11. Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı – Milli Edebiyat Dönemindeki Öğretici Metinler

20.03.2014 tarihinde 11.Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

1911 yılında Selanik’te çıkan Genç Kalemler dergisinde Ömer Seyfettin’in Yeni Lisan adlı makalesinin yayımlanmasıyla başlayan yeni bir dil hareketidir (Bu dil hareketi için 1908-1923 yılları arası dönemi referans alan bir tarihlendirme de söz konusudur, bu tarihlendirme dönemin iki siyasî olay -II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet ilanı- arasında oluştuğunu varsayar). Sade Türkçenin bir dava olarak ele alınması ilk kez bu dergide ortaya konulmuş ve “Millî Edebiyat” terimi ilk defa bu dergide kullanılmıştır. Bu dönem sanatçılarının şiir anlayışıyla, Fecr-i Ati topluluğunun şiir anlayışı birbirinden pek farklı değildir. “Şiir vicdani bir keyfiyettir” düşüncesinde olan şairleri bireysel konuları işlerler. Daha sonra 1917 yılında yaptıkları bir toplantıda, hece ölçüsünü kullanma, günlük konuşma diliyle yazma noktasında birleşen şairlerin, içerik konusunda her birinin ayrı bir yaklaşımda olduğu gözlenir. Bu dönem sanatçıları Divan edebiyatını, Doğu edebiyatının; sonrasını ise Batı edebiyatının taklitçisi olmakla suçlarlar.
Şiirde daha çok bireysel konulara yönelen bu dönem sanatçıları, roman ve öyküde sosyal meselelere eğilmişler; Milliyetçilik düşüncesi, Kurtuluş Savaşı gibi konuları ele almışlardır. Konuların İstanbul dışına çıkarılması da bu dönemin belirgin özelliklerindendir. Ayrıca “aşk” bu dönem roman ve hikâyesinin en önemli teması olarak dikkat çeker. (Kaynak:wikipedia)
Milli Edebiyat döneminde öğretici metinlerin genel özellikleri şunlardır:

·          Milli Edebiyat döneminin öğretici metinlerinde sosyal ve siyasi şartlar dolayısıyla dil, siyaset konuları, milliyetçi, tarihi ve bilimsel konular işlenmiştir.
·           Öğretici metinlerde; Servet-i Fünun dönemi gibi ağır ve süslü bir dil değil, yalın ve doğal bir dil kullanılmıştır.
·          Ziya Gökalp, Ali Canip Yöntem, Mehmet Fuat Köprülü, Halide Edip Adıvar, Yusuf Akçura, Yahya Kemal gibi isimler öğretici metinler (fıkra, makale, sohbet, anı vb. kaleme almışlardır.
·          Öğretici metinlerde Ziya Gökalp, İslamiyet öncesi; Yahya Kemal, İslamiyet sonrası Türk tarihini ve kültürünü ön plana çıkarmıştır.

Milli Edebiyat Döneminde Makale
İlk örneklerini Tanzimat sanatçılarında gördüğümüz bu tür milli Edebiyat döneminde daha da gelişmiştir. Bu dönem sanatçıları 1911 de Selanikte Çıkarılan Genç Kalemler adlı dergide yayınlanan  “Yeni Lisan” adlı makaleyle edebiyat anlayışlarını da açıklarlar. Ömer Seyfettin’e ait bu makale, dergide isimsiz olarak yayımlanmıştır.
Milli Edebiyat sanatçılarından makale yazarı olarak özellikle Ömer Seyfettin, Ali Canip ve Ziya Gökalp öne çıkmıştır. Dönem sanatçıları, Türkçülük akımının da etkisiyle bu edebiyatın temellerini oluşturan değerleri makale türünü kullanarak halka anlatmışlardır. Bu dönem makalelerinde yazarlar, Batılı ülkeleri örnek göstermişler ve eserlerinde bilimin önemini vurgulamışlardır.
Tanzimat döneminde öne çıkan özgürlük, adalet, hak gibi kavramların yerini iktisat, ahlak, sanat ve felsefe gibi ilmi konular almıştır. Bunun en önemli nedeni, Meşrutiyet döneminde oluşan özgürlükçü ortamdır. Toplumun Tanzimat döneminden farklı olarak bu yönünü eksik gören Milli Edebiyat sanatçıları, bu kavramlar üzerinde yoğunlaşmışlardır. Ayrıca Milli Edebiyat sanatçıları Tanzimatçıların ihmal ettiği Anadolu’ya da seslenir ve oradaki insanların sorunlarıyla ilgilenir.

MİLLİ EDEBİYAT AKIMINDA ELEŞTİRİ
Tanzimat Döneminde Batı edebiyatından edebiyatımıza yeni giren türlerle birlikte gelen “Edebiyat eleştirisi” bu dönemden başlayıp gittikçe gelişerek Milli Edebiyat dönemine gelmiştir. Bütün edebiyat akımlarının ve hareketlerinin daha çok başlama, gelişme evrelerinde görüldüğü gibi, Milli Edebiyat hareketinin bu evrelerinde de eleştiride bir yoğunlaşma göze çarpar. Özellikle Genç Kalemler ‘de Ali Canip ve Ömer Seyfettin’in, Milli Edebiyat anlayışı ve yeni lisan hareketini yaygınlaştırmak, savunmak için yayımladıkları eleştiriler bu türün ilk güçlü örnekleridir.

