11. SINIF TÜRK EDEBİYATI- SERVET-İ FUÜNUN EDEBİYATI ÖĞRETİCİ METİNLER

10.12.2013 tarihinde 11.Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

Servet-i Fünun Edebiyatında Eleştiri
Servet-i Fünun döneminde eleştiri, daha çok başkalarına cevap verme ya da Servet-i Fünun’un görüşlerini savunma biçiminde gelişir.
Şair ve yazarlar nazımda kullanılan sözcüklerin yapaylığı, anlam karışıklığı yönünden ağır eleştiriler alırlar, yine sanatçıların bir kısmı Batı hayranlığını körüklemekle suçlanırlar. Kişileri Türk olmayan iki öykü yazdığı için Halit Ziya, milli olmamakla suçlanmıştır. Servet-i Fünun yazarları bu eleştirilere cevap verirken soğukkanlılıklarını yitirmezler.
Halit Ziya, Hüseyin Cahit, Ahmet Şuayp, Mehmet Rauf… gibi yazarlar Batılı yazarların sanat ve edebiyatla ilgili görüşlerini açıklamaya çalışır; Batılı sanatçıları tanıtırlar.
Servet-i Fünun’da edebiyat eleştirisiyle ilgilenen tek sanatçı, Ahmet Şuayp (1876 – 191O)’ tır
Ahmet Şuayp, bir edebiyat eserinin psikoloji ve sosyolojinin verilerine dayanılarak eleştirilmesi gerektiğini söyler, Fransız eleştirmeni Hippolyte Taine’den etkilenir ve yazılarını Servet-i Fünun dergisinde “Hayat ve Kitaplar” başlığı altında yayımlar. O, eleştirilerinde nesnel olmaya çalışır; eserlerin kusurlu ve güzel yönlerini bir arada gösterir.


Edebi Tenkit: Bir edebiyat ve sanat eserinin her yönüyle anlaşılmasını sağlamak ve eseri değerlendirmek için kaleme alınan yazı türüne edebî tenkit denir. Günümüzdeki ifadesi ise eleştiri şeklindedir.

EDEBİ TENKİT TÜRÜNÜN ÖZELLİKLERİ:
1. Eleştirinin amacı iyi ve güzel olan sanat eserinin değerini ortaya çıkarmak, sanatı iyi ve güzel olmayandan ayırt etmektir.
2. Eleştirmen değerlendirmeleriyle yazara ve okuyucuya yol gösterir.
3. Eleştiriler genelde nesneldir ancak kişisel düşüncenin ifade edildiği eşletiriler de vardır.
4. Eleştirmen, eleştiri yapacağı alanda gerekli bilgi birikimine sahip olmalıdır.
5. Eleştiri, sanatçı ve eser hakkında bilgi verdiği gibi dönemin özelliklerini ve sanat anlayışını da yansıtır.
6. Edebiyatımızda başlıca eleştiri yazarları:
Namık Kemal – Tahrib-i Harabat(Ziya Paşa’nın “Harabat” adlı eseri eleştirilmiştir.)
Hüseyin Cahit Yalçın, Cenap Şehabettin, Ali Canip Yöntem Ahmet Hamdi Tanpınar, Mehmet Kaplan, Cemil Meriç, Nurullah Ataç, Memet Fuat, Ahmet Şuayb
TENKİT ANLAYIŞINDAKİ EKSİKLİKLER
1. Avrupa’daki tenkit anlayışının etkisinde kalarak eser ve yazar tenkidinde zayıf kalmışlardır.
2. Yazar ile ilgili kendi kişisel izlenimlerini söylemişler, objektif hükümler vermekte zorlanmışlardır.
3. Tenkit anlayışında kendileri arasında bir birlik oluşturamamışlardır.
4. Arapça ve Farsçayı, Türkçenin kaynakları arasında görmeleri ve yeni sözcükleri bu iki dilden seçmeleri nedeniyle üsluplarını anlaşılmaz hale getirmişlerdir.
• Servet-i Fünûn sanatçılarının büyük bölümü eleştiri alanında ürün vermiştir. Bu eleştiri yazıları daha çok Servet-i Fünûn dergisinin “Musahabe-yi Edebiye” (edebiyat sohbetleri) sütununda yayınlanmıştır. Bunların en önemlileri şunlardır.
Tevfik Fikret:
Lisan-ı Şiir, Evzan-ı Aruz, Nazım mı Güçtür Nesir mi?, Tesir-i Evzan, Tasfiye-i Lisan, Romanların Tesiri.
Şair bu yazılarında yapıcı bir üslup kullanmıştır. Öğretici tarafları ağır basan bu yazılar Fikret’in düşüncelerini söylediği metinler olarak değer kazanır.

