2013-2014 11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları sayfa 66-96 arası (Evrensel İletişim Yayınları) BİYOGRAFİ

01.12.2012 tarihinde 11. SInıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

ÖN HAZIRLIK

1.    Çalıştığı alanda ün yapmış kişiler hakkında yazılmış biyografiler bulup okuyunuz.
2.    Atatürk ve Halil İnalcık hakkında yazılmış birer biyografi bularak okuyunuz.
3.    Siyaset, askerlik, bilim, sanat, edebiyat, spor alanlarında tanınmış kişilerin hayatını konu alan bir film izleyiniz (“Akıl Oyunları”, “Piyanist”, “Çağrı”, “Ali” vb.).
4.    Bulunduğunuz çevrede biyografisini yazabileceğiniz bir kişi belirleyiniz. Biyografisini yazmaya karar verdiğiniz kişi hakkında bilgi ve belgeler toplayınız.
5.    Biyografilerin kültür tarihindeki yerini ve önemini araştırınız.
Biyografilerde yaşamları öğrenim hayatları, mücadeleleri anlatılan örnek, tanınmış kişiler kendilerinden sonra gelen kuşaklara örnek olacaktır.Böylece yeni nesiller bu insanların hayatlarından ders alacak ve hayatlarına daha doğru bir şekilde yön vereceklerdir.
6.    Monografi türünün özelliklerini araştırınız.
  Monografi:
Ünlü bir kimsenin hayatını, kişiliğini, eserlerini, başarılarını ayrıntılarıyla ele alan veya bilimsel bir alanda özel bir konu ya da sorun üzerine yazılan inceleme yazısına monografi (tek yazı) denir.

Monografi ya da monograf Türkçe’ye Fransızca monographie sözcüğünden geçmiş olup, bilimsel alanlarda özel bir konu, sorun ya da kişi üzerine yazılmış, kendi başına bir bütün oluşturan kitaplara verilen isimdir.
Herhangi bir kimsenin yaşamının başkaları tarafından benimsenmesinde bir sakınca görülmeyen özel taraflarını, bir sanat anlayışını, bir eserin veya şeyin yalnızca bir yönünü anlatan yazılara “monografi” denir.
Monografıde herhangi bir yer, bir eser, bir yazar, tarihî bir olay, bilimsel bir alana ait sorun özel bir görüşle veya bakış açısıyla değerlendirilebileceği gibi, bir konu üzerinde derinlemesine bir inceleme de yapılabilir.
Monografilerde kişi veya eser her yönüyle incelenir; araştırılır. Ancak bu şekilde ele alınan konunun o ana kadar gizli kalmış yönleri, tarafları belirlenir ve ortaya konur. Ayrıca sanatçı inceleniyorsa o sanatçıyı diğer sanatçılardan ayıran özel bilgilere ulaşılmış olur.
HAZIRLANALIM
1.    Hazırlık amacıyla izlediğiniz filmin konusunu, filmdeki olayların kimin hayatı etrafında meydana geldiğini belirtiniz.
2.    (…)
Ağaca bir taş attım.
Düşmedi taşım.
Düşmedi taşım.
Taşımı ağaç yedi.
Taşımı isterim.
Taşımı isterim.
Nurullah Ataç, bu şiiri şöyle değerlendirir. “Giriştiği işi başaramamış, umutları boşa çıkmış bir kişinin perişanlığını duyuyorum o şiirde, o duygu bence çok iyi anlatılmış.”
“Ağaç” şiirinin dizelerinin arkasındaki öykü şudur: Necip Fazıl Kısakürek, çıkardığı dergi için şiir ister Orhan Veli ve Oktay Rifat’tan. İki arkadaş birer şiir verirler Kısakürek’e. Ne var ki şiirlerinin yayımlanmadığını görürler. Bunun üzerine kafa kafaya verip söz konusu şiiri kaleme alırlar. Şiirin başlığının “Ağaç” olmasının nedeni, Kısakürek’in dergisinin bu adı taşımasıdır.
Sunay Akın
“Bir insanın hayalini hiç kimse kendi gibi anlatamaz çünkü gerçek iç yaşantısını ancak insan kendi bilir.”
Jean Jacquez Rousseau (Jan Jak Russo)
Yukarıdaki metin ve özdeyişte yazarların dile getirmek istedikleri sizce nedir? Düşüncelerinizi açıklayınız.
İnsanın iç dünyasında düşündükleri ile bunu dışa vuruşu her zaman aynı şeyleri ifade etmeyebilir. Anlatılmak istenen her zaman istediği gibi anlatılamayabilir. Fakat kişi bunu kendisi ifade ettğiği zaman daha baaşrılı olur. İç dünyasında geçen şeyi kendisi daha iyi aktarır.
3. Başarılı, tanınmış kişiler hakkında yazılmış biyografiler okumanın yaşamımıza nasıl katkısı olabilir? Düşüncelerinizi açıklayınız.
•                     Başarılı insanların hayatlarından etkilenebiliriz.Onların bu başarı öyküleri bize örnek teşkil eder, hedeflerimizi büyütmemizi, daha azimli ve gayretli çalışmamızı sağlar.
•                     Başkalarının yaşam öyküsünü bilenler onların hayattan edindikleri tecrübeler, aldıkları dersler sayesinde kendi hayatlarına yön verebilirler…
1. ETKİNLİK
Dört beş kişilik gruplar oluşturunuz. “Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık” adlı metnin ve sınıfa getirdiğiniz biyografilerin yazılış amaçları, dil-anlatım ve şekil özelliklerini grupça inceleyiniz. Grup içinde tartışarak bu tür metinlerin ortak özelliklerini problem çözme yöntemiyle belirlemeye çalışınız. Tespit ettiğiniz özellikleri bir rapor hâlinde yazınız. Grup sözcünüzü belirleyiniz. Sözcünüz aracılığıyla çalışmanızı sınıftaki arkadaşlarınıza sununuz.
BİYOGRAFİLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ
1-Belli bir plana uyularak yazılılır.
2-Kişi tüm yönüyle tanıtılır.
3-Açık,sade bir dil kullanılır
4-Biyografi yazılırken objektif(tarafsız) olmalıdır.
5-İyi bir belgesel özelliği taşımalıdırlar.
Biyografinin yazılış amacı:
Tanınmış kişilerin çektikleri sıkıntıları, karşılaştıkları engelleri, başarıya ulaşmada gösterdikleri gayretleri anlatmaktır. Okuyucunun, topluma örnek olan bu kişileri yakından tanıma imkanı bulması, bu insanların başarı öykülerinden hareketle kendi koşullarını en iyi şekilede değerlendirme yolunu seçmesi amaçlanır.
