12. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları- Mendil Altında Kınalıada’da Bir Ev Griot Baba–sayfa 50-70 arası

22.11.2012 tarihinde Genel kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

3.METİN  MENDİL ALTINDA
1.a.  Hikayede anlatıcı yazardır. 3.tekil şahıs anlatım kullanılmış. Anlatıcı olayı gözlemliyor, gizli bir gölge gibi takip ediyor, sonra kafasının içine girip düşüncelerini okuyor.
  b. Hikayede hakim(ilahi) anlatıcı bakış açısı kullanılmış. Bu tür anlatımda anlatıcı kahramanın bütün davranışlarını, olayın öncesini ve sonrasını bilir, hatta kahramanın aklından geçenleri  de okur.
2.
*  Mendil Altında adlı hikayenin teması: Bir memurun mebusluk düşü.
* Mendil Altında adlı hikayenin olay örgüsü:
–  Bir sicil müdürünün yemekten sonra mindere uzanıp uyumak istemesi,
–  Karasineklerden korunmak için cebinden çıkardığı keten mendili yüzüne örtmesi,
 – Mendilin altında çocukların okul taksitleri, karısının para için sızlanması,
– İşinden atılan bir memurun durumu,
–  Amirleriyle olan ilişkileri, milletvekili seçilme hayali gibi düşüncelerle boğuşması,
 – Mendil altında uyumanın mümkün olmadığını anlayınca da uzandığı yerden kalkıp hizmetçiden kahve istemesi

* Mendil Altında adlı hikayede mekan  bir devlet dairesidir. Olay dairede bir minderin üzerinde yüzüne mendil örten bir sicil amirinin hayal kurması üzerine kuruludur.
* Mendil Altında adlı hikayedeki kişiler: Cavit bey, Müsteşar, Meryem, Cavit Beyin karısı, bir memur,muavin
* Hikayede devlet dairesinde görev yapan bir sicil amirinin ağusos  ayında bir öğle vakti biraz uyumak istemesi ve yüzüne örttüğü mendilin altında kurduğu mebusluk hayali anlatılıyor. Burada kişi meknan ve olay parçaları birbirini bütünleyen bir yapıda kurgulanmış. Mekan ve kişiler olay örgüsü ile bütünlük oluşturuyor.
*13. Etkinlik
b. Cumhuriyet dönemi hikayelerinde işlenen konular:
Cumhuriyet dönemi edebiyatı Türkiye’nin gerçeklerine gittikçe genişleyen ölçüde eğildi. Yurdun bütün bölgelerinde kentlerdeki, köylerdeki yaşamı ve insan ilişkilerini, yurtdışına göçen işçileri ele aldı. Her sınıftan, her yaşam biçiminden gelen kahramanları canlandırdı. Onları kuşatan toplumsal bozuklukların giderilmesi için öneriler getirildi.
Devlet dairelerindeki bozukluklar, siyasi yapının eleştirilmesi , toplum yaşayışımızdaki aksaklıklar, Günlük yaşamı dile getiren  öykülerinin yanı sıra, kadınları ilgilendiren sorunlara, ekonomideki tutarsızlıkların aile yaşayışını etkileyişi, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’nun durumu; Anadolu’ya giden memurların yaptıkları yolsuzluklara, Yeni Kurulan Türkiye’nin koşullarına uyum sağlama gibi konular işlenmiştir.
b. Mendil altında adlı hikayenin konusu Cumhuriyet dönemi hikayelerinde işlenen konulardan biridir.
Devlet dairelerindeki işleyişi eleştiren bir konu işlenmiş.
3.a.  Cavit Bey: Bir airede sicil amiridir. Mebus olma hayali kurar. Para sıkıntısı çekmektedir.
        Müsteşar: Duygusuz, umursamaz bir tiptir. Cavirt Beyin Amiridir.
       Meryem: Cavit Beyin oda hizmetçisidir.
    Bir Memur: işten atılan biridir. Belirgin bir özelliği yok. Cavit Beyin Kafada kurguladığı birisi.
b. Bu kişilere günlük hayatta rastlanabilir. Kişiler gerçekçidir.
14. etkinlik
a. Durum öyküsü
Bu tarz öykülere “modern öykü” de denir.
Her hikâye olaya dayanmaz.
Bu tür öykülerde merak öğesi ikinci plandadır.
Yazar, bu öykülerde okuyucuyu sarsan, çarpan, heyecana getiren bir anlatım sergilemez. Onun yerine günlük hayattan bir kesit sunar veya bir insanlık durumunu anlatır.
Bu öykülerde kişisel ve sosyal düşünceler, duygu ve hayaller ön plana çıkar.
Durum öyküsü ünlü Rus edebiyatçı Anton Çehov tarafından geliştirildiği için bu tür öykülere “Çehov tarzı öykü” de denir.  
Bu tarz öykünün Türk edebiyatındaki temsilcileri:
Sait Faik Abasıyanık ve Memduh Şevket Esendal.
b.
* Cavit Beyin hayatından bir kesit anlatılıyor.
*  Bu tarz hikayeler bir çatışmadan çok bir durumu anlatır.
* Cavit Bey karşıalştığı olayda kahramanca bir karşı koyma hayal ediyor. Mert ve dürüst bir kişilik çizmeye çalışıyor.
*  Evet, hikayede geçen olay gerçek hayata yaşanabilir bir durumdur.  Abartıya başvurmamıştır.
*  Çehov tarzı hikayede, hayatın doğal akışı içindenden bir kesit anlatılır    (  D)
* Kahramanlar arasındaki karşılaşma ve çatışmalardan daha çok, belirli bir zaman ve dilimde hayatın doğal akışı içinde insanalrın davranışları, biribiriyle ilişkileri, bazı olay, düşünce ve tasarılar karşısındaki tepkileri aktrılır   ( D)
* Kahramanlar arasında çatışma ve karşlaşmaya rastlanmaz ( D )
* Kahramanların karşılıklı konuşmalarla içinde bulundukları durum  ve bu durum karşısında takındıkları tavırlar anlatılır  ( D )
* Gerçek,  abartılmadan  doğal hikaye anlatılır. (D)
* Gerçek dışı olaylarda anlatılır ( Y)

