Serveti Fünun Edebiyatında Anlatmaya Bağlı Edebi Metinler- Hikaye ve Roman

09.03.2014 tarihinde 11.Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

1. Bu edebî tür daha Tanzimat yıllarında bile yeni şiirin gördüğü ölçüde itiraz görmemiş bünyesindeki Avrupaî yenilikleri Türk hayat ve edebiyatına daha kolay kabul ettirmiştir. Bunun başlıca sebebi gazeteciliğin kuruluşundan beri edebiyatta nesrin daha geniş bir rağbet görmesi nazmın ise hemen yalnız şiirde kullanılan bir ifade vasıtası haline gelmesidir.
 
2. Roman Türk edebiyatında âdeta yepyeni bir edebî tür diye karşılanmış onun eski ve manzum Şark hikâyelerinin yerini aldığı muhafazakârlarca fark edilmemiştir. Bu sebeple önce tercüme eserlerle başlayan Avrupaî Türk romanı kısa zamanda telif eserlerin yazılmasını teşvik eden geniş bir rağbet görmüştür.
3. Servet-i Fünûn romancıları arasında ilk öğrenimlerinden beri Avrupa dillerini ve edebiyatlarını öğrenmiş bulunanlar vardı. Bunlar roman zevkini ya doğrudan doğruya Batı edebiyatından yahut yine Batı tesiri altında gelişen Tanzimat romanından almış bulunuyorlardı. Yeni romancılar eski Türk edebiyatına zevk şekil ve edebî anlayış bakımından bağlı bulunmadıkları için Türkiye’de Arupaî roman ve hikâyenin gelişmesi yolunda tam bir cesaretle ve geriye bakmadan çalışabilmişlerdir.
4.Tanzimat’ın hikâye ve romanı Fransız romantiklerinden biraz da realistlerden örnek almıştı. Servet-i Fünûn romancılarına örnek olanlar da genel olarak realist ve natüralist Fransız edebiyatıyla yine Fransa’da bir psikolojik roman çığırı açan yazarlardır.
5. Batı’ya dönüşün kuvvetli oluşu ve eski Doğu’dan hatıra taşımayışı yüzünden Servet-i Fünûn romanının yalnız roman mimarîsi değil hayatı ve kahramanları da biraz Avrupaîdir. Bununla beraber Edebiyat-ı Cedîde romancılarının roman dünyamıza içinde bulundukları sosyal hayattan bazı kuvvetli tipler ve sahneler getirdikleri inkâr olunamaz. Halid Ziya’nın Mai ve Siyah romanındaki Ahmet Cemil tipi Aşk-ı Memnu’daki Firdevs Hanım Nihâl ve Bihter o devir İstanbul’unda yaşamışlardı.
6. Servet-i Fünûn’un küçük hikâyesi daha çok Sami Paşazade Sezaî’nin ulaştığı merhaleden harekete geçmiş durumdadır.
Servet-i Fünûn yazarlarının kitaplar dolusu küçük hikâyeler yazmaları çok önemlidir.
Bu yazarların yaşadıkları çağlar Türkiye’de küçük hikâye edebiyatının altın devri sayılır.
Küçük hikâyenin yazarlar ve okuyanlar arasında gördüğü rağbet Servet-i Fünûn’dan sonra da yeni birtakım küçük hikâyecilerin yetişmesini sağlamıştır.
 
Servet-i Fünûn Romanının Dil ve Anlatım Özellikleri
Tanzimat’la başlayan Türk romanı, Servet-i Fünûn döneminde Namık Kemal’in açtığı sanatkârane üslup ile gelişimini devam ettirmiştir.
Bu dönemde roman, gerek üslup gerekse teknik bakımdan önceki döneme göre büyük gelişim göstermiştir.
Romanda Tanzimatçılarda görülen kurgu hataları, üslup eksiklikleri, acemilikler Servet-i Fünûn döneminde kaybolmuştur.
Roman tekniği modern ve sağlamdır.
Olayların örgüsü, işlenişi ve konuşmalar başarılı biçimde verilmiştir.
Yazarlar, eserde kişiliğini gizlemiştir. Batılı anlamda Türk romanı bu dönemde yazılır.
Servet-i Fünûncular, Tanzimat’la başlayan dilde sadelik anlayışından uzak durmuş, aydın kesim için süslü ve sanatlı bir dille eserler vermiştir.
Onlar estetiğe önem vermiş, bu da beraberinde dil zenginliğini getirmiştir. Ancak sanatkârane üslup anlayışı eserlerde kullanılan dilin kimi zaman anlaşılmaz hâle gelmesine neden olmuştur.
Sanatçılar duygu ve düşüncelerini anlatmak için Arapçadan, Farsçadan, Batı edebiyatından sözcük ve tamlamalar kullanmışlardır.
Batı edebiyatının etkisiyle kısa cümleler kurmaya özen göstermişlerdir. Yazılarda Fransız cümle yapısının etkisi vardır. Söz diziminde yenilikler yapmışlar; kesik cümleler kullanmışlar, sıfatları ismin sonunda kullanmışlar, fiilsiz cümleler oluşturmuşlar, “ve” bağlacına, “ah” ve “oh” gibi ünlemlere cümlelerde bol bol yer vermişlerdir.
 
Servet-i Fünûn Romanının Tema/Konu Özellikleri
Tanzimat sanatçıları devrin koşulları gereği dışa dönük sosyal yazarlardır.
Yapıtlarında işledikleri konular da yanlış Batılılaşma, görücü usulüyle evlenme, esaret (kölelik) gibi sosyal konulardır. Servet-i Fünûn sanatçıları ise yaşadıkları dönemdeki siyasal baskılar ve sansür nedeniyle bireysel konulara yönelmiştir. Bunun sonucu olarak sosyal içerikli temalardan uzak durmuşlar; eserlerinde hayâl-hakikat çatışması, başarısız aşklar, karamsarlık gibi bireysel temalara yönelmişlerdir.

 

Yazar yaşadığı toplumdan bağımsız değildir. Onun, yaşadığı toplumun uzak bir şekilde eser vermesi olanaksızdır. Bu açıdan her tema yazıldığı dönemin zihniyetini, sosyal ve kültürel durumlarını yansıtır. Kısacası yaşamın gerçeği ile romanın gerçeği birbiriyle örtüşmez; ancak roman gerçek yaşamdan, içinde yaşadığı toplumsal, ekonomik ve kültürel ortamdan etkilenir. Üretildiği toplumun yansımalarını içerir.
Mai ve Siyah’ta romanın yazıldığı dönemin basın hayatı,
Aşk-ı Memnu’da Beyoğlundaki yaşam, eğlence merkezleri yer alır.
Servet-i Fünûn romanında, konular İstanbul’daki seçkin kişilerin yaşamından, özellikle Batılı çevrelerden alınır.
Hayal kırıklığı, üzüntü ve başarısız aşklar romanlara konu olur.
Please follow and like us:
Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

  • Meta

  • Enjoy this blog? Please spread the word :)