11. SINIF TÜRK EDEBİYATİ -EDEBİYAT SOSYAL VE SİYASİ HAYAT İLİŞKİSİ

26.11.2013 tarihinde 11.Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

EDEBİYAT- SOSYAL HAYAT İLİŞKİSİ

İnsan hayatını çepeçevre kuşatan sosyal hayat ile edebiyat arasında doğrudan bir ilişki vardır. Toplumsal yaşamdaki değişimler ve meydana gelen olaylar edebiyatı da etkiler. Her sanatçı yaşadığı devrin sosyal hayatıyla içli dışlıdır. Toplumun aynası olan sanatçıları toplumsal olaylardan ve sosyal yaşamdan soyutlamak mümkün değildir. Sosyal yaşamda meydana gelen değişimleri, hareketleri eserlerinde işlemişler, birçok sosyal sorunu toplumun dikkatine sunmuşlardır.
Sanatçıların da bir dünya görüşü, hayat anlayışı, bir yaşam biçimi vardır. Sanatçı toplumun içinde yaşayan bir insan olduğuna göre, yaşadıklarını ve gördüklerini mutlaka eserlerine yansıtacaktır. Her sanatçı doğup büyüdüğü çevreden etkilenir ve bunu eserlerine yansıtır.
Edebî eseri üreten sanatçı, öncelikle içinde yaşadığı toplumu ve insanı anlatmak amacındadır. Sanatçı, insanı soyut olarak ele almaz, onu sosyal çevresiyle birlikte anlatır. Edebiyatla sosyal yaşam iç içedir. Dolayısıyla edebî bir metni, sosyal çevreden ayrı düşünmek mümkün değildir.
Sosyal çevre, kişinin yaşadığı yerdeki insanlarla iletişim kurduğu ortamdır. Kişinin içinde yaşadığı toplumun kültürü sosyal çevreyi oluşturan en önemli öğedir. Çünkü kişinin yaşam tarzını, dünyaya bakışını, düşünüşünü kendi ulusunun kültürel değerleri belirler.
Edebi eserler kurmaca metinlerdir. Gerçek hayatta var olanı olduğu gibi yansıtmazlar. Edebiyatın kurmacası içinde ele alır ve değiştirip dönüştürerek anlatırlar. Olaylar he ne kadar sosyal yaşamdan alınmış olsa da gerçekle birebir aynı değildir. Sanatın gayesi insan yaşamını güzel bir biçimde esere yansıtmaktır. O var olanı alır kendi dünyasına göre yorumlayarak anlatır. Bu yüzden aynı olayı her sanatçı çok farklı bir şekilde anlatabilir. Bunda sanatçının yetişme tarzı, dünya görüşü, hayat bakışı, hatta inanç ve kültürü etkili olur.

EDEBİYAT- SİYASİ HAYAT İLİŞKİSİ
Sosyal olaylar edebiyatın malzemesi olduğu gibi siyasi olaylar da edebiyatın malzemesi arasındadır. Sanatçıyı yaşadığı çevreden ayrı düşünemeyeceğimize göre mutlaka devrinde gelişen siyasi olaylardan etkilenecek ve bunu eserlerine yansıtacaktır.
Siyaset, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıdır. Bunu düzenleyen ve yürüten kişilere de “siyasetçi, siyasî” gibi isimler verilmektedir.
Siyaset, bir toplumun can damarıdır. Bir toplumu ileriye götürecek, insanlarını etkin kılacak, daha iyi bir yaşam düzeyine ulaştıracak olan asıl unsur siyasettir. Siyaset, devleti yönetme işi olduğuna göre, bunun farklı yöntemlerinin olması son derece olağandır.
Siyasetçilerin, özellikle siyasî devleti yönetme anlayışları çoğu zaman birbirinden farklı olmuştur. Bu anlayış, topluma yansıdığında da toplumdan olumlu ve olumsuz tepkiler alınmıştır. Siyaset uygulamaları kimi zaman toplumda beğeniyle karşılanırken kimi zaman da tepkilere neden olmuştur. Bu tepkiler zaman zaman sokağa taşmış, yürüyüşler yapılmış, ayaklanmalar çıkmıştır.

Siyasetin edebiyata yansımaları olmuştur. Ancak sosyal ve siyasi olaylar, her edebiyatçı da aynı etkiyi bırakmaz. Çünkü her yazarın bir ideolojisi, dünya görüşü, hayata bakışı vardır.
İşte yazarlar, dönemlerindeki sosyal ve siyasi olaylara kendi dünya görüşleri çerçevesinde bakarlar. Bunları eserlerinde bu çerçevede ele alırlar.
Kimi sanatçılar dönemlerinin siyasi olaylarını eleştirmiş, kimileri ise bu olaylara alkış tutmuştur. Edebiyatçıların siyasetle ilgili yazdıkları eserler, devleti yönetenler tarafından bazen sansürlenmiş, piyasadan toplatılmıştır. Hatta sanatçılar sürgüne gönderilmiştir.
Örneğin Namık Kemal, yazdığı siyasi bir yazıdan dolayı sürgüne gönderilmiştir. Tanzimat sanatçılarından Ali Suavi, V. Murat’ı tekrar tahta çıkarmak için beş yüz kadar Rumeli göçmeniyle Çırağan Sarayı’nı basmış, sonra da olay yerine yetişen Beşiktaş Muhafızı Hasan Paşa tarafından öldürülmüştür. Cumhuriyet devrinde Nazım Hikmet, Necip Fazıl hatta Mehmet Akif de yazdıkları ve söylemleri nedeniyle siyasi baskıdan nasiplerini almışlardır.
Günümüzde de birçok sanatçı siyasi görüşlerinden dolayı sansüre uğramış, baskı görmüşlerdir.
Sanatçıların hayat bakışları aynı olayları farklı yorumlamalarına sebep olur. Her sanatçı olayları anlatırken kendi duygu, düşünce ve sanat anlayışına uygun olarak yorumlar ve okuyucuya aktarır.
Aynı dönemde yaşamalarına karşın Tevfik Fikret ile Mehmet Akif Ersoy’un sosyal ve siyasal olaylara karşı tavrı bir değildir. Bu iki şair, dönemlerinde yaşanan sosyal ve siyasî olayları farklı bakış açılarıyla ele almıştır.
Kısacası edebiyat, hem sosyal hayatla hem de siyasal hayatla iç içedir. Sanatçıyı sosyal ve siyasi hayattan ayrı düşünmek imkansızdır.

Please follow and like us:
Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

  • Meta

  • Enjoy this blog? Please spread the word :)