Biyografininözellikleri:
Biyografilerde dil göndergesel işlevde kullanılır.
Biyografiler nesnel olmalıdır.
Biyografilerde gereksiz ayrıntılara girilmez.
Biyografiler açık, yalın, duru bir dille yazılır.
Biyografilerde daha çok açıklayıcı anlatıma başvurulur. Konuya göre öyküleyici ve betimleyici anlatımlara da başvurulabilir.
2. ETKİNLİK
Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık” adlı metinden hareketle yazarın Halil İnalcık ile ilgili biyografiyi yazmadan önce ne tür hazırlıklar yaptığını, hangi bilgi ve belgelerden faydalandığını belirtiniz. Bir biyografi yazmak için ne tür ön hazırlıklar yapılabileceğini, hangi kaynaklardan yararlanılabileceğini tartışınız. Ulaştığınız sonucu açıklayınız.
Yazar, Halil İnalcık’ın hayat hikayesini yazmadan önce araştırma yapmıştır. Halil İnalcık’ın babası hakkında bilgi edinmiştir. Tarih kitaplarını, Halil İnalcık’ın kendi hayatıyla ilgili yazılılarını incelemiştir.
Biyografi yazmadan önce yaşam öyküsünü yazacağımız kişiyle ilgili kütüphane ve internette araştırma yapmalıyız. Biyografisini yazacağımız kişinin ailesi, yakın çevresi, iş arkadaşları ile görüşmeliyiz, o kişiyle ilgili yazılı ve görsel kaynak bulunduran kişilerle görüşmeliyiz.
3. ETKİNLİK
“Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık” adlı metinden hareketle Halil İnalcık’ın ne zaman doğduğunu, çocukluğunun nasıl bir çevrede geçtiğini; mizacı ve kişisel özelliklerini belirtiniz. Yetiştiği aile ve çevrenin onun kişiliğinin oluşmasında etkili olduğunu düşünüyor musunuz? Size göre metinde bu bilgilerin verilme amacı nedir? Düşüncelerinizi açıklayınız.
Halil İnalcık 26 Mayıs 1916’da doğmuştur.
Çocukluğu, savaş ve kargaşanın yaşandığı bir döneme denk gelir.
İlkokulda okurken Latin harfleriyle tanışır.
Çocukluğunda Arapça ve Farsça eğitimini almıştır.
Ailesinin, yakın çevresinin desteği ve Abdülbaki Gölpınarlı, Fuat Köprülü gibi tarih ve edebiyat ustalarının katkılarıyla büyük bir tarihçi olmuştur.
Araştıran, çalışan, üreten bir insandır.
Tarih yazarlarının kanıtlarla hareket etmesi gerektiğini savunur.
Türk tarihi hakkında uydurulan birçok yalanın, aksi yöndeki kanıtlarla ortadan kaldırılabileceğine inanır.
4. ETKİNLİK
“Atatürk (Kişiliği, İlkeleri, Düşünceleri)” adlı biyografiden alınan yukarıdaki bölümden haraketle Atatürk’ün kişisel özellikleri ve düşünce hayatıyla ilgili çıkarımlarınızı belirtiniz.
Atatürk’ün kişisel özellikleri:
Vatanını ve milletini sever.
Zorluklardan yılmaz, çözüm yolu arar.
Kararlı ve cesurdur.
Akıl ve sağduyu ile hareket eder.
Birleştiricidir.
Milletin psikolojisini ve içinde bulunduğu şartları çok iyi bilir.
İleri görüşlüdür.
Millete ve orduya güvenir.
Milletin bağımsızlığını her şeyin üstünde görür.
5. ETKİNLİK
Sınıfınızda dört beş kişilik gruplar oluşturunuz. Sınıfa getirdiğiniz, Atatürk hakkında yazılmış biyografileri grup arkadaşlarınızla inceleyiniz. Metinlerden hareketle Atatürk’ün kişilik özellikleri ve düşünce hayatını konu alan bir metin hazırlayınız. Hazırladığınız çalışmayı sununuz.
Atatürk hakkında yazılmış biyografi
881 yılında, Osmanlı İmparatorluğu’nun bir ili olan Selanik’te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Babasını küçük yaşta kaybettikten sonra ilkokulu Selanik’te Şemsi Efendi Mektebi’nde okudu. Öğrenimini Selanik Askerî Rüştiyesi ve Manastır Askeri İdadisi’nde sürdürdü. 1899’da girdiği İstanbul Harbiye Mektebi’ni 1902 yılında piyade teğmeni rütbesiyle, Harp Akademisi’ni de 1905’te kurmay yüzbaşı olarak bitirdi.
Mustafa Kemal 1905 yılında Şam’da 5. Ordu’da, 1907’de Makedonya’daki 3. Ordu’da görevlendirildi. Manastır ve Selanik’te görevli iken 1909’da İstanbul’daki (31 Mart Vak’ası) ayaklanmayı bastıran Hareket Ordusu’nda görev yaptı. Arnavutluk isyanını bastırma harekâtına katıldı. 1911’de İtalya’nın Trablusgarp’a asker çıkarması üzerine Tobruk’a gönderildi. Tobruk ve Derne’de Türk Kuvvetlerini başarı ile yönettikten sonra binbaşı rütbesiyle 1912–1913 yıllarında Balkan Savaşı’na katıldı; Edirne’yi Bulgaristan’dan geri alan kolorduda görev yaptı. 1913–1915 yıllarında Sofya’da ataşe olarak bulundu. Birinci Dünya Savaşı’nda, 1915’te, 19. Tümen Komutanı olarak Çanakkale Savaşı’na katıldı. Gelibolu’da düşman saldırılarını başarı ile durdurdu; “Anafartalar Kahramanı” olarak ün kazandı.
1916’da Doğu Cephesi’ne Kolordu Komutanı olarak atandı ve generalliğe yükseltildi. Rus saldırılarını durduran Mustafa Kemal, Bingöl ve Muş’u düşmandan geri aldı. 1917’de Filistin ve Suriye’de görevli 7. Ordu Komutanlığı’na atandı. Aynı yıl Veliaht Vahdettin ile Almanya’ya gitti.
