESİ:
Kültür ve dil yönüyle Hakas ve “Altay Türkleri “ne çok yakın olan Sors Türkleri Rusya’nın Kemerowo bölgesinde (Alma-Ata’nın yaklaşık 1.750 km kuzeydoğusunda) yaşarlar; sayıları 17.000 dolayındadır.
ALTAY TÜRKÇESİ:
Altay (Oyrat) dili Kırgız-Kıpçak grubunda yer alır. Bu dili konuşan 60 bin Altay Türkü Altay Özerk Cumhuriyeti’nde (Rusya Cumhuriyeti’nde Kemerowo’nın güneyinde, Moğolistan sınırında) yaşarken 70 bini ise diğer bölgelere yerleşmiştir.
UYGUR TÜRKÇESİ:
Türklerin ilk yazılı eserlerinde kullanılan Uygurca,Karluk dil grubunda yer alır. Bu lehçeyi konuşan yaklaşık 16 milyon Uygur Türkü (bazı kaynaklara göre 20-23 milyon) günümüzde Batı Çin’de
(Doğu Türkistan’da), çok azı ise Rusya’da yaşamaktadır.
GAGAVUZ (GÖKOĞUZ) TÜRKÇESİ:
Dilleri Oğuz dil grubunda yer alan dolayısıyla Anadolu Türkçesine çok yakın olan Gagavuz Türkleri Moldavya’nın güneyinde 1991 yılında kurulan Gagavuz Özerk Cumhuriyeti’nde yaşamaktadırlar; nüfusları yaklaşık 160 bindir. Ayrıca Balkanlar’da ve Rusya’nın çeşitli bölgelerinde dağılmış küçük topluluklara da rastlanır.  Stavropol Türkçesi: Türkmence ve Nogay diline çok yakın olan bu dil, bölgeye göç etmiş Türkmenler tarafından konuşulmaktadır.
KUMUK TÜRKÇESİ:
Kumuk Türkçesi Kıpçak grubundan olmakla birlikte Anadolu, Azeri ve Karaçay dillerine yakınlık da gösterir. Toplam nüfusları 300 bin kadar olan “Kumuk Türklerinin yaklaşık 250 bini Dağıstan bölgesinde (Kuzeydoğu Kafkasya’da) yaşamaktadır.
KARAÇAY TÜRKÇESİ:
Karaçay dili Kıpçak grubundan olup, Karaçay-Çerkes Özerk Cumhuriyeti’nde (Gürcistan’ın 200 km kuzeyinde) yaşamakta olan yaklaşık 160 bin Karaçaylı tarafından konuşulmaktadır. Balkar (Malkar) Türkçesi: Dilleri hemen hemen Karaçay Türkçesi ile aynı olan Balkar Türkleri Gürcistan’nın kuzeyinde, bu ülkeye komşu olan Balkar Özerk Cumhuriyeti’nde yaşamaktadır; sayıları 85 bin civarındadır.
KARAİM TÜRKÇESİ:
Kıpçak dil grubuna ait Karaim dili bugün çok az Karaim Türkü tarafından konuşulmaktadır. Bunlar, Ukrayna’nın batısı, Litvanya ve Polanya’da yaşamaktadır.
HAKAS TÜRKÇESİ:
Hakas Türkçesi Kırgız dil grubuna çok yakın olup, Hakas Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan yaklaşık 80 bin Hakas Türkü tarafından konuşulmaktadır.
NOGAY TÜRKÇESİ:
Nogay Türkleri, Stavropol ve Dağıstan Bölgesi, Çeçen-İnguş Cumhuriyeti ve de Karaçay-Çerkes bölgesinde dağınık olarak yaşamaktadırlar. Dilleri Kıpçak grubunda yer alan “Nogaylar”ın sayısı 75 bin dolayındadır.
TUVA TÜRKÇESİ:
Yaklaşık sayıları 220 bin tahmin edilen “Tuva Türklerinin 200 bini Tannu-Tuva Halk Cumhuriyeti’nde (Moğolistan’ın kuzey sınırına komşu bölgede)  yaşamaktadır.
YAKUT (SAKA) TÜRKÇESİ:
Moğolcanın etkisi ile hayli değişikliğe uğrayan Yakut dili, tahmini sayıları 400 bin olan ve büyük çoğunluğu Yakut Özerk Cumhuriyeti’nde (Çin sınırına 1.250 km uzaklıktaki Doğu Sibirya’da) yaşayan Yakut Türkü tarafından konuşulmaktadır.
KASKAY TÜRKÇESİ:
Anadolu ve Azeri Türkçesine çok yakın bir Türkçe ile konuşan Kaskay Türkleri, Hasme Türkleri ile birlikte İran’ın güneyinde yaşarlar; sayıları 700 bin dolayındadır.
AHISKA (MESKETİ, MEŞET) TÜRKÇESİ:
Dilleri Oğuz grubunda yer alan Ahıska Türkleri günümüzde dağınık olarak Özbekistan, Kırgızistan, Azerbaycan ve Türkiye’de yaşamaktadırlar. Sayıları 200 bin civarındadır.
b.Lehçe nedir?
Bir dilin tarihsel, bölgesel, siyasal sebeplerden dolayı ses, yapı ve söz dizimi özellikleriyle ayrılan kolu, diyalekt. (TDK)Lehçelerde, ses, şekil ve kelime ayrılıkları çok büyüktür. Bazı dilciler, büyük ayrılıklarda lehçeyi başka bir dil olarak kabul etmeyi de önerirler. Çuvaşça ve Yakutça, Türkçenin lehçeleridir. Yakutlar, Sibirya’nın kuzeyinde otururlar, Şamanist ve Ortodoksturlar. Çuvaşlar ise Volga’nın iki kolunun kesiştiği bölgededirler ve Ortodoks dinindedirler.
