MESNEVİ NAZIM ŞEKLİ

05.05.2014 tarihinde 10. Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

             Arapça ’da “ikişer, ikişerlik” anlamına gelir.
             Kendi aralarında uyaklı beyitlerden oluşur.
             Aruz ölçüsüyle yazılır. Özellikle aruzun kısa kalıpları kullanılır.
             Divan şiirinin en uzun nazım biçimidir.
             Divan edebiyatında “roman”, ”hikaye” türlerinin işlevini görür.
             Her beyit kendi arasında kafiyelidir.(aa-bb-cc-dd-ee-….)
             Bir şairin 5 mesnevisinden oluşan eserler bütününe “Hamse” adı verilir.
             Hamse sahibi şairler;
             Ali Şir Nevai,
             Taşlıcalı Yahya,
             Nev’i Zâde Atayı
             Mesnevilerde asıl konuya doğrudan girilmez.
      Mesnevide üç ana bölüm vardır

             Giriş,
             Konunun işlendiği bölüm,
             Bitiş
             Giriş bölümü;
             Dibace: Ön söz
             Tevhid: Allah’ın birliğinin anlatıldığı bölüm,
             Münacaat: Allah’a yapılan yalvarış ve yakarışların dile getirildiği bölüm,
             Naat: Hz.Muhammed’in övüldüğü bölüm,
             Miraciye: Hz.Muhammed’in Recep ayının 27.gecesi göğe yükselerek Allah
              ile görüşmesinin anlatıldığı bölüm,
             Mehd-i Çehar-Yar-ı Güzin: Dört halifenin övüldüğü bölüm,
             Eserin sunulacağı kişiye övgü,
             Eserin yazılış sebebi.
  İşledikleri konulara göre Mesneviler
Mizahi mesneviler
Savaş ve kahramanlık mesnevileri
Dini ve tasavvufi mesneviler
Aşk konulu mesneviler
Ahlaki ve öğretici mesneviler
Bir şehri anlatan mesneviler(şehrengiz)
  Yüzyıllara göre başlıca mesneviler
 
XI.YÜZYIL
Kutadgu Bilig-Yusuf Has Hacip(İlk Mesnevi)
 
XII.YÜZYIL
Mevlana-Mesnevi
 
XIV. YÜZYIL
             Şeyyad Hamza-Yusuf u Zeleyha,Destan-ı Sultan Mehmed
             Yunus Emre-Risaletü’n Nushiye
             Gülşehri-Mantıku’t-Tayr
             Aşık Paşa-Garipname
             Hoca Mesud-Seheyl ü Nevbahar
             Erzurumlu Mustafa Darir-Kıssa-i Yusuf
             Şeyhoğlu Mustafa-Hurşidname
             Ahmedi-İskendername,Cemşid u Hurşid,Tervihü’l-Ervah,Esrarname,Mirkatü’l-Edeb
             Eflaki-Menakıbü’l-Arifin
XV. YÜZ YIL
             Ahmed-i Dahi-Çengname
             Süleyman Çelebi-Vesiletü’n-Necat(Mevlid)
             Şeyhi-Hüsrev ü Şirin,Harname
             Cem Sultan-Cemşid u Hurşid
             Hamdullah Hamdi(Hamse)-Leyla ile Mecnun,Yusuf u Züleyha,Mevlid,
             Tuhfetü’l- Uşşak,Kıyafetname
 
XVI. YÜZYIL
             Mesihi-Edrine Şehrengizi(İlk şehrengiz)
             Cafer Çelebi-Hevesname
             Revani-İşretname
             Lami-Ferhad u Şirin,Namık u Azra,Şem ü Pervane
             Kemalpaşazade-Yusuf u Züleyha
             Zâti-Şem u Pervane,Ahmed u Mahmud,Edirne Şehrengizi
             Fuzûli-Leyla vü Mecnun,Beng ü Bade,Sohbetü’l-Esrar
             Kara Fazli-Gül ü Bülbül,Hüma ve Hümayün
             Taşlıcalı Yahya(Hamse)-Gencine-i Raz,Kitabu’l-Usül,Gülşen-i Envar,Yusuf u Züleyha,Şah u Geda
 
XVII.YÜZ YIL
             Ganizade Nadiri(Hamse)-Miraciye,Şehname,Mahzen-i Bahr
             Nevizade Atayi(Hamse)-Nefhatü’l-Ezhar,Sohbetü’l-Ebkar,Sakiname,Hilyetü’l Efkar
             Edirneli Güfti-Teşrifatü’ş-Şuara
             Nabî-Hayriyye,Hayrabad,Surname
             Sabit-Zafername,Edhem ü Hüma,Berbername,Derename
             Neşati-Edirne Şehrengizi
             Tabî-İstanbul Şehrengizi
             Güftî-Hasb-ı Hâl
             Beyanî-Şah u Derviş
 
XVIII.YÜZ YIL
             Nahifî-Mesnevi Tercümesi
             Şeyh Galip-Hüsn ü Aşk
             Vehbî-Lutfiye
 