Alman Genel Karargâhı ve Alman savaş cephelerinde incelemeler yaptı. 1918’de yeniden görevlendirildiği Suriye cephesinde 7. Ordu Komutanı iken, Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra İstanbul’a geldi. Ülkeyi düşman işgalinden kurtarmak amacını gizli tutarak, Ordu Müfettişliği görevi ile İstanbul’dan ayrıldı.
Karadeniz yoluyla 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, 22 Haziran 1919’da Amasya Genelgesi’ni yayımladı. Türk milletine, “Vatanın bütünlüğünün ve milletin bağımsızlığının tehlikede olduğunu, azim ve kararlılıkla vatanın kurtarılması için Sivas’ta bir kongre toplanacağını” bildirdi. Ayrıca Osmanlı Hükûmeti’nin verdiği görevden ve askerlikten istifa ederek 23 Temmuz 1919’da Erzurum’da, 4 Eylül 1919’da Sivas’ta toplanan kongrelerin başkanlığını yaptı.
Bu kongrelerde, “Düşman işgaline karşı milletin vatanı savunacağı, bu amaçla geçici bir hükûmetin kurulacağı ve bir millî meclisin toplanacağı, manda ve himayenin kabul edilmeyeceği” kararları alındı ve açıklandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, onun çabalarıyla 23 Nisan 1920’de Ankara’da tarihî görevine başladı; Mustafa Kemal, Meclis ve Hükümet Başkanı seçildi. Osmanlı Hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması’nı Türk milletinin kabul etmediğini dünyaya duyurdu.
İtilaf Devletleri’nin yardımıyla İzmir’i işgal eden Yunan Kuvvetlerinin ilerlemesi 1921’de Birinci ve İkinci İnönü savaşlarıyla durduruldu. 23 Ağustos 1921’de yeniden saldıran Yunan Ordusu bozguna uğratılarak Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın yönettiği Türk Ordusu Sakarya Meydan Savaşı’nı zaferle sonuçlandırdı. 22 gün geceli gündüzlü süren bu savaşta Yunan Ordusu ağır kayıplara uğratıldı. Bu zafer nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal’e ‘Mareşal’ rütbesi ve ‘Gazi’ unvanı verildi. Türk Ordusu, vatanı düşman işgalinden kurtarmak için 26 Ağustos 1922’de karşı saldırıya başladı. Mustafa Kemal Paşa’nın yönettiği Başkomutan Meydan Savaşı’nda (30 Ağustos 1922) Türk Ordusu Yunan Ordusu’nun büyük kısmını yok etti. Bozguna uğrayarak kaçan düşman kuvvetlerini izleyen Türk Ordusu 9 Eylül 1922’de İzmir’e girdi. 11 Ekim 1922’de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı ve İtilaf Devletleri işgal ettikleri Türk topraklarından çekildiler.
Kurtuluş Savaşı’nın ardından TBMM tarafından 29 Ekim 1923 günü Cumhuriyet ilan edilirken, Mustafa Kemal de Cumhurbaşkanı seçildi. 1938’deki ölümüne dek arka arkaya 4 kez cumhurbaşkanı seçilen Atatürk, bu görevi en uzun süre yürüten cumhurbaşkanı oldu.
Mustafa Kemal’e, 24.11.1934 günlü, 2587 sayılı kanunla Atatürk soyadı verildi ve bu soyadının başkaları tarafından kullanılması yasaklandı.
Mustafa Kemal Atatürk, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı’nın etkilerini hafifletmek ve ülkenin kalkınmasını hızlandırmak amacı ile 1933’te Beş Yıllık Sanayi Planı’nı başlattı. Aynı dönemde dış politikada da önemli adımlar atıldı; Milletler Cemiyeti’ne girilmesi (1932), Balkan Antantı’nın imzalanması (1934), Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) ve Sadabat Paktı (1937) gibi girişimler Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada etkili bir aktör olarak öne çıkmasına katkıda bulundu. Atatürk, Hatay’ın anavatana katılması için yoğun bir diplomatik çaba sarf etti ve onun bu amacı, vefatının ardından 1939 yılında gerçekleşti.
Atatürk, yalnızca Türk milletinin Kurtuluş Savaşı’nı başarı ile yöneten bir komutan değil, aynı zamanda gerçekleştirdiği devrimler ile de dâhi bir devlet adamı idi. 57 yıl süren yaşamının büyük kısmında, milletinin ve vatanının bağımsızlığı ve mutluluğu için yılmadan çalıştı ve girdiği her mücadeleden zaferle çıktı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, cesur ve unutulmaz önderi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938’de aramızdan ayrıldı.
6. ETKİNLİK
Halil İnalcık hakkında okuduğunuz biyografilerde verilen bilgiler ders kitabınızda yer alan bilgilerle örtüşüyor mu? “Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık” adlı biyografide verilen bilgilerle sizin araştırdığınız metinlerdeki bilgiler arasında çelişkiler olup olmadığını belirtiniz. Yaptığınız etkinlikten hareketle biyografilerde bazı gerçekleri gizlemenin, kurmacaya yer vermenin nasıl sonuçlar doğurabileceğini tartışınız. Ulaştığınız sonuçları açıklayınız.
Halil İnalcık hakkında okuduğunuz biyografilerde verilen bilgiler ders kitabınızda yer alan bilgilerle örtüşmektedir.
Çelişki yoktur.
Biyografilerde kurmacaya yer verilmez.
Biyografiler gerçekleri yansıtır, yansıtmalıdır.
Biyografide gerçekler gizlenirse biyografisi yazılan kişi hakkında yanlış bilgi edinilir.
7. ETKİNLİK
Dört beş kişilik gruplar oluşturunuz. Grup arkadaşlarınızla “Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık” adlı metnin paragraflarının konusunu bulunuz. Konuların birbirleriyle ilişkişini belirleyiniz. Yaptığınız çalışmayı sınıfa sununuz.
* Aile bilgileri
*  Doğumu
*Kendi ağzından Ankaraya yerleşmeleri ile ilgili görüşleri,
* Sivas Öğretmen okuluna verilmesi
* Dil tarihb ev Coğrafya fakültesine yerleşmesi
* Önemli isimlerden ders alması ve asistan oluşu
*  Tanzimat ev Bulgar Meselesi adlı çalışmasının yayınlanması
*Arşivlerde inceleme yapması, çalışmaları
* Unesco da görev alamsı
* Yabancı dil bilgisi, aldığı ödüller
* Emekliliği
*Oluşturduğu ekol
8. ETKİNLİK
İncelediğiniz metinlerden ve ön hazırlıkta yaptığınız araştırmadan hareketle biyografilerin kültür tarihindeki yerini ve önemini açıklayınız.