Şive nedir?
Bir dilin izlenebilen tarihi dönemlerinde ayrılmış koludur. Ayrılıklar, lehçede olduğu kadar değildir. İstanbul’da gelirim derken, Türkistan şivesinde kelür men denir. Ayrılık yazı diline girmiştir. Sınıflamalar da yazı dillerine göre olur.
Ağız nedir?
Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Karadeniz ağzı, Konya ağzı gibi .
Anadolu ağızlarınden örnekler:
Batı Anadolu Ağızlarından Örnekler Batı Anadolu Ağızlarından Örnekler:
Alnacında: Tam karşısında.
Anşırtmak: İma etmek.
Burma: Musluk.
Çilpi: Küçük, ateş tutuşturmakta kullanılan odun parçası.
Bağa: Guatr
Çiritmek: Üşümek, titremek.
Değin: Sincap
Genk: İşlenmemiş sert toprak.
Imgıraz: Hastalıklı, çökmüş (kişi)
Keşir: Havuç
Göcen: Tavşan yavrusu.
Göde: Zayıf, çelimsiz.
c.Çuvaşça ve Yakutça, Türkçenin lehçeleridir. Yakutlar, Sibirya’nın kuzeyinde otururlar, Şamanist ve Ortodoksturlar. Çuvaşlar ise Volga’nın iki kolunun kesiştiği bölgededirler ve Ortodoks dinindedirler.
Bir dili konuşan insanalar arsında coğrafi yerleşimin ve kültürün etkisi büyüktür.  İnsanların yaşam biçimleri dili de etkisi altına alır. Böylece topluluklar genişledikçe ağızda günlük konuşmadaki dil değişiklikleri zamanla coğrafyanın genişlemesi ve farklı kültürlerden etkilenme yoluyla ses ve şekil farklılıkları ortay çıkmaya başlar.
Ç. Okuduğumuz fıkrada Karadeniz yöresine ait dil özelliklerini görüyoruz.
d.
* Yazı dili ile konuşma dili arasındaki farklar:
– Bir ülkede bir yazı dili varken birden fazla konuşma dili vardır.
– Konuşma dili doğaldır yazı dili yapma bir dildir.
– Yazı dilinde kurallar varken konuşma dilinde yoktur.
– Yazı dilinin kullanım sahası konuşma diline göre daha geniştir.
– Konuşma dili günlük hayatta farklılık gösterirken yazı dili gösterme
*İstanbul Türkçesi hem en çok konuşulan hem de kültür dili olması hasebiyle yazı dili olarak esas alınmıştır. İstanbul bir dönem sanat, edebiyat ve bilimin merkezi durumundadır. Bu yüzden diğer ağızlara göre daha gelişmiştir.
*Ortak dil olmadan iletişim istenilen düzeyde gerçekleştirilemeyebilir. Toplumlar kendi içlerinde iletişimi sağlamak ve anlaşabilmek için ortak bir dil geliştirmek zorundadır. Bu yüzden ortak dil resmi dil ve yazı dili olarak kullanılır.
e. konuşma dili günlük hayatta kullandığımız dildir. Bu dili kullanırken daha çok jest ve mimiklerimizden istifade ederiz. Duygularımızı aktarırken ses tonumuz ve vurgu önemlidir. Yazıda noktalama işaretleri ile gösterilen bu durum konuşmada ise vurgu, tonlama, jest ve mimliklere ihtiyaç duyarız.
f. her milletin bir tarihi ve kültürü vardır. Bu kültürün nesilden nesille aktarılmasının en önemli unsuru dildir. Dil olmadan toplumlar kendi kültürlerini nesilden nesile aktaramaz. Dil olmadan bilimsel gelişmeler daha sonraki nesillere aktarılamaz. Bu yüzden  yazı dili bir milletin varlığın en önemli dayanağıdır.
g.  Adam sakız mı sakız:  çok yapışkan,  birine yapışınca peşini bırakmayan
   Atlatamıyorum adamı :  İstemediği birinden kurtulmak isteği
h. Lehçe bir dilin çok eskiden ayrılmış kollarıdır. Hem ses hem şekil hem de sözcük farklılıkları bulunur.
Şive de ise ses ve sözcük farklılıkları vardır.
 Ağızda ise sadece konuşma dilinde ses ve söyleyiş farklılıkları vardır.  Argoda ise sözcüklerin kendi anlamlarının dışında kullanılmaları vardır. Sözcüklere yeni anlamlar yüklenir.
ANLAMA – YORUMALMA
1….
2…Ege bölgesinin konuşmaları daha ilgi çekici geliyor.
                                        DEĞERLENDİRME
1.Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeler yazınız.
* Kültür…. Bir milleti, bir topluluğu millet yapan onu diğer milletlerden farklı kılan hayat belirtilerinin bütünüdür.
* kültür ürünleri ve bilimsel buluşlar gibi kişisel tecrübeler de ….dille … gelecek nesillere aktarılır.
2. E. Fertlerin toplu yaşama isteklerini yansıtması
3.aşağıdakilerden hangisi kültürün unsurlarından biri değildir?
A. Dil      B. Tarih    C. Din      D.  Örf, adet ve gelenekler     E. Vicdan
4.B. ağız
Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.