2012-2013 12Sınıf Edebiyat kitabıCevapları- Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir sayfa 61-62 Hazırlık

21.11.2012 tarihinde 12. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 1 Yorum Yapılmış.

SERBEST MÜSTEZAT:
19. Yüzyıl sonlarında özellikle Servet-i Fünun’cuların geliştirdikleri bir nazım biçimi. Divan şiirindeki müstezat’tan şu özellikleriyle ayrılır:
* Serbest müstezat, hem aruz, hem de hecenin çeşitli kalıplarıyla yazılabilir.
* Temel olarak alınan kalıbın çeşitli parçaları çeşitli düzenlerle bir arada kullanılabileceği gibi aynı nazım içinde yalnız bir kalıp değil, başka kalıplar ve bunların parçaları da kullanılabilir.
* Uzun ve kısa mısralar kimi zaman belli bir düzen içinde sıralanır, kimi zaman da herhangi bir düzene bağlı kalınmaz.
* Kafiye örgüsünün düzenlenişi de kurala değil, şairin isteğine bağlıdır.
* Müstezat’ın daha özgürce kullanılmış biçimdir.
* Sembolizmin yaygın olduğu bir dönemde Fransa’da ortaya çıkan bir şiir şeklidir.
* Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati şairlerince kullanılmıştır.
* Serbest müstezatta nazım nesre yaklaştırılmıştır.
Bu özellikleriyle serbest müstezat, Divan şiirindeki müstezat’ın geliştirilmesiyle oluşturulmamış, doğrudan Batı şiirinden alınmıştır. Klasik nazım biçimlerinden ve tek ölçünün bir örnekliliğinden kurtuluş yeni biçimler ve ahenkler yaratmak düşüncesiyle oluşturulan bu biçim, serbest nazıma geçişte bir aşama olmuştur.
Serbest müstezatın başarılı örneklerini Tevfik Fikret, Cenap Sahabettin ve Ahmet Haşim vermiştir.