Biyografi türünün ilk örneğinin eski Yunan’da  Plutarkhus’un “Hayatlar” adlı eseri olduğu kabul edilir.
Diğer ilk örnekler:
17. yüzyılda İngiltere’de William Roper’in Thomes More hakkında yazdığı biyografi
18. yüzyılda Samuel Johnson’un James Boswell’in hayatını yazdığı biyografi
20. yüzyıla kadar yazılan biyografilerde biyografisi yazılan kişinin hayatının yanı sıra erdemleri, ahlaki özellikleri de veriliyordu.
20. yüzyılda başlayan modern biyografide ise nesnel bir yaklaşım görülür.
Türk edebiyatında biyografiye yakın türler:
Siyer kitapları: Hz. Muhammed’in hayatı
Kısas- enbiyalar: Peygamber kıssaları
Tezkiretü’l Evliyalar: Evliyaların yaşamını anlatan eserler
Şairler tezkireleri: Şirlerin hayatını anlatan eserler.
Tezkireler biyografi türünün edebiyatımızdaki ilk örnekleridir. Türk edebiyatında ilk şairler tezkiresi Ali Şir Nevai’nin Mecalisü’n Nefais adlı eserdir.
Anadolu’da yazılan ilk şairler tezkiresi Heşt Behişt (Sehi Bey)  adlı eserdir.
16. yüzyıld Latifi’nin yazdığı Tezkiretü’ş Şuara da önemli bir eserdir.
9. ETKİNLİK
•    “Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık”, “Mustafa Kemal Anadolu’da” ve “Paris Pişmiş” adlı metinlerde anlatıcının kim olduğunu belirtiniz. Anlatıcının biyografiyi hazırlayan kişiyle ilişkisini açıklayınız.
“Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık”, “Mustafa Kemal Anadolu’da” adlı metinlerde anlatıcı 3. tekil kişidir.  Pariş Pişmiş adlı metinde ise anlatıcı yazarın kendisidir. Cümleler 1. tekil kişi ağzından kurulmuştur.
•    “Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık” ve “Paris Pişmiş” adlı metinleri yazılış amaçları ve anlatıcıları bakımından karşılaştırınız. Metinlerden hareketle biyografi ve otobiyografi aracındaki benzerlik ve farklılıkları belirtiniz.
Paris Pişmiş adlı metnin yazılış amacı yazarın kendisini tanıtma isteğidir. Diğer metinlerde ise başka birinin hayat hikayesini aktarma isteği vardır.
10. ETKİNLİK
Fuat Bayramoğlu’nun Bir Anı adlı metniyle Dünyaca Tanın mış Tarihçimiz Halil İnalcık Ve Paris Pişmiş adlı metinleri anlatım yönünden karşılaştırınız. Anılardaki anlatımla biyografilerdeki anlatım arasındaki farkları açıklayınız.
Halil İnalcık’ta anlatıcı 3.tekil şahıs anlatıcıdır. Paris Pişmiş ve Bir anı adlı metinler ise birinci teki şahıs ağzından anlatılmıştır. Anlatıcı  olayayı yaşayan kişidir.
Aın ile Biyografi Arasındaki Farklar:
Her iki yazı türünün de kaynağı kişilerin yaşamı, başından geçenlerdir. Ancak anı, söz konusu kişinin hayatının belli bir kısmını, biyografi ise kişinin hayatının tamamını konu alır.
 Anıda anlatıcı, “ben”dir, yani olaylar birinci kişinin ağzından aktarılır. Biyografide anlatıcı, “o”dur, yani olay­lar üçüncü kişinin ağzından verilir.
Anıda anlatan ve yaşayan aynı kişi olduğundan samimi bir üslup vardır. Dolayısıyla anıda öznellik hâkimdir. Biyografide yaşayan ve yazan farklı kişilerdir, bu yüzden nesnel ve resmî bir üslup kullanılır.
11.etkinlik.
Dünyaca tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık adlı metinden alınan parçada hangi  anlatım  türü kullanılmıştır ?
Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık adlı metinden alınan parçada açıklayıcı anlatım ve öğretici anlatım  türü kullanılmıştır.
12.
Paris Pişmiş ve Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık adlı metinlerde öyküleyici anlatım, açıklayıcı anlatım, öğretici anlatım türleri kullanılmıştır.
13. etkinlik
BİYOGRAFİ (HAYAT HİKÂYESİ)
Çeşitli bilim dalları ile güzel sanatlar ve spor alanlarında ün yapmış bir kişinin hayatının derlenip toparlanması ve sonunda yazıya geçirilmesidir.
Biyografilerin yazılmasındaki amaç; tanınmış, yararlı olmuş kişilerin çektikleri sıkıntıları, karşılaştıkları güçlükleri nasıl yendikleri, başarıya nasıl ulaştıklarını anlatmaktır.
Bu şekilde, okuyucuların “kıssadan hisse çıkarmaları” sağlanır; sabırlı, düzenli ve plânlı çalışmanın başarıya olan katkısı verilmek istenir.
Biyografiler; sanata, edebiyata, tarihe ışık tutarlar. Anma ve kutlama günlerinde, sanat gecelerinde bu tür yazılardan yararlanılır.
Ayrıca, biyografiler; belli bir dönemin olaylarını, toplumun yapısını ve sanatını da belgeler niteliktedir.
Biyografiye, eski edebiyatımızda “Tercüme-i Hâl” (Hâl Tercümesi) denirdi.
Divan edebiyatındaki “Şuara Tezkireleri”, sadece şairlerin özelliklerini veren biyografi niteliğindeki eserlerdir.
Biyografiler açık, sade bir dille, tarafsız bir görüşle yazılmalıdır.
