9. Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı- Şiir Dili

06.11.2013 tarihinde 9. Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

C. ŞİİR DİLİ
Şiir insanın değişen duygu, coşku, özlem ve hayallerini kendine özgü bir dille ifade eder. Dili daha canlı, daha güzel ve daha tesirli hale getirerek ona bir üst kimlik kazandırır.
Şair günlük dildeki sözcükleri özenle seçer. Onlara yepyeni anlamlar kazandırır. Kullanılan dile yeni değerler ve anlamlar kazandırır. Benzetmelere değişmecelere (mecaz) yer verir.
Somut varlıkları soyutlaştır, soyutları da somutlaştırır. Böylece duygu ve düşüncelerine bir anlam derinliği kazandırır.
Söz Sanatları
Teşbih (Benzetme):
Anlama güç katmak için, aralarında gerçek ya da mecaz, çeşitli yönlerden ilgi, benzerlik bulunan en az iki varlıktan zayıf olanı nitelik bakımından güçlü olana benzetme sanatıdır. Teşbih sanatında en az iki, en fazla dört öğe bulunur.
Öğeleri şunlardır:

Benzeyen:
 Birbirine benzetilen şeylerden nitelik bakımından güçsüz olanıdır.
Kendisine Benzetilen:
Birbirlerine benzetilen şeylerden nitelik bakımından daha  üstün ve güçlü olanıdır.
Benzetme Yönü:
Benzeyen ve kendisine benzetilen arasındaki ortak noktadır.  Zaten benzetme bu ortak noktayı belirtmek için yapılır.
Benzetme Edatı:
Benzeyen ve kendisine benzetilen arasında benzetme ilgisi  kuran kelime veya ektir.
Ör: Bu sesler dokunuyor en ağrıyan yerime,
Bir eski çıban gibi işliyor içerime.
(Ayak Sesleri/Necip Fazıl Kısakürek)
Benzeyen: Sesler
Kendisine benzetilen unsur: Eski çıban
Benzetme yönü: Batmak, işlemek
Benzetme edatı: Gibi
Ör: Kömür gözlüm, gül dudaklım
İstiare (İğretileme):
Sadece benzeyen ya da benzetilenle yapılan teşbihe istiare
denir. Açık istiare ve kapalı istiare olmak üzere ikiye ayrılır.
a. Açık istiare:
Benzetme öğelerinden sadece kendisine benzetilenin bulunduğu  benzeyenin bulunmadığı istiaredir.
Ör: Yüce dağ başında siyah tül vardır.
Benzeyen: bulut(söylenmemiş)
Benzetilen: siyah tül (söylenmiş)
Ör: Havada bir dost eli okşuyor derimizi
Benzeyen: Rüzgâr(söylenmemiş)
Benzetilen: dost eli(söylenmiş)
b. Kapalı istiare:
Benzetme öğelerinden sadece benzeyenle yapılan istiaredir. Kapalı istiarede kendisine benzetilen yer almaz.
Ör: Yüce dağların başında
Salkım salkım olan bulut.
Benzeyen: Bulut (var)
Kendisine benzetilen: üzüm (yok)
Ör: Bir arslan miyav dedi
Minik fare kükredi
Fareden korktu kedi
Kedi pır uçuverdi
Dörtlükte ‘’aslan’’ , ‘’miyav’’ sözcüğüyle kediye; fare, kükredi
sözcüğüyle aslana; ‘’kedi’’ ‘’uçuverdi’’ sözcüğüyle kuşa benzetilmiştir.  Ancak dörtlükte benzetilene yer verilmemiştir.
Teşhis (Kişileştirme):
İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insana özgü bir  özellik verme sanatına teşhis denir.
Ör: Ağlama karanfil beni de ağlatma
Sil gözyaşlarını
İntak (Konuşturma):
İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıkların konuşturulması  sanatıdır. Konuşturma kişileştirmeden sonra gelir. Varlıklar
önce kişileştirilir sonra gerekirse konuşturulur. Her intakta bir  kişileştirme vardır ama her kişileştirmede bir intak yoktur.  Fabllar bu sanata örnektir.
Ör: Mor menekşe: “Bana dokunma!’’diye bağırdı.
Tezat (Karşıtlık):
Aynı varlığın, olayın, durumun birbirine karşıt iki yönünü bir  arada belirtmeye ya da birbirine karşıt kavramlar arasında ilgi  kurmaya tezat denir.
Ömrümde zararsız günümü bilmem
Her senede yüz milyonluk kârım var.
(Huzuri)
Aşk derdiyle hoşem el çok ilâcımdan tabip
Kılma derman kim helakim zehr-i dermânındadır
(Fuzuli)
Mübalağa (Abartma):
Bir sözün etkisini arttırmak amacıyla bir şeyi olduğundan çok   göstermek ya da olmayacak biçimde anlatma sanatıdır.
Ör: Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan şühedâ
Ör: Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.
Telmih (Hatırlatma):
Söz arasında herkesin bildiği bir olaya ya da kişiye işaret  etme sanatıdır.
Vefasız Aslı’ya yol gösteren bu,
Kerem’in sazına cevap veren bu.
Gökyüzünde İsa ile,
Tur dağında Musa ile,
Elindeki asa ile,
Çağırayım Mevlam seni.
Yunus Emre
Tecahül-i Arif (Bilmezlikten Gelme):
Anlam inceliği oluşturmak için herkesçe bilinen bir gerçeği  bilmez görünerek anlatma sanatıdır.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz?
Cahit Sıtkı Tarancı
Hüsn-i Talil (Güzel Bir Nedene Bağlama) :
Sebebi bilinen bir olayın meydana gelişini, gerçek sebebinin   dışında başka, güzel bir nedene bağlamadır.
Senin o gül yüzünü görmek için
Sana güneş bakmak için doğuyor.
Tenasüp (Uygunluk) :
Anlam yönünden birbiriyle ilgili sözcükleri bir arada kullanmaktır.
Ör: Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabip
Kılma derman kim helakim zehr-i dermendadır.
Bu dizelerde ‘’dert, derman, ilaç, tabip’’ birbiriyle ilgili sözcükler  olarak kullanılmıştır.
Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması):
Bir sözün benzetme amacı güdülmeden başka bir sözcük   yerine gerçek anlamı dışında kullanılması sanatıdır.
Ör: Ankara bu olaya tepki gösterdi.
Burada tepki gösteren şehir değil. Ankara da bulunan hükümettir.  Mecaz-ı mürsel yapılmış. Şehir söylenmiş hükümet   kastedilmiştir.
Ör: Cemil Meriç’i her okuyuşumda yeni bir şeyler buluyorum.
(Kitabını okuyorum kendisini değil)
TEST ÇÖZ
Please follow and like us:
Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

  • Meta

  • Enjoy this blog? Please spread the word :)