15. etkinlik
* Metindeki olay parçaları bir araay gelerek metni oluştururlar. Burada Cavit Bey, müsteşar, bir memur birimler arasındaki ilişkiyi sağlayan şahıslardır.
* Metnin anlamı, kendisini oluşturan parçaların ortak paydasıdır.
* Farklı insanalr okusaydı farklı yorumlar çıkarabilirdi.
* Evet, ilk başta analmadığım bazı noktalar ikinci okuyuşta daha belirginleşti.
* Metin açıkça ifade edilen düşüncelerin yanında sezdirme yoluyla verilen düşünceleri de barındırır. Bunalr birbirini tamamlayan unsurlardır. Metnin teması sezdirme yoluyla verilir.
* Metide anlatılanalr günlük hayatta yaşanan gerçeklikle örtüşmektedir.
* size kalmış…..
16. etkinlik
a……….
b. bizim yazdığımız bir hikaye ile mendil Altında adlıhikayenin açıklığı, akıcılığı ve duruluğu aynı olmaz. Çünkü biz usta bir hiakyeci değiliz. Bu yüzden bizim yazdıklarımızda  anlatım bozuklukları ve birimler arası kopukluklar olabilir.
c…….

 4. METİN  KINALIADA’DA BİR EV
1.a
*  Hikayeci bir olaydan dahaçok gözemlerden yola çıkarak kendi bireysel bunalımlarını anlatıyor.
 * Hikayeyi anlatan kişi ile kahraman aynı kişidir.
* Evet olabilir. Hikayeci kendi iç çatışmalarını aktarır.
*  Hiakyedeki ev ve içindekiler yazarın ruh haline göre şekillendirilmişler.
* Olabilir.
* Hikayeyi analtan yazarın kendisidir. Yaşama sevinci olan kız ise her gün vapurda karşılaştığı ve onun sevdiği biridir.
b.  Yazar,  giriş bölümünde Kınalıada’dan ve buraya gidip gelen kız arkadaşından bahsetmiş. Gelişme bölümünde kız arkadışının evini hayal dişini, Kınalıada’yı niçin merak ettiğini anlatmış. Sonuç böümünde ise hikaye yazmasına bu merakın sebep olduğunu aktarmış
Metinde belirgin bir olay yoktur. Daah çok bir kişinin  bireysel bunalımları anlatılmış.
3.a. Kınalıada’da Bir Ev adlı hikayenin teması:  Sevdiği kızın gittiği adayı merak eden bir kişinin adayla ilgili kurduğu hayaller.
b.
4.Metinde belirgin bir çatışma yoktur. Daha çok bireyin iç çatışması vardır.
5.a.
   b. insan günlük hayatta nasıl yaşıyorsa hayalleri de o ölçüde gelişir, şekillenir. Burada yazar, Kınalıada’da bir evi ve içindekileri tasvir ederken kendi gözlemelrini ve hayallerini anlatmış.
6. Yazarın anlattığı olay vapurda adanın önünden geçtiği zamn dilimi içinde oluyor. Bu uzun bir zaman değil kısa birkaç dakika veya biraz daah uzun bir süre olabilir.
7. Bu hikayede  olaydan çok insan ön plandadır.
8.* Hikayeyi anlatan kişi olayın kahramanlarından biridir.
  * Kahraman anlatıcı bakış açısıyla anlatıyor.
9. 
Bireyi ele alan hikayelerin özellikleri:
 Diğer  öykü  çeşitlerinden  farklı  olarak,  insanların  her  gün  gördükleri fakat  düşünemedikleri  bazı  durumların  gerisindeki    gerçekleri,  hayaller ve  bir  takım  olağanüstülüklerle  gösteren  hikâyelerdir.
 Hikâyede  bir  tür  olarak  1920’lerde  ilk  defa  batıda  görülen   bu  anlayışın  en güçlü   temsilcisi  Fransız  Kafka’dır  Bizdeki  ilk  temsilcisi  Haldun  Taner’dir.   Genellikle  büyük  şehirlerdeki  yozlaşmış  tipleri,  sosyal  ve  toplumsal  bozuklukları ,  felsefi  bir  yaklaşımla,  ince  bir  yergi ve  yer  yer  alay  katarak,  irdeler  biçimde   gözler  önüne  serer