XIX. YÜZ YIL
             Enderunlu Fazıl-Hubabname,Zenname,Defter-i Aşk
             Keçecizade İzzet Molla-Mihnet-i Keşan,Gülşen-i Aşk
             Ziya Paşa-Harabat Mukaddimesi
             Namık Kemal-Tahrib-i Harabat’ın bir kısmı
             Abdülhamit Tarhan-Manzum tiyatroları

 

Kaynak: Yılmaz Dağ  (edb. Öğretmeni)
Cemşid-i Hurşid mesnevisinden bölümler

Melik sermâyesi adl u sehâdur

Melik mi olur ol kim kel „atâdur

Gerekdür şâh olana hüsn-i tedbîr

Ki devlet işine olmaya taksîr

Melik kim olmaya anda siyâset

Acebdür idebülürse anda riyâset

 

Ulu şâh idi lîkin hiç derviş

Selâm ögretmez idi görse der pîş

Tevâzu lutfı hem eyle kılurdı

Ki kullar kullıgunı yanulurdı

…..

Savaşda yıldırım dirlerse hakdur

Ki yakmaktan âmân andan ırakdur

….

Öget sözlü açuk gözlü bilülü

Zamîri bahr-ı „ummân lafzı lü‟lü‟

Sınamış ola dünyânun işinden

Haber-dâr ola çarhun cünbişinden

Öküş müşkilleri hall itmiş ola

Meseller çok öninde dutmış ola

Çü ma‟lûm ide her emrün önini

Öninden gözedür ola sonını

Ulu şehlere hidmet kılmış ola

Usûl ü kadr ü hürmet bilmiş ola

Alur ola cıhânun alıgını

Bilür ola zemânun kılıgını

Çok ögrenmiş ola şartlar edebler

Delim iş görmiş ola bu‟l- „acebler

 

Şerî‟at hükmin ü dîvân yasagın

Bile anlaya sayrusın yasağın

Be-her hâl olmaya hergiz garazlu

Olur re‟yi garazlunun marazlu

Derûnı açug ola agzı tutlu

Sözi tatlu ola vü yüzi kutlu

Pes andan yarar ola tanışıga

Her işün sonın önin sanışıga

 

Veger ne degme bir nâ-dân ü câhil

Ki girü kendüdendir kendü gâfil

Eşek sîretlü hûlu vü murdâr

Ki „âlemden degül hergiz haber-dâr

 

Öninden ardı götden başı bilmez

Elifden kör-devâyı fark kılmaz

Cihânun acısından tatlusından

Zemânun eyüsinden yatlusından

Ne tatmışdur ne bilmişdür ne görmiş

Ne iş itmiş ne işitmiş ne sormış

Mesel begdeş tevârih u hikâyet

Katında kılmamış kimse rivâyet

Edeb erkân u hıdmet bilmeye hîç

Ulular ile sohbet kılmaya hîç

Cânı agır ola vü başı yani

Başında olmaya bir kuşca beyni

Ne fikr ü re‟y ola anda ne tedbîr

Ki sultanlar öninde kıla takrîr

 

Tanışık evine girdi Boğa Han

Turumtay u bir iki aklı noksan

Hem ol tûtînin ola hali yavuz

Ki ana kargalar ola kılavuz

…….

Didi Şâdi‟dür ulu şehzâde

Velikin her hünerdedür piyâde

Gişide varısa gevher hünerdür

Hünersiz gişi bil kim bed-güherdür

Melikzâde ki olmaya hüner-ver

Olamaz hiç kimesneye ser-ver

Gişi gerek durur kim ola hüner-ver

N‟ola ger aslda olmazsa ser-ver

….

Didi Efser ana girü ki i cihan-dâr

Gerek fikr evvel ardınca anun kâr

Nicesi ola ki şâh-ı bermend

Kurı agaç ile edile peyvend

Nicesi dürrü toprağa salalum

Neden bu cânımız terkin salalum

Gişi kim ide nâ-cins ile peyvend

Elüyle kendü ayagına urur bend

….

Seher guyendesi çün bağladı saf

Getürdi geldi çarh altun sulu def

Ney urdı subh bülbül başladı çeng

Kılup durrâc ile mûsîce aheng

Çü bildiler dügüne oldı âgâz

Karışdı bir birine sâz u âvâz

Tonandı ol bişâretden zemâne

Bezendi kasr u taht u taht u tâc ü hâne

Kaçan zulmet tozına nûr yagdı

Şehenşâh şâd u hurrem tahta agdı

Buyurdı begleri vü uluları

Saraya geldi toldı cümle varı

İnâyet şâh Ferahşâdı getürdi

Bir altun kürsi kodılar oturdı

Orada gördi bir çeşme akar

Ki suyu âb-ı Hızr idi ya Kevser

Oturmuş ol sunun içinde bir gül

Gül üstünde tağılmış tâze sünbül

Eliyle saçacak başına su

Kamer üstüne dökülürdü lu‟lu (Akalın,1975:b. 1228-1230)

Kalup şah ol ten ile saça hayrân

Diledi kim ana vire dil ü cân (Akalın,1975:b.1237)

Dutup durur periler bu diyârı

Bunun bir hûb kızdur şehriyârı

Yazar Hakkında
admin

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.