Cenap Şehabettin:
Esalîb-i Ezmine: Üslupların değişik zamanlarda değişik biçimlere girebileceğini yazmıştır.
Esalîb-i Milel: Farklı milletlere mensup yazarların üsluplarının da farklı olacağını daha çok Taine’nin görüşünden hareketle ifade etmiştir.
Mehafi-i Edebiyyeİ Yeni Tabirat, Yeni Efraz, Tabiata Karşı Şair, Müntekid-i Hakiki

Mehmet Rauf:
 Bizde HikayeBizde Roman

Ali Ekrem Bolayır:
 Şiirimizadlı uzun yazısı ile Servet-i Fünûn edebiyatının sanat anlayışını eleştirmiştir

Hüseyin Cahit Yalçın:
Edebiyat-ı Cedîde – Menşe ve Esasları, Romanlara Dair, Sanat ve Şiirin İstikbâli adlı yazıları ve özellikle “Hikmet-i Bedâyiye Dair” başlığı altınsa yayımladığı on altı makalesiyle dikkati çekmiştir.
Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Rasim ve Ali Kemal’le olan tartışmalarını “Kavgalarım” adı altında kitaplaştırmıştır.
* Bu çalışmaların yanında bu dönemde edebî çalışmalarını sadece tenkit alanında toplayan tek sanatçı Ahmet Şuayp’tır.

AHMET ŞUAYB:
Tenkit yazıları ile kendini göstermiştir. Servet-i Fünûn’da yazmasına rağmen Servet-i Fünûncuları da içeriden ilk eleştiren o olmuştur.
Edebi eserlerin bilimsel bir metotla ve kuvvetli bir kültüre dayanarak tenkit edilmesi gerektiğini savunmuştur. Bu bağlamda özellikle sosyoloji ve psikoloji biliminden yaralanılması gerektiğini savunmuştur.
Tevfik Fikret’in teşviki ile Servet-i Fünûn dergisinde 1899 Ekimi’nden itibaren “Hayat ve kitaplar” başlığı ile tenkitler yazılmıştır. Bu yazılar daha sonra aynı adla kitaplaşmıştır.
Ahmet Şuayb, 19. yy. Avrupasının düşünce ve sanat yaşamında büyük etkiler bırakan önemli kişilikler hakkında tenkit yazıları kaleme almıştır. Bu tenkitleri, onlar hakkında yazılmış güvenilir kaynaklardan hareketle, yeni sentezlere ulaşarak yazmıştır.
Ahmet şuayb2ın yaptığı eleştiriler, zamanının en Batılı ve ciddi tenkit örnekleri arasında yer almaktadır. Yazar bu denemelerinde konu ve kişileri yalnız kusurları ile değil, doğru ve güzel yanlarıyla da ele almışlardır. Yumuşak ve ağırbaşlı bir anlatımla yapıcı bir tenkit anlayışı yaratmayı başarmıştır.
Zamanının Fransız edebiyatı ı Türk edebiyatına taşmakla kalmamış, realizm ve natüralizm akımlarının da iyice tanınmasını sağlamıştır.
Eserleri: Hayat ve Kitaplar, Ulûm-ı İkitisadiye ve İçtimaiye Mecmuası, Hukuk-ı Umumiye-i Düvel, Hukuk-ı İdare, Esmâr-ı Matbuat
HÜSEYİN CAHİT YALÇIN (1874-1957)