Serbest nazım hakkında bilgi
Kısaca, ifade ile düzensiz şiir demektir. Bu şiirlerde mısralar ya düzgün bir görünüş arzederler, ya da karışık bir sıra meydana getirirler. Herhangi bir ölçüye veya kafiyeye bağlı değildirler.
Ancak düzgün sıralanışta mısralar aşağı yukarı birbirine benzerler. Mısraların karışık sıralanışı halinde ise dikkati çekecek derecede bir ölçü ve kafiye değişikliği görülür. İfade etmek gerekir ki, serbest nazım bizim edebiyatımızda oldukça yenidir. Bu şekilde şiir yazanların en büyük düşünceleri vezin ve kafiye endişesinden kurtulmaktır. Aruzu kullanmak istemeyenler hece veznini benimsediler.
Hece veznini kullanmakta zorluk görenler de serbest nazma sığındılar. Çünkü serbest nazımda aruzda ve hecede olduğu şekilde, vezin ve kafiye gibi uyulması gereken her hangi bir kurallar dünyası yoktu. Bu bakımdan yazmak daha rahattı.
Bu şeklin dünya edebiyatında tanınmış temsilcileri, Heine, Aliot, Whitman, Claudei vb. şairlerdir. Bizde ilk temsilcisi Cenap Şehabettin’dir. Cumhuriyet’ten sonra işe serbest nazmın edebiyatımızda yaygın bir şekilde kullanıldığı görülmektedir. Serbest nazımla yazılan şiirler şekil bakımından üçe ayrılır:
a) Vezinli kafiyeli serbest nazım: Aruzun veya hecenin değişik kalıpları ile yazılır. Vezin mısradan mısraya değişir. Şiir hece vezni ile yazılmışsa hecenin, aruzla yazılmışsa aruzun değişik kalıpları ahengi kuvvetlendirecek şekilde kullanılır. Muralar arasında kafiye vardır; ancak dizilişi şairin anlayışına göre değişir.
b) Vezinsiz kafiyeli serbest nazım: Bu şiirde vezin yoktur. Kafiyenin dizilişi ise şairin anlayışına göre değişir.
c) Vezinsiz kafiyesiz serbest nazım:Kafiye ve vezin endişesi taşımadan, tam anlamıyla serbest bir şekilde kaleme alınan şiirlerdir.
Serbest Nazım: Genellikle ölçü ve kafiyeye bağlı bulunmayan, dizelerindeki hece sayısı değişik olan şiirlerdir. Servet-i Fünûn’dan sonra kullanılmaya başlanan bu nazım şekli günümüzde çok yaygınlaşmıştır. Ölçü ve kafiye şiire ahenk verir. Serbest nazımlar da ise bu ahenk aliterasyon ve asonanslarla sağlanır.
Serbest nazmın, şairlerin kullanışlarına göre pek çok çeşitleri vardır. Bunun için de henüz belirginleşmiş bir kuralı yoktur.
Toplumcu Şiir: Halkı ve halkın sorunlarını anlatan şiir türüdür. Nazım Hikmet ve Rıfat Ilgaz’ın şiirleri buna örnektir. Yirminci yüzyılın başlarında, neredeyse tüm dünyada eş zamanlı olarak gelişen siyasal ve toplumsal hareketlere bağlı olarak yeni bir edebiyat akımı doğar.
Toplumsal gerçekçilik ya da sosyalist gerçekçilik adı verilen bu akım; şiirden, edebiyatın ve sanatın her alanına kadar geniş bir yelpazede etkisini gösterir. Emekçilerin sorunlarını, emek-sermaye çelişkisini ve yaşamsal kaygılarını konu alan bu akım, “toplum için sanat” görüşünü temsil eder.
Serbest Nazım ve Toplumcu Şiirin Özellikleri:
Pragmatik, yani çıkarcı şiirdir.
Şiir tezlidir, savunulan bir görüş vardır ve bu görüş kendini şiirde belli eder.
Şair, toplumun bir parçası olduğu için şiirlerini toplumsal bir kaygı ile yazmalıdır.
Şair ancak toplum şiirleri yazarak kendini geliştirebilir. Bireysellikten önce kolektiflik vardır.
Dilin harekete geçiren gücünden, etkisinden yararlanılmıştır.
Söylev üslubundan yararlanılmıştır.
Geniş kitlelere hitap etmek, onları harekete geçirmek için yazılmıştır.
Şiirde biçimden çok içeriğe önem vermişler bu sebeple de ölçüsüz, kafiyesiz şiirler yazmışlardır.
Gelecekçilik (Fütürizm) akımından etkilenmişlerdir.
Gelecekçilik (Fütürizm): 20. yüzyılın başlarında İtalya’da ortaya çıkan bu akımın sanatçıları, şiirde temel öğelerin cesaret, isyan ve cüret olduğunu savunmuşlardır. Edebiyatın durgun değil hareketli, barışçıl değil kavgacıl olmasını istemişlerdir. Savaşı övmüşler ve geçmişi kötülemişlerdir. Türk Edebiyatında Nazım Hikmet, ünlü Rus şairi gelecekçi Mayokovski’den etkilenmiştir.
·         1. NAZIM HİKMET (1902 – 1963)