10. bu tür olayalr günümüzde de ratlanabilecek olaylardır. İnsanların iç bunalımları bu yolla dile getirilebilir.
11. Öyküleyici analtım ve betimleyici anlatım türleri kullnaılmıştır. Öyküleyici analtımda kişi ve mekan tanıtlırken betimleyici anlatımdan faydalanılır.
12. Bu hikayede dil sanatsal işlevde kullanılmıştır.
YORUMLAMA GÜNCELLEME
1.Yüksek Ökçeler adlı hikayede belirli bir olay var. Bu olay serim , düğüm ve çözüm bölümleri içinde verilmiş. Zaman belirli bir sıraya göre oluşmuş. Okuyucuyu şaşırtıcı bir sonuçla bitmiş. Kişi ve mekan tasvirleri açık bir şekilde ortaya konmuş.
Mendil Altında adlı hikayelerde ise belirli bir olay yok. Bir durum var. Mekan ve kişi tasvirleri belirgin değil. Olayın oluşu gözleme yalı olarak analtılmış. Serim ve çözüm bölümleri yok. Hikaye okuyucunun hayal gücüne bırakılmış.
Kınalıada’da Bir ev adlı hikayede ise bireyin iç bunalımları anlatılmış, bir olay yok. Kişinin kendi içinde yaşadığı  durum var. Mekan ve zaman ise belirgin değil. Hayalde kurgulanan bir mekan var.
2. Yüksek Ökçeler adlı hikaye olay hikayesidir.
    Mendil Altında adlı hikaye durum hikayesidir.
   Kınalıada’da Bir ev adlı hikaye ise ben merkezli hikayedir.
Bu gruplama hikayelerin özelliklerine göre yapılmıştır.
3. Olay hikayesinde daah baarılı olunabilir.
4.   Hayır, ben olsam bu tür bir durumu görmezlikten gelmez mutlaka iyi birini bulana kadar arardım.
5. Cavit Beyin kendisi ile hayalinde canalndırdığı kahramanın kişilik özellikleri birbiriyle uyuşmuyor. Cavit Bey açıktan yapamadıklarını hayalan kurguluyor.
6. Soyut resim ve  modern heykel  anlayışında
DEĞERLENDİRME
1.
·         Hikayede olay ve anlatıcı  vazgeçilmez ögelerdir   (  D )
·         Tema karşılaşma ve çatışmadan bağımsızdır.   ( Y)
·         Hikayede tüm anlatım türleri kullanılabilir.    ( Y)
2.  B  ŞIKKI.  Hikaye bilinen bir sonla bitirilir.
3.Sait Faik Abasıyanık———–Çehov tarzı hikaye
    Ömer Seyfettin—————Maupassant tarzı hikaye
    Memduh Şevket Esendl———– Çehov tarzı hikaye
4.  * Her ikisinde de bir anlatıcı vardır.
     * Her ikisinde de öyküleyici ve betimleyici anlatım kullanılır.
     * Her ikisinde de yapıyı oluşturan unsurlar( kişi,zaman, mekan ve olay) ortaktır.
      * Olay hiakyelerinde serim düğüm çözüm bölümlerivardır. Durum hikayesinde çoğu  zaman serim ve çözüm bölümleri bulunmaz. Oaly hikayesindebir  olay anlatılır , durum hiakyesinde ise bir durum ve günlük hayattan bir kesit anlatılır.
5.
*  Hak hikayelerinde zaman .. belirsizdir.
* Hikayede olay örgüsü, , mekan, kişi ve zaman yapı ögeleridir.
* Halk hikayelerinde tema, ait olduğu dönemin zihniyetini yansıtır.
* Halk hiayeleri bir sanat metnidir. Çünkü, kurmacadırlar.
* Hikayelerde dil sanatsalişlevde kullanılır.
6. Memduh Şevket Esendal temsilcisidir……… Çehov tarzı
   Hikayeci gözlemlerden yola çıkarak bir insanın bunalım ve çıkmazlarını anlatır——Bireyi konu alan hikaye
Hayal edilenlerle yaşananlar birliktelik içindedir………..
Kahramanlar arsında çatışmadan çok onların belirli zaman dilimi içindeki diğer insanlarla ilişkileri anlatılır—————–Çehov tarzı hikaye
Anlatılanlarla anlatan iç içe girmiş durumdadır———Bireyi konu alan  hikaye