Servet-i Fünûn edebiyatına bağlı olarak hikâye, roman, tenkit, hatıra yazmış; gazetecilikle uğraşmıştır. Bir yazı makinesi gibi üretken olmuştur.
Hüseyin Cahit Yalçın, Servet-i Fünûn yazarları arasında en çok değişime uğrayan kişilerdir. Sanat hayatına hikaye, roman hatta mensur şiir yazarak girmiş ve daha sonra genellikle tenkit ve tartışma yazmıştır.
Eski edebiyata karşı yeni edebiyatı, Doğu kültürüne karşı Batı Kültürünü savunmuştur.
Hiçbir zaman Servet-i Fünûn’daki diğer arkadaşları gibi “salt sanatçı” olmamıştır.
Hüseyin Cahit Yalçın, dilde üslupçuluktan, sanatta duygusallıktan fazla katı bir gerçekçiliğe, akla, mantığa ve bilime yönelmiştir. Özellikle “Hayat-ı Hakikiye Sahneleri” adını taşıyan kitabındaki hikayeleri kendisinin bu yönünü çok iyi belgeler. Bu hikayeler bir sanat ürününden çok, günlük bir gazete haberi veya röportaj havasını yansıtır.
Eserlerini realist bir görüşle, iç ve dış gözleme dayanarak yazılmıştır.
Hikaye, roman, fıkra ve mensur şiirlerinin dışında yalın, süssüz, yapmacıksız bir dil kullanmış. Türkçenin sadeleşmesinde rolü büyüktür. Dönemin en çok eser veren sanatçılarından olmuştur.

Eserleri: Nadide (ilk roman denemesi); Hayat-ı Muhayyel (Hikaye) Hayal İçinde (Roman), Hayat-ı Hakikiye Sahneleri(Hikaye- Fıkra-Mensur Şiir) Kavgalarım (Tenkit-Tartışma) Tarih-i Umumî-i Türkçe Sarf ve nahiv (Dilbilgisi) Edebî Hatıralar, Talat Paşa (Biyografi), Seçme Makaleler.
Bu dönemde şiir ve düzyazı alanlarında önemli sanatçılar vardır:
TEVFİK FİKRET
CENAP ŞEHABETTİN
HALİT ZİYA UŞAKLIGİL
MEHMET RAUF
HÜSEYİN CAHİT YALÇIN
DÖNEMİN BAĞIMSIZ SANATÇILARI:
HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR
AHMET RASİM
AHMET RASİM (1864 – 1932)
Fıkra, makale ve anılarıyla tanınır.
Çocukluğunu, basın hayatını, İstanbul’un günlük yaşan­tılarını başarılı bir üslupla anlatmıştır.
Eserleri:
Fıkra: Eşkâl-i Zaman, Şehir Mektupları
Anı: Gecelerim, Falaka, Gülüp Ağladıklarım
Roman: Hamamcı Ülfet
Söyleşi: Ramazan Sohbetleri, Muharrir Bu Ya
HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR (1864 – 1944)
Servet-i Fünuncuların etkili olduğu bir dönemde bu topluluğa girmemiştir.
Ahmet Mithat Efendi’nin “halk için roman” anlayışına uygun eserler vermiştir.
İlk romanı “Şık” ile tanınmış ve sevilmiştir.
Halkın diliyle (Özellikle mahalle kadınlarının dili) ve mizahi bir üslupla halkı aydınlatıcı romanlar yazmıştır.
Romanlarında İstanbul halkının ört, adet, gelenek ve göreneklerini ve yaşayışını yansıtmıştır.
Romanlarındaki kahramanlarını yetiştikleri ortamın diliyle konuşturur, sosyal çevresiyle birlikte anlatır.
Alafranga yaşama özenen züppe tipleri, şöhret meraklılarını, batıl inançlara düşkün insanları mizahi bir üslupla eleş­tirmiştir.
Natüralizmden etkilenmiştir.
Eserleri:
Roman: Şık,
 Şıpsevdi,
İffet,
Mürebbiye,
 Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç,
 Gulyabani,
Nimetşinas,
 Metres,
Ben Deli Miyim?,
 Mutallaka,
 Kaynanam Nasıl Kudurdu,
Evlere Şenlik,
 Utanmaz Adam,
Mezarından Kalkan Şehit
Hikâyeleri: Kadınlar Vaizi, Namusla Açlık Meselesi, İki Hödüğün Seyahati, Melek Sanmıştım Şeytanı, Meyhanede Hanımlar, Gönül Ticareti
Tiyatro: Hazan Bülbülü, Kadın Erkekleşince

Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.