Biyografi türleri şunlardır:
a. Bilimsel biyografi
Biyografik bilgileri kronolojik bir sıra içerisinde, alt başlıklar halinde, onun dönemi içindeki konumunu, getirdiği yenilikleri, gösterdiği başarıları, eserlerini, eserlerinin değişik özelliklerini eleştirel bir tutumla, belgelere, araştırma ve incelemelere dayalı olarak veren çalışmalara bilimsel biyografi ya da biyografik monografi denir. Bu tür eserlerde kişinin doğumu, yetişmesi, öğrenimi, çalışma hayatı, türlerine göre eserleri, eserlerinin önemi, şekil ve muhteva özellikleri, başarıları, ödülleri ve başka özellikleri bölümler halinde verilir. Bilimsel biyografi türüne şu örnekler verilebilir: Mehmet Kaplan, Tevfik Fikret Devir-Şahsiyet-Eser (1971); İsmail Parlatır, Recaizade Mahmut Ekrem (1995); Ö.Faruk Huyugüzel, Hüseyin Cahit Yalçın’ın Hayatı ve Edebî Eserleri Üzerinde Bir Araştırma (1984).
b. Biyografik roman
Roman, hikâye gibi tahkiye kurgusu içerisinde, olay anlatımı üslûbuyla kişiyi bir roman kahramanı gibi olayların içindeki konumlarıyla sunan eserlere de edebî biyografi ya da biyografik roman denir. Biyografik romanlarda kişinin ruhsal ve fiziksel özellikleri, davranışları, duyguları, düşünceleri, tepkileri, tavır alışları, giyinişi gibi pek çok değişik özellikleri ayrıntılı olarak verilip bir anlamda onun portresi çizilir. Hayatı içerisinde canlı, yaşayan bir kişilik olarak sergilenir. Buna örnek olarak M. Emin Erişirgil’in Mehmet Akif /İslâmcı Bir Şairin Romanı (1956); Tahir Alangu’nun Ömer Seyfettin (1968) adlı eserleri verilebilir. Ayrıca Oğuz Atay’ın Bir Bilim Adamının Romanı (1975) adlı romanı da bu türün en iyi örneklerindendir. Yazar bu romanında hocası Mustafa İnan’ı merkez alarak bir dönemin idealist neslinin hayatını yansıtmıştır.
Otobiyografik roman:
Kişinin kendi hayatını roman şeklinde yazmasıdır..
c. Nekroloji :
Ölen ünlü bir kişinin hemen ölümünden sonraki günlerde genellikle gazete ve dergilerde yakın çevresinde yer alan kişiler tarafından onun üstün niteliklerinin, erdemlerinin, çalışmalarının ve diğer özelliklerinin anı üslûbuyla anlatıldığı yazılara denir. Bu yazılar bir anlamda öleni çok seven birinin ağıtları, duygusal, öznel açıklamalarıdır. Bu tür yazılara örnek olarak Yahya Kemal’in ölümü dolayısıyla kaleme alınmış şu yazıları verebiliriz: Vehbi Cem Aşkun, “İstanbul Aşığını Kaybetti” (Dünya, 5 Kasım 1958); Nimet Behsuz, “Büyük Şairin Arkasından” (Yeni Gün, 3 Kasım 1958); Cenap Gedikoğlu, “Bir Dev Şair Göçtü”
Mehmet Süreyyâ’nın “Sicil-i Osmânî”si,
Çeşitli kişiler tarafından kaleme alınmış “Şuarâ tezkireleri”,
Şevket Süreyyâ AYDEMİR’in “Tek Adam” ve “İkinci Adam”ı biyografik eserlere örnektir.
NOT: Biyografi türüyle benzerlik gösteren eserlere Divan edebiyatında “tezkire” denir.
Türk edebiyatında ilk biyografi örneğini (tezkire) Ali Şir Nevai 16. Yüzyılda “Mecalis’n- Nefais” adlı eseriyle vermiştir.              
Otobiyografi
Otobiyografi, bir düşünürün, bir sanatçının, bir sporcu ya da tanınmış bir kişinin kendi yaşam öyküsünü anlattığı edebî tür. Özyaşamöyküsü de denir. Kaynak olarak kişi kendini ve aile büyüklerinden aldığı bilgileri kullanır. Yazarın kendinden söz ederken nesnel olması zor olduğundan otobiyografi yazmak güçtür. Otobiyografilerde yazar kendine ait sanat eserleri, düşünceleri ve yapmış olduğu ya da katkısının olduğu önemli işleri aktarır. Bu yazılı anlatım türü aynı zamanda iyi bir belgeseldir. Bu alanda çalışacaklara ve yazarın yaşadığı dönemin özelliklerine kaynaklık eder.
Otobiyografinin belirleyici özellikleri:
Otobiyografi düşünsel plânla yazılır.
Yazar daha çok kendisini öne çıkartabilir.
Biyografilerde Objektif olunmalıdır.
Otobiyografi kişinin kendi diliyle anlatmasıdır.
Türk edebiyatında ilk biyografik eser, Malik Bahşi’nin Feridüddin-i Attar’dan çevirmiş olduğu Tezkiretü’l-Evliya’dır.
Daha çok mesleklerine göre düzenlenmiş ve birden fazla kişinin biyografisinin yer aldığı tezkire, menakıb, vefeyat, devha, sefine, tuhfe, hadika, fihrist, silsilename, şairname, gazavatname, sicil gibi adlar altında birçok eser kaleme alınmıştır.
Menakıpname ya da velâyetname denilen eserlerde tarikat büyüklerinin, evliyaların, pir ve şeyhlerin olağanüstü halleri, kerâmetleri ve diğer kişisel özellikleri anlatılır. Yayımlanmış bazı menakıpnamelere şu örnekler gösterilebilir: Hacımsultan Velâyetnamesi (Rudolp Tschudi); Hacı Bektaş Velâyetnamesi (Erich Gross).
Vakayinamelerde de birçok devlet adamının biyografilerine ait malzemeler bulmak mümkündür.
14. Etkinlik
Paris Pişmiş ve Dünyaca Tanınmış Tarihçimiz Halil İnalcık adlı metinlerde dil göndergesel işlevde kullanılmıştır.
ANLAAM YORUMLAMA
1.       İncelenilen metinlerde biyografisi yazılan kişinin hayat hikayesi kronolojiksıraya göre verilmiş.
2.       Tanınmış kişiler olmaları, sasında önemli eserler vermiş olmaları. Toplum tarfından bilinen tanınan ve önemli buluşlara imza atmış ünlü kişilerin biyografileri yazılır.
3.       Hazırlık kısmında bu soru cevaplandı.
4.       …..


11. SINIF DİL VE ANLATIM DERS KİTABI CEVAPLARI 2012-2013 (EVRENSEL YAY.) BİYOGRAFİ TÜRÜ sayfa 80 ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI
A.           Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun sözcükler yazınız.
•            OTOBİYAOGRAFİ .bir düşünürün, bir sanatçının kendi yaşam öyküsünü anlattığı eserlerdir.
•             BİYOGRAFİ siyaset, edebiyat, spor, sanat gibi alanlarda başarı göstermiş kişilerin yaşamının anlatıldığı metinlerdir.