12. sınıf Dil mve Anlatım -roman. Goriot Baba Sayfa 66-70  arası

  Olay örgüsü

1.a  Goriot Baba’nın kızının onu ziyareti
·         Goriot Baba’nın üçüncü kata taşınması
·         Goriot Baba’nın ekonomik durumundan dolayı iyice zayıflaması
·         Etrafındakilerin onun ailesi olduğuna inanmamaları
·         Goriot Baba’nın vaktiyle zengin biri olduğunun anlatılması
·         Kaldığı pansiyondakilerin onun çocuğu olduğunu kabul etmemeleri
b.
Goriot Baba fırıncı bir kişi, zamanla çok zenginleşmiş ve kızları için tüm servetini drahoma yapması
* Kızlarını da soylu kişilerle evlendirmenin mutluluğunu yaşamıştır. Ancak zamanla kızları ve damatları tarafından dışlanıp sonunda bir pansiyonda yaşamaya başlaması
* Pansiyonda kalan kişilerin tanıtılması
* Goriot Baba’nın kızlarının pansiyonda görülmesi
* Çeşitli dedikodular yayılması.
Goriot Baba o gençlerin kızları olduğunu inandırmakta zorlanması
Eugene Paris’te yükselmek adına bir baloya katılıyor ve baloda Goriot Baba’nın da kızı olan Madam Anastasie de Restaud ile tanışıyor ve onların evlerine yemeğe davet edilmesi
* Bu davetle birlikte Eugene sosyeteye ilk adımını atması
* Ancak acemelikle, yemekte, Goriot Baba’dan söz edince Restaudların kapısı Eugene’e kapanması
* Eugene bu kovulmanın ardından -kız kardeşlerin çekişmesini de bildiğinden- Goriot Baba’nın diğer kızı Delphine de Nucingen’e gitmesi
Olaylar sürüp giderken bir başka pansiyoner olan Mösyö Vautrin, genç öğrenciye Paris hayatının kavşağını anlatması
* Matmazel Taillefer’in bir ağabeyi var ve Vautrin bu ağabeyin düelloda öleceğini Eugene’e haber vermesi
* Ağabey ölürse tüm miras tek varis olan genç kıza kalacak. Matmazel de kirlenmemiş bir sevgiyle Eugene’i sevmesi.
*  Vautrin,Eugene’e, Matmazel ile evlenmesini öğüt vermesi.
c……
ç. Her bölümün ortak noktası olayların Goriot Baba’nın etrafında cereyan etmesi.
2. Goriot Baba: Asıl adı Jean-Joachim Goriot’dur. Devrim öncesinde basit bir şehriye işçisiyken becerikliliği ve tutumluluğu sayesinde patronunun işyerini satın almış, Paris’te kıtlık zamanında tahıl fiyatlarının yükselmesiyle servet sahibi olmuştur. Zengin bir çiftçinin kızıyla evlenmiş, karısına dinsel bir hayranlık ve sınırsız bir aşk beslemiş, yedi yıllık mutlu bir beraberlikten sonra karısını kaybetmiştir. Karısının ölümünden sonra bütün aşk ve sevgisini iki kızına yönelten Goriot Baba’nın babalık duygusu çılgınlık derecesindedir. Tüccar ve çiftçi arkadaşlarının tüm ısrarlı tekliflerine rağmen bir daha evlenmemiştir.
Anastasie de Restaud: Goriot Baba’nın büyük kızıdır. Soylu bir aileden olan Monsieur Restaud ile evlidir. Krala takdim edilmiş, soylular tarafından kabul görmüştür. Anastasie de Restaud, kocasını Maxim de Trailles adında kumar düşkünü bir adamla aldatır. Sevgilisinin borçlarını ödemek için kaynanasının hatırası olan elmasları gizlice satar.
Delphine de NucingenGoriot Baba’nın küçük kızıdır. Zengin bir banker olan Marsay de Nucingen’le evlidir, fakat ayrı dairelerde kalırlar. Kız kardeşi kendisinden daha zengin olduğu, soylular sınıfına kabul edildiği için onu kıskanır.