Toplumcu gerçekçi edebiyatın öncüsü olup, ilk şiirlerini ölçülü ve uyaklı yazmıştır.
Rusya’daki öğrenim yıllarında Fütürist şair Mayakovski’nin sanat görüşünü benimsemiş, ölçülü ve uyaklı şiiri bırakmıştır.
Rusya’dan döndükten sonra öz, biçim ve tema bakımından yeni şiirleriyle serbest nazmın ve toplumcu şiirin ilk örneklerini vermiş; bu yönüyle pek çok şairi etkilemiştir.
Şiir dışında roman, tiyatro, masal, mektup gibi türlerde eserler vermiştir.
“Memleketimden İnsan Manzaraları” ve Kuruluş Savaşı’nı anlattığı “Kuvayı Milliye Destanı” önemli eserlerindendir.
Eserleri:
Şiir:835 Satır, Jokond ile Si-Ya-u, Memleketimden İnsan Manzaraları, Kuvayı Milliye Destanı
Tiyatro:Kafatası, Yusuf ile Menofis
Roman:Kan Konuşmaz
Masal:Sevdalı Bulut
Mektup:Kemal Tahir’e Mahpushaneden Mektuplar
·         Fakirlik, cehalet, savaşlar, gelir dağılımındaki eşitsizlik, ahlaki çöküntü ve ırkçılık günümüz sorunları arasında en öne çıkan sorunlardır. Bu sorunların temelinde insanın aç gözlülüğü ve üstünlük duygusu yatmaktadır bu da cehaletten kaynaklanır. Dolayısıyla insanları bilinçlendirmek, eğitim ve kültür seviyelerini yükseltmek ve höş görü anlayışını toplumlar arasında yaymak sorunları çözebilir.
·         Bir sanatçının kişisel duygu ve düşüncelerin yanında içinde yaşadığı toplumun sorunlarına eğilmesi sanatçının toplumsal sorunlara karşı duyarlı olduğunu gösterir. Her sanatçı içinde yaşadığı toplumun sorunlarını sanat yoluyla dile getirmeli bunlara dikkat çekmelidir. Bu sanatçının topluma olan bir borcudur.
1.
Ahenk unsurları
Ölçü
Serbest ölçü
Uyak
Belirli bir kafiye yok ikinci bentte –r ‘ler yarım kafiye, b,y,k,l n,s, sesleriyle aliterasyon yapılmış, ü, i, a, sesleriile asonans yapılmış.
Redif
-başka herkese yeter, -da öyle redif
Sese dayalı edebi sanatlar
Büyük insanlık sözü tekrar edilmiş tekrir sanatı var,
Yapı unsurları
Nazım birimi
Serbest nazım
Nazım birimi sayısı
Dört
Uyak şeması
Belirli bir kafiye örgüsü yok
Tema
insanlığın çoğunluğunu oluşturan fakirleri hayata bağlayan şeyin umut olduğu
Nazım türü
Serbest nazım
1.Etkinlik
Tekrar edilen kelimeler: büyük insanlık,  de öyle, herkese yeter.  –r sesleri tekrar edilmiş,  b,y,k,l n,s, sesleriyle aliterasyon yapılmış, ü, i, a, sesleri ile asonans yapılmış.Bunlar şiirdeki ahengi sağlayan unsurlardır. Şiirin daha etkili olmasını sağlamışlar. 
* Ölçülü ve kafiyeli şiirlere göre şiiri sesli okuyunca  farklılık oluyor. Bu şiirde ahengi sağlayan şey ses tekrarları ve anlam bütünlüğüdür. Şiirde vurgu ve tonlama ile ahenk oluşturulmuş.
2.  Serbest nazım da yazma kolaylığı var. Ölçülü ve kafiyeli şiirde sözcükleri kafiyeli bir şekilde dizmek, belirli bir ölçü tutturma zorunluluğu  şiirin oluşmasını zorlar. Serbest nazımda anlam bir mısrada bitmeyip diğer mısralara kaydığı için hem ahenk hem de söyleyiş kolaylığı kazandırıyor.
3. Gelecekçilik (Fütürizm) akımından etkilenmişlerdir.  Bu yüzden şair şiirlerini bilinen nazım birimlerinden biriyle yazmamış.
Gelecekçilik (Fütürizm): 20. yüzyılın başlarında İtalya’da ortaya çıkan bu akımın sanatçıları, şiirde temel öğelerin cesaret, isyan ve cüret olduğunu savunmuşlardır. Edebiyatın durgun değil hareketli, barışçıl değil kavgacıl olmasını istemişlerdir. Savaşı övmüşler ve geçmişi kötülemişlerdir. Türk Edebiyatında Nazım Hikmet, ünlü Rus şairi gelecekçi Mayokovski’den etkilenmiştir.
4.”Büyük İnsanlık”şiiri ema olarak şiire bir yenilik getirmiştir. Daha önce de fakirlik konusu şiirlerde işlenmiştir. Fakat burada bütün insanlığın içinde bulunduğu bir sorun dile getirilmiş. Bu  sosyalizm anlayışının bir ürünüdür. Tema gerçekçidir.
5. Büyük insanlık, pirinç de öyle, kumaş da öyle, kitap da öyle, şeker de öyle, sekizinde işe gitmek, trende üçüncü mevki gibi ifadeler şiirini içeriğini yansıtan ifadelerdir. Bu ifadeler daha önce karşımıza çıkan ifadeler değildir.

Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

ulraslan
02 Aralık 2012 - 15:23

63-70 arası