•             Biyografisi yazılacak kişinin hayat hikâyesi KRONOLOJİK bir sıraya göre verilmelidir.
B.            Aşağıdaki cümlelerde yargılar doğru ise yay ayraç içerisine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
•             Biyografilerde anlatılanlar bilgi ve belgeye dayandırılır.              ( D)
•             Biyografilerin edebiyatımızdaki ilk örnekleri mesnevilerdir.        ( Y )
•             Biyografi yazılarında anlatıcı ile yazar aynı kişidir.                      (Y  )
•             Biyografilerde kurmacaya yer verilmez.                                    ( D)
•             Anlatıcı, biyografisini yazacağı kişiyi tanımak zorundadır.           ( D )
•             Biyografilerde nesnel anlatım kullanılır.                                      ( D )
C.            Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları yanıtlayınız.
……….kişisel yaşantının bütünü ya da belli bölümlerini ya da gözlemleri dile getirmek
amacıyla yazılmış edebî metinler ya da kayıtlardır. Otobiyografi ile karıştırılabilen bu tür, ondan dışsal olaylara verdiği önem ile ayrılır………..kişisel yaşam izlenimlerinin yanı sıra bu izlenimlerin dış boyutları da geniş olarak yer alır. Otobiyografide yazar öncelikle kendilerini konu
edinirken……….yazarları çoğunlukla çeşitli tarihsel olaylarda rol oynamış ya da bu olayların
yakın gözlemcisi olmuş kişilerdir. Bu kişilerin yaşadığı şeyleri bir defter ya da bir kâğıda aktarmasıdır.
1.            Yukarıdaki paragrafta otobiyografiyle karşılaştınlan metin türü aşağıdakilerden hangisidir?
                A) Deneme        B) Anı   C) Günlük           D) Biyografi        E) Gezi yazısı
2.            Ayasofya’nın muhteşem kubbesinin tam tepesinde, devasa gümüş hilalin dibinde, akşama şeyhine anlatmak için çevresinde olanları gözleyip en ufak ayrıntıyı bile aklına yazan Haşan Efendi, yeşil sarığı ve uzun siyah cüppesiyle bir heykel gibi hiç kımıldamadan tek başına dikiliyor, göğe çizilmiş siyah bir silüet gibi en yüksekteki yalnız duruşuyla belki kalabalığın kendisinden bile daha etkileyici gözüküyordu.
Yukarıdaki paragrafta hangi anlatım türü kullanılmıştır?
A) Betimleyici anlatımB) Açıklayıcı anlatım        C) Öyküleyici anlatım
D) Kanıtlayıcı anlatım     E) Öğretici anlatım
D) Aşağıdaki soruları sözlü olarak yanıtlayınız.
1.            Anı ve biyografi türlerini karşılaştırarak benzer ve farklı yönlerini söyleyiniz.
Anı ve günce yazılarında kahraman anlatıcı vardır.Yani metnin kahramanı yazarın kendisidir.Birinci ağızdan anlatım vardır.Biyografilerde ise metnin kahramanı ile anlatıcı farklı kişilerdir.Üçüncü ağızdan anlatım vardır.Kısaca anılarda ve güncelerde doğrudan anlatım , biyografilerde ise dolaylı anlatım vardır.
2.   Biyografilerin kültür hayatımızdaki yerini açıklayınız.
 Biyografiler olmasaydı, yaşamış olan bir çok ünlü kişi hakkında sağlıklı bilgi alamazdık. Bu ünlülerin hayatlarının, başarılarının, eserlerinin tanınması, kültür tarihimiz için çok önemlidir.
Biyografilerde yaşamları öğrenim hayatları, mücadeleleri anlatılan örnek, tanınmış kişiler kendilerinden sonra gelen kuşaklara örnek olacaktır.Böylece yeni nesiller bu insanların hayatlarından ders alacak ve hayatlarına daha doğru bir şekilde yön vereceklerdir.

                   HAZIRLIK:
• “Çok yaşayandan sorma, çok gezenden sor” atasözü  gezen  insanın farklı kültürleri , farklı coğrafyaları görüp, faklı insanlarla tanışarak bilgisini, görgüsünü kültürünü arttırdığı, bu şekilde gezilerin insanın ufkunu açtığını anlatır.
•  Gezi yazıları, gezilen yerler hakkında izlenim ve bilgilerin(coğrafi, tarihi özellikler, kültür ve tabiat zenginlikleri, gelenek görenekler…)  diğer insanlara aktarmak için yazılabilir.
 SAYFA 90:
1.ETKİNLİK:
•             Okuduğumuz gezi yazısıyla diğer gezi yazıları içerik ve bakış açısı olarak birbirinden farklıdır. Her yazar farklı bir yerle ilgili anlatmaya değer ilginç yönlerini kendi düşüncelerini ve yorumlarını da ekleyerek kendi bakış açısıyla ifade etmişlerdir.
•             Gezi yazılarının ortak yönleri:
•             Gezilip görülen yerlerle ilgili bilgi ve gözlemler anlatılmıştır.
•             Gezilip görülen yerlerin tarihi, sosyal, ekonomik, kültürel yaşantısı yansıtılmıştır.
•             Dil açık, sadedir.
•             Genelde göndergesel işlev kullanılmıştır.
•             öyküleyici, betimleyici, açıklayıcı, öğretici anlatım türleri kullanılmıştır.
•             Yazarlar kendi yorumlarını da katmışlardır.

         Farklı yönleri:
•             Her yazar farklı bir yeri kendi bakış açısı bilgi ve gözlemlerine göre anlatmıştır. Dil ve Anlatım yönünden farklıdır.
2.ETKİNLİK:
 “Beserabya Köyleri” adlı gezi yazısından…
•             Komrad’ın Beserabya’da (bugünkü Moldova) Gagavuz Türklerinin yaşadığı tek kasaba olduğunu
•             Köydeki yel değirmenlerinin bulunduğunu
•             Gagavuzların toplu halde yaşadığı ve birbirlerine çok bağlı olduğunu
•             Komrat’ın 14 bin nüfuslu olduğunu
•             İnsanların yalnız çiftçilikle geçindiği
•             Gagavuzların kültürlerine son derece bağlı olduklarını
•             Ana yurttan çok önceleri koptukları halde Türklüklerini kaybetmediklerini… öğrendik.
•             Bu bilgiler daha önce hiç bilmediğimiz Beserabya köyleri hakkında az da olsa bilgi edinmemizi sağladı.