Madame Vauquer
: Elli yaşlarında dul bir kadındır. Goriot Baba’nın kaldığı Maison-Vauquer adıyla tanınan küçük bir pansiyonun sahibidir.

Eugene de Rastignac: Paris’e hukuk okumaya gelmiş yoksul bir öğrencidir. Yirmi iki yaşındadır. Madame Vauquer’in pansiyonunda, en ucuz odaların bulunduğu üçüncü katta kalmaktadır.

Madame de Beauseant: Zengin, soylu bir kadındır. Portekiz’in en ünlü ve en zengin beyzadelerinden Marki d’Ajuda ile üç yıldır birliktedir.
Vautrin (Jacques Collin, Azrail-Çatlatan): Madame Vauquer’in pansiyonunda kalan, kırk yaşlarında, eski bir tüccar olduğunu söyleyen, kara bir peruka taşıyıp favorilerini boyayan bir adamdır. Bozulan kilitleri söker, yağlar, tamir eder.
Victorine Taillefer: Madame Vauquer’in pansiyonunda, Madame Couture ile kalan genç bir kızdır.
Madame Couture: Madame Vauquer’in pansiyonunda Victorine Taillefer’le birlikte kalan yaşlı bir kadındır.
Mademoiselle Michonneau: Madame Vauquer’in pansiyonunun üçüncü katındaki ucuz odalardan birinde kalan oldukça zayıf, yaşlı bir kızdır.
Poiret: Madame Vauquer’in pansiyonunun ikinci katında kalan, yaşlı bir adamdır.
Bianchon: Yoksul bir tıp öğrencisidir. Eugene de Rastignac’ın arkadaşıdır.
Christophe: Madame Vauquer’in pansiyonunda uşaktır.
Slyvie: Madam Vauquer’in pansiyonunun şişko aşçısıdır.
3.a. Goriot Baba’nın kızlarına olan düşkünlüğü ve sevgisi.
  b. Romanın en belirgin teması “babalık duygusu”dur. Goriot Baba’daki babalık duygusu, her şeyin önüne geçen, kendisi dışındaki her duyguyu yok eden, adeta hastalık derecesinde olan bir tutkudur.
c. Olaylar Goriot Baba’nın evlat sevgisini ortay koymak için oluşturulmuştur. Kişiler ve mekanlar buna uygun olarak tasarlanmış.
ç.Evrenseldir. Her toplumda ve her insanda evlat sevgisi vardır.
9.etkinlik
a. Fransız kimliği Orta Çağ’da ortaya çıkmıştır Fransız kralı I François’nın krallığı döneminde Fransa Kutsal Germen İmparatoru V Karl’a karşı Kanuni Sultan Süleyman’la işbirliğine girdi 1789 yılındaki Fransız Devrimi bütün dünyada yankılar uyandıran bir dönüm noktası oldu Devrimden sonra Napolyon Bonapart Fransa’da büyük bir imparatorluk kurdu 19 yüzyılda Fransa diğer Avrupa ülkeleri gibi kolonileşme yoluna girdi Amerika, Ortadoğu, Uzak doğu ve Afrika’da bir çok koloniler kurdu I Dünya Savaşı’nda ve II Dünya Savaşı’nda Fransa galip gelen tarafta yer aldı Savaşlardan sonra Fransa NATO ve Avrupa Birliği’nin kurucu üyeleri arasındaydı.
Kültürel ve sosyal hayat