Milli Edebiyat Döneminde Fıkra
Yazarın herhangi bir konu veya günlük olaylar hakkındaki görüşlerini, düşüncelerini ayrıntılara inmeden anlattığı gazete ve dergilerde yayımlanan kısa fikir yazılarına fıkra adı verilir. Fıkranın en önemli özelliği güncel konularda yazılmasıdır. Bu yönüyle de dönemin sosyal hayatını ve değer yargılarını kısacası zihniyeti yoğun olarak yansıtır. Halka seslenmeyi amaçlayan Milli Edebiyat sanatçıları, bu türü kullanarak yaşadıkları çalkantılı dönemin değerlendirmesini yapabildikleri gibi güncel konuları da değerlendirme imkânı bulmuşlardır. Bu dönemin en önemli fıkra yazarları
Ahmet Rasim : Şehir Mektupları, Eşkâl-i Zaman, Muharrir Bu Ya
 Ahmet Haşim : Bize Göre, Gurabahane-i Laklakan
 Refik Halit Karay: Bir Avuç Saçma, Bir İçim Su, Kirpinin Dedikleri
Ziya Osman Saba: Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
 Falih Rıfkı Atay: Eski Saat, Çile
Milli Edebiyat Döneminde Sohbet
Güncel bir konuda yazarın okuyucuyla konuşuyormuş gibi samimi ve anlaşılır bir dille yazdığı, her türlü özentiden uzak yazılara sohbet denir. Sohbet, fıkraya göre daha geniş bir alanda yazılır. Edebiyat, bilim veya herhangi bir güncel mesele sohbetin konusu olabilir. Sohbette yazar, okuyucuyla konuşuyormuş gibi yazar. Milli Edebiyat sanatçıları, fıkrada olduğu gibi sohbette de nesnel bir bakış açısıyla yazarlar. Onlar genellikle sosyal ve siyasal konulara ya da edebiyat konularına yönelirler.
Türk edebiyatında Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Rasim, Şevket Rado, Halide Edip Adıvar, Yahya Kemal Beyatlı gibi sanatçılar sohbet türünde yazı kaleme almışlardır.


Milli Edebiyat Döneminde Yergi ve Mizah

Milli edebiyat döneminde daha çok Sosyal ve siyasi içerikli hicivler yazılmıştır. Servet-i Fünun ve Fcr-i Ati dönemindeki bireysellikten büyük ölçüde sıyrılma, siyaset ve sosyal konulara yöneliş, bu türde yeni bir çizgiye gelindiğini gösterir. Ayrıca yergi ve gülmece için gerekli olan düşünce yapısı, ince buluşlar ve nüktenin de bu dönemde gülmece ve yergiye yansıdığını görüyoruz.
Bu dönemde Neyzen Tevfik Kolaylı, Halil Nihat Boztepe, İhsan Hamami, Refik Halit Karay yergi alanında öne çıkmış yazarlarımız arasındadır.

MİLLİ EDEBİYAT AKIMINDA EDEBİYAT TARİHİ
Bir toplumun geçirdiği evrelere bağlı olarak edebiyatındaki gelişmesi bakımından önem taşıyan edebiyat tarihi denemeleri, edebiyatımızda Tanzimat döneminin sonlarında başlar. II. Meşrutiyet’in ilk yıllarına değin sürdürülen denemelerden sonra edebiyat tarihçiliğinin bilimsel bir yöntemle ele alınması Milli Edebiyat döneminde başlar.
Edebiyat tarihinde yöntem denilince ilk akla gelen ad Fuat Köprülü’dür. Yöntem eksiklikleri görülmekle birlikte Köprülü’nün edebiyat tarihi olarak bize bıraktığı yapıtlarının önemini yadsıyamayız. Köprülü’nün, edebiyatımızın değişik alanlarında ve değişik konularda yazdığı makaleleri de edebiyat tarihi açısından ayrı bir önem taşır.
Bu dönemde Milli Edebiyat sanatçıları, öz kültüre dönük olarak birçok eser vermiştir. Özellikle edebiyat tarihi üzerine yapılan çalışmalar önem kazanmıştır. Bunlar içinde Fuat Köprülü’nün “Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar” isimli tasavvuf edebiyatı tarihi çalışması ve ilk baskısını 1920 yılında yaptığı “Türk Edebiyatı Tarihi” adlı eseri önemlidir.
Türkçülük akımının önemli bir ismi olan Ziya Gökalp ise Türkçülük düşüncesini işlediği “Türkçülüğün Esasları”, “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak” ve “Kızıl Elma” eserlerini yazar.
Bu dönemin bir diğer önemli öğretici metin yazarı ise ünlü şair Yahya Kemal’dir. Sanatçı, “Aziz İstanbul” adlı eserinde İstanbul’un fethini, mimarisini, edebiyat ve tarihini anlatır. Bu eserlerin amacı öz kültüre ait değerleri ortaya çıkararak halkın ve edebî çevrelerin bilinçlenmesini sağlamaktır. Sanatçılar bu eserlerinde de Yeni Lisan hareketiyle oluşan sade ve yapmacıksız dil anlayışından ödün vermez. Böylelikle uzun yıllar ihmal edilen “öz kültür” tanıtılmış olur.
Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.