9. Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı-Şiirde Gerçeklik ve Anlam

12.11.2013 tarihinde 9. Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

 Gerçek, somut ve nesnel olan şeydir. Gerçeklik de, gerçekten hareketle kullanılan, gerçek olarak var olan şeylerin tümünü ifade eden bir kavramdır.
Günlük hayatta var olan gerçeklik ile şiirde var olan gerçeklik birebir örtüşmez. Sanat eseri var olan gerçekliği kendi kurmacası içerisinde değiştirip dönüştürerek verir.  Buna kurmaca gerçeklik diyoruz. Edebi metinler kurmaca metinlerdir.  Kurmaca metin her şeyi günlük hayatta olduğu gibi birebir aktarmaz. Bunu edebiyatın gerçekliği içerisinde değiştirip dönüştürerek anlatır. Her şair  kendi döneminde yaşanılan gerçekliği alır işler. Kendi dünyasından bize aktarır.
Şiirsel gerçek, bireyin her türlü yetenek ve kazanımıyla her şeyi ve her hâli anlama, yorumlama ve değerlendirmesi sonucu ulaşılan bir üst gerçekliktir. Bunun için onda düşünce, sezgi, tasarım, coşku, izlenim vb. bir aradadır.
Şiirsel gerçeğin ifade aracı da imge ve sestir.

Şiir öğretmeyi, anlatmayı, göstermeyi ikinci plana iter; çağrıştırmayı ön plana çıkarır. Çok defa kelimeler ses, söyleyiş ve anlamlarıyla kendi anlamlarının dışında başka şeyleri çağrıştırırlar. Çağrışım da kişiden kişiye değişir. Zaten şiirde dil, şiirsel işleviyle kullanılır. Böylece de yeni ve farklı bir iletişim aracı oluşur. Bu geniş anlamıyla edebî metindir. Şiir ise sözü edilen özelliklerin daha uygun görüldüğü ve yaşandığı metin türüdür.
Her şiir, her okuyucuda farklı duygular uyandırır. Ancak belirli dönemlerde yazılmış birçok metnin ortak yönleri olduğu hissedilir, belirlenir. Bir şiirin her okunduğunda yeniden yorumlanabilmesi yan anlam değeri bakımından zengin olmasına bağlıdır.
Şiir kendisine özgü bir iletişim aracıdır. Bu iletişimde yan anlam ve çağrışımlar daha önemlidir. Ama ne olursa olsun bir iletişim söz konusudur. Her iletişimde de gönderici alıcıya bir şeyler söyler, bir şeyler aktarır. Bu söylenen ve aktarılanların anlamı yoksa saçma olur. Çünkü anlamsız şey saçmadır.
Yan anlam, geniş ölçüde dil göstergelerinin duygu değerine ve çağrışıma dayanır.
Şiir dili doğal dilden hareketle böyle bir anlam yaratmak ve iletmek üzere düzenlenir. Şiir dili, doğal dilden hareketle kurulan yeni bir dildir derken şiirdeki anlamın da ilk anlamdan bir sapma olduğunu söylemiş oluruz. Bu anlam da öğretmez, göstermez, çağrıştırmaz, hissettirir ve sezdirir. Bunun için şiirde yan anlam üzerinde durmak gerekir. Bu da dil birliklerinin ifade ettikleri duygu ve çağrışım değerinden gücünü alır.
. İnsanlar, gerçek hayatta var olan nesneleri, olayları duyu organlarıyla algılar; bu algılama insan bilincinde çeşitli işlemlerden geçer ve bireye göre farklı şekillere, durumlara dönüşür. Böylece “imge” oluşur.
. Şiirde bütün imgeler, gücünü gerçeklikten alır.
. İmgenin oluşumunda -gerçekliğin dönüştürülmesinde- bireyin yaşadıkları, sezgileri, tasarıları, kültürü, anlayış ve algılayışındaki farklılıklar etkilidir.
. Birey, günlük hayatta kullandığımız dil göstergelerine, günlük hayatta gerçekliği olan dil ifadelerine yeni anlamlar yükleyerek gerçekliği dönüştürür.
. Dönüşen ve değişen bu gerçeklik her okuru farklı boyutlarda etkiler. Bu etki ise okurun yaşına, eğitim ve kültür seviyesine, hayallerine, izlenimlerine, içinde bulunduğu duruma ve döneme göre değişir.
. Aynı gerçeklik, farklı sanatçıların elinde farklı şekillere dönüşür. Böylece şiirsel gerçeklik oluşur.
. Günlük dil ile şiir dili arasındaki temel farklılık, gerçekliğin ifade ediliş biçimidir.
Örnek metin
AT
Bin gemle bağlanan yağız at şaha kalkıyor
Gittikçe yükselen başı Allah’a kalkıyor
Son macerayı dinlememiş varsa anlatın
Zaptetmek isteyenler o mağrur, asil atın
Beyhudedir her uzvuna bir halka bulsa da
Boştur köpüklü ağzına gemler vurulsa da
Coştukça böyle sel gibi bağrında hisleri
Bir gün başında kalmayacak seyisleri
Son şanlı macerasını tarihe anlatın
Zincir içine bağlı duran kahraman atın
Gittikçe yükselen başı Allah’a kalkıyor
Asrın baş eğdi sandığı at şaha kalkıyor
(Faruk Nafiz Çamlıbel)
Yukarıdaki şiirde günlük hayatta karşımıza çıkan “at “  unsuru üzerinde durulmuş.  Fakat şiirde “at” sözcüğüne yüklenen anlamla gerçek hayatta “at” sözcüğünün ifade ettiği anlam aynı değildir.
Bu şiirde Türk ulusu “at”a; atın şahlanışı halkın düşmana başkaldırmasına; atın ağzına gem vurulmak istenmesi ulusal bağımsızlığın yok edilmeye çalışılmasına; seyis ise yurdu işgal eden düşmana benzetilmiştir. Şiirde betimlenen at, çeşitli yönlerden Türk ulusunu temsil etmiştir.