•             Yazar, gezdiği bu yörenin bütün özelliklerine yer vermemiştir. Çünkü gezi yazılarında görülen her şey değil sadece yazarın dikkatini çeken kültür ve doğa zenginlikleri, tarihi ve sosyal özellikler ve yaşama biçimi hakkında bilgi verilir.
3.ETKİNLİK:
ÖRNEK METİN…
 “Yamacındaki yemyeşil çam ağaçlarının aksinin vurduğu pırıl pırıl bir göl…Zümrüt teninin içinde bir cennet bahçesi saklayan enfes bir doğa harikası burası. Ciğerlere doldurulan bu tertemiz havada çamlara özgü o mis koku nefeslere karışıyor. Bir, kuş sesi eksik fonda.O mis kokuyu içime çekerken gözlerimi kapatıp ormanın derinliğinde kaybolmuş kuş seslerini duymaya çalışıyorum. Gözlerim kapalı, ne kadar kalıyorum böyle bilmiyorum; ama tam da kuşlar şakımaya başlıyor ki hayalimde birden…….” (devam edebilirsiniz:))))
SAYFA 91:
•                Herkesin duyuş ve düşünüşü, bakış açısı birbirinden farklı olacağı için yazılanlar arasında farklılıklar olacaktır.
4.ETKİNLİK:
•             Metindeki anlatım türleri ve örnekleri:
•             Öyküleyici anlatım:
Komrat Lisesi’ni bitirmiş bir genç kız gördüm,Türkçe konuşmakta güçlük çekiyordu.”
•             Betimleyici Anlatım:
“Alabildiğine düz ve geniş bahçeler, bahçeler içinde beyaz boyalı muntazam, kiremitli, çoğu tek katlı evler…”
•             Açıklayıcı Anlatım:”Halkın büyük çoğunluğu Gagavuz olan on dört bin nüfuslu Komrat yalnız çiftçilikle geçinen bir kasabadır.”
             Söyleşmeye Bağlı Anlatım:
-Sen nesin?
-Gagavuz
-Gagavuz ne demek, Bulgar mısın?
-Yok, Bulgar değilim…”
-Peki, ya nesin?
-Türk
•             Metnin yazılış amacı gezilip görülen Beserabya Köyleri hakkında izlenimlerin, gözlemlerin canlı ve etkili bir şekilde aktarılması olduğu için metinde bu anlatım türleri kullanılmıştır.
5.ETKİNLİK:
•             Metindeki paragraflar metnin bütünlüğü bozmayacak şekilde birbirine bağlanmıştır. Paragrafların yapı unsurları olan cümleler birbirlerine bağlanmış, başka konulara atıfta bulunularak paragraflar arasında geçişler sağlanmıştır. Metindeki diğer paragraflar da Beserabya Köyleri hakkında okuyucuya bilgi vermek amacı etrafında yapı unsurlarıyla oluşturulmuş ve bu amaçla bütünsel bir biçimde birbirine bağlanmıştır.
6.ETKİNLİK:
Metnin yapı unsurları metnin iletisini vermek amacıyla düşünsel bir bütünlük içinde bir araya getirilmiştir. Yapı unsurları metnin iletisini vermede ve somutlaştırmayı sağlamada birer araçtır.
7.ETKİNLİK: Duygularınızı belirtiniz.
SAYFA 92:
8.ETKİNLİK:
•             Tarihi, coğrafi özellikleri
•             Sosyal, ekonomik, kültürel yaşantısı
•             Ahlak, gelenek ve görenekler gibi bilgiler yer almıştır.
•             Bu bilgilerden yola çıkılarak gezi yazıları sosyoloji, tarih, coğrafya gibi bilim dallarına yarar sağlar.
9.ETKİNLİK:
•             Okuduğumuz gezi yazıları açık, duru, akıcı ve yalındır.
•             Bu anlatım özellikleri gezi yazıları için önemlidir. Çünkü amaç, okuyucuya bilgi vermektir.
10.ETKİNLİK:
Anlatım bozukluğu olan cümlelerin düzeltilmiş hali:
“Yabancı bir dille lise tahsili görmüş, kafasındaki kavramlar (artmış) ve dünyayı görüş seviyesi yükselmiş bir insan…” (fiilimsi eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu)
“Yalnız Hristiyan değil  hatta Müslüman birçok Türk kitlesinin …(tamlama yanlışlığı)
11.ETKİNLİK:
1.cümlede:
ilerde: ses düşmesi
köyü-n-ü: ses türemesi ( Türkçe ‘de iki ünlü harf yan yana gelmediği için “n” kaynaştırma harfi gelmiş)
savaşçı : benzeşme
ses daralması yok…
2.cümlede:
ses düşmesi yok
ses türemesi: hak-k-ım-da (“hak”  sözcüğüne lütfen dikkat ediniz. Yardımcı eylem( et-) aldığında ses türemesi olmaz; ama “-ı,-a”  gibi ünlü ekler aldığında ses türemesi olur.
Lütfen konuyla ilgili  tıklayınız…     ünsüz türemesi videosu
ses benzeşmesi yok
gizlemiyorum: ses daralması ( “yor” eki kendinden önceki geniş ünlüyü (a-e) daraltır.
SAYFA 93:
12.ETKİNLİK:
Metinde dil ağırlıklı olarak göndergesel işlevde kullanılmıştır.
13.ETKİNLİK:
GEZİ YAZISI-ANI KARŞILAŞTIRMASI:
BENZER YÖNLER:
•             İki türde de açık, sade, anlaşılır, içten bir dil kullanılır.
•             İki türde de dil göndergesel işlevde kullanılır.
•             Her iki türde de açıklayıcı, betimleyici, öyküleyici anlatım türleri kullanılır.
•             Her iki tür de başka bilim dallarına kaynaklık edebilir.
FARKLI YÖNLERİ:
•             Anılarda amaç yazarın yaşamından ilgi çekici olayları anlatmakken gezi yazıları gezilip görülen yerler hakkında okuyucuya bilgi vermek için yazılır.
•             Gezi yazılarında gözlem önemli bir yer tutar, anılarda ise yazarın kendi yaşamına dair izlenimleri vardır.
•             Anılarda çevreye ait bilgiler gezi yazısı kadar ayrıntılı değildir.
ANLAMA-YORUMLAMA
14.ETKİNLİK:
•Yazara göre ana dilinin zenginliklerinden habersiz olan ve kendi milletiyle bağlarını koparmış insanlar ancak konuştuğu dilin dar çerçevesinde düşüncelerini anlatmak zorunda olur. Böyle bir insan dili daha zengin ve kalabalık yabancı topluluklar arasında kaldığında da kendi ana dilini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.
•Yazar bu görüşünde son derece haklı, çünkü dilini kaybeden milletler yok olmaya mahkûmdur.
•Gezi yazısında işlenen konuyu yazar kendi kişisel gözlemlerine, izlenimlerine ve bakış açısına göre öznel bir şekilde anlatır.
15.ETKİNLİK:
Evliya Çelebi son derece dikkatli bir seyyahtır. O, gezdiği yerlerin tarihini, coğrafyasını, iklim ve tabiatını, sanat eserlerini, insanlarını, insanlarının giyiniş, yaşayış, dil ve dinlerini, silahlarını, âdetlerini, tanınmış hususiyetlerini, yerleşme şekillerini, kısaca şahsi ve günlük hayattan, cemaat hayatına, manevi hayata kadar bütün unsurları eserine almıştır. Bu durum Seyahatname’nin dünyada eşine rastlanmayan bir zenginlikle önemli bir kaynak olmasını sağlamıştır. Düşünceye ve daha çok göze hitap eden güçlü tasvirler, sıcak bir mizah, mübalağa ve secilerle süslü üslubu onu farklı kılan unsurlardır.
Seyahatname on ciltten oluşmaktadır.
Seyahatine dair bıraktığı 10 ciltlik Seyahatname’nin konuları şu şekildedir:
*I. Cilt: İstanbul ve civarı Eserin birinci cildinde İstanbul’un târihi, kuşatmaları ve fethi, İstanbul’daki mübârek makamlar, câmiler, Sultan Süleyman Kânunnâmesi, Anadolu ve Rumeli’nin mülkî taksimâtı, çeşitli kimselerin yaptırdığı câmi, medrese, mescit, türbe, tekke, imaret, hastane, konak, kervansaray, sebilhane, hamamlar… Fatih Sultan Mehmet zamanından itibaren yetişen vezirler, âlimler, nişancılar, İstanbul esnâfı ve sanatkârları yer almaktadır.
*II. Cilt: Nisan 1640’ta yaptığı Buca, Batum, Trabzon, Kafkasya, Girit seferi, 1645’te Erzurum, Azerbaycan ve Gürcistan. Osmanlı Devletinin kuruluşu, İstanbul’un fethinden önceki Osmanlı sultanları, Bursa’nın âlimleri, vezirleri ve şâirleri.
* III. Cilt: Şam-Suriye, Filistin-Urmiye, Sivas, El-Cezire, Ermenistan, Rumeli (Bulgaristan ve Dobruca)
* IV. Cilt: İstanbul’dan Van’a kadar yol üzerindeki bütün şehir ve kasabalar, Evliyâ Çelebi’nin elçi olarak İran’a gidişi, İran ve Irak hakkında bilgiler
* V. Cilt: Van, Basra seyahatinin sonu, Oçakov seyahati, Rakoçzi’ye karşı sefer, Rusya seferi, Anadolu asilerine karşı hareket, Çanakkale yolu ile Bursa’ya avdet, Boğdan’a gidiş, Transilvanya seyahati, Bosna’ya gidiş, Dalmaçya seferi, Sofya’ya avdet.
*VI. Cilt: Transilvanya seferi, Arnavutluk’a gidiş, İstanbul’a avdet. Macar seferi, Uyvar’ın muhasarası, müellifin 40.000 Tatarla, Avusturya, Almanya, Flemenk’e ve Baltık Denizine kadar gitmesi. Uyvar’ın zaptı, Belgrad’a avdet. Hersek’e gönderilmesi, Raguza seyahati, Karadağ seferi, Kanija seferi ve Kanizsa-Hırvat memleketi.
*VII. Cilt: Avusturya, Kırım, Dağıstan, Deşt-i Kıpçak, Esterhan.
*VIII. Cilt: Kırım, Girit, Selanik, Rumeli.
*IX. Cilt: Garbi Anadolu, Suriye, Mekke ve Medine seyahati.
*X. Cilt: Mısır.
•             Seyahatname yazıldığı dönemde de bugün de değerinden hiçbir şey kaybetmemiştir, eşsiz bir kültür hazinesidir.
•             Öznel anlatıma yer verilmiştir. Örneğin Reşat Nuri’ni hazırlık çalışmasında verilen “Otoray Yolculuğu ” adlı metindeki “Yolculukta akşam, insanının gayri ihtiyarî garipsediği, kendini karan¬lık düşüncelere bıraktığı saattir. “cümlesi ;   “Beserabya Köylerinde” adlı metinde ise “Binbir gece masallarının sihirli değneğini hayal ediyorum. Bir mucize olsa diyorum günün birinde gözlerimizi açtığımız zaman bu güzel ve bayındır köylerin Türk halkıyla beraber Anadolu ya da Trakya’nın bereketli ovalarında yükseldiğini görsek.” cümleleri öznel anlatıma örnektir.
•             Dil öğretici metinlerde göndergesel işlevde kullanılır. Çünkü amaç okuyucuya bilgi vermektir.
16.ETKİNLİK:
İlk anlam:  rüzgar ,lehçe, kelime , köy ,Türkçe
Yan anlam:  kanat
Mecaz anlam:  hafif, ağır, örülmüş, kuşatmıştır
Terim  anlam:    lehçe
SAYFA 94:
17.etkinlik:
bir gezi yazısı yazınız.Aşağıdaki plan size yardımcı olabilir:
Giriş  bölümünde gezi için yapılan hazırlıklar;
Gelişme bölümünde
yolculuk,
yolculuk sırasında görülen ilgi çekici olaylar;
 varış
 varıştaki ilk izlenimler
Sırasıyla gezilen yerler ve bunların ilginç, belirgin ve ayırt edici özellikleri(betimlemeler, açıklamalar)
Sonuç bölümünde ise bu gezinin  sizde bıraktığı etki…
ÖLÇME-DEĞERLENDİRME:
1. öyküleyici, betimleyici ve açıklayıcı
•             öğretici
•             tarihi,coğrafi,ekonomik ve  kültürel
2)
•             (Y)
•             (D)
•             (Y)
•             (D)
3) (E)
4) (E) “Şiir ve İnşa” Ziya Paşa’ya ait makaledir.
SAYFA 95:
5) (D)
6) (C)
7) (B)
SAYFA 96:
8) (A)
9) (C)
10) (D)
Yazar Hakkında
admin

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.