Kısacası şiirdeki gerçeklik kurmaca gerçekliktir. 

KONU İLE İLGİLİ TEST
Edebiyat-Gerçeklik” ilişkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A. Edebiyat, sadece gerçeği anlatır; hayale yer vermez.
B. Edebiyat, gerçekte var olan insanı anlatır.
C. Edebiyatta gerçeklik bilimsel anlamda işlenmez.
D. Edebiyatta gerçeklik sanatsal olarak ifade edilir.
E. Edebiyat, somut olan doğayı da konu edinir.
2.Aşağıdakilerden hangisi edebi metnin öğretici metinden bir farkı değildir?
a)            Gerçekliğin olduğu gibi aktarılması
b)           Doğal dile yeni anlamlar yüklenmesi
c)            Duyguların işlenmesi
d)           Bireysel olması
e)           Anlam çokluğunun olması
3.Aşağıdakilerden hangisi öğretici metnin edebi metinden bir farkıdır?
a)            İletişim aracı olması
b)           Tek anlamı olması
c)            Hedef kitlesinin olması
d)           Gerçeklikle ilişkisi olması
e)           Organik bir yapısı olması
4.Sami dillerinden olan Arapça, İslamiyet öncesinde sadece Arabistan’da kullanılan bir dildir.” cümlesiyle ilgili hangisi söylenemez?
a)            Sözcükler ilk anlamlarıyla kullanılmıştır.
b)           Anlamı değil,anlamları vardır
c)            Dil göndergesel işleviyle kullanılmıştır.
d)           Gerçeği olduğu gibi verir.
e)           Yazılış amacı bilgi vermektir
5.Aşağıdakilerden hangisi, yalnız “edebi metnin” bir özelliğidir?
a)            Bir sistem olması
b)           Cümlelerin dilbilgisi kurallarına uygun olması
c)            Gerçekliği yorumlaması
d)           Doğal dilden yararlanması
e)           İnsanı anlatması
6.Coşku ve heyecan dile getiren edebi metinler için aşağıdakilerden hangisi söylenemez
a)            Bireylerin ruh hallerini dile getirir
b)           Yazıldığı dönemin izlerini taşır
c)            Gerçeğin dönüştürülmesi söz konusudur
d)           Anlatımda terimler kullanılır
e)           İfadede çağrışımlar ön plandadır

Please follow and like us:
Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

  • Meta

  • Enjoy this blog? Please spread the word :)