“1919-1920 yıllarının Paris yaşamını, Fransız toplumundaki sınıf ayrımını, alt tabaka ile üst tabaka arasındaki derin uçurumu” gösterir. Bunu yaparken de “ihtişam ve sefaleti” bir arada verir. Eugene de Rastignac’ın soylu akrabası Madame de Beauseant’ın evi, Goriot Baba’nın kızları Anastasie de Restaud ile Delphine de Nucingen’in evleri, buralardaki balolar, yemek davetleri lüksün ve zenginliğin gözleri kamaştırdığı yerlerdir. Görsel zenginliğin arka planında ise, bu gözleri kamaştıran yaşamın çirkin ve karanlık yüzünü görürüz. Yüksek çevrede ahlâkî değerlerin yozlaşmışlığını, çürümüşlüğünü görürüz. Bu çevrenin insanlarında sevgi, saygı, hoşgörü, içtenlik, sadakat, güven, acıma gibi insanî duygular yok olmuştur. Madame de Beauseant’ın üç yıldır birlikte olduğu yakışıklı Portekizli Marki d’Ajuda, gizlice Madame de Rochefide ile ilişki yaşar, daha sonra da bu kadınla evlenir. Bu evlilik Madame de Beauseant için tam bir yıkım olur. Goriot Baba’nın büyük kızı Anastasie de Restaud kocasını, kumarbaz sevgilisi Maxim de Trailles ile aldatır. Bir süre sonra Maxim de Trailles, başka bir kadınla ilişki yaşar. Goriot Baba’nın küçük kızı Delphine de Nucingen, banker kocasıyla mutlu değildir. Kalbindeki boşluğu Eugene de Rastignac’la doldurur. Delphine de Nucingen’in kocası Marsay de Nucingen, karısını Prenses Galathionne ile aldatır. Victorine Taillefer ise milyoner bir babası varken Madame Vauquer’in pansiyonunda yoksul bir yaşam sürer. Yıllar önce annesi bir sebeple babasından ayrılmış, umutsuz bir halde acı çekerek can vermiştir. Annenin işlediği hatanın faturası çocuğuna kesilmiş ve Victorine evlatlıktan reddedilmiştir. Yoksul insanların mekanı ise Madame Vauquer’in pansiyonudur. Burası, yaşamdan türlü darbeler yemiş, yıkılmış, tükenmiş insanların sığınma evidir.
b. Her roman çağının sorunlarına dair izler taşır burada da xıx. Yy da Fransa’da aile kavramının yara aldığı anlatılmakta. Maddeciliğin bazı değerleri nasıl öldürdüğü verilmektedir.
c. romandaki kişiler temanın ortaya konması için tasarlanmış kişilerdir.
4.a…..
b. Mekanın özellikleri: Mekân ekonomik durumu zayıf olan ve kimsesiz olan insanların kaldığı üç katlı bir pansiyondur.
  Metindeki işlevi: Temanın ortaya çıkması için kurgulanmış bir mekândır. Goriot Baba elindekileri kaybedince burada kalmaya başlamıştır.
c. Kişiler temanın ortaya konması için özenle seçilmiş. Zengin birer kişi ile evlenen kızlar, babalarını fakirliğinden görmek istememişler. Diğer tarafta babanın içine düştüğü yoksulluğu onun gibi derinden yaşayan kişilerin kaldığı pansiyondakiler.
10. etkinlik.
a. Goriot Baba romanında zaman
Goriot Baba romanının sosyal zamanı, 1819 ile 1920 yıllarıdır. Olaylar Fransa’nın Paris şehrinde geçer. Olay örgüsü 1819 Kasım’ının sonunda başlar, 1920 Şubat’ının sonunda biter.
Romanın I. bölümünde (Sıradan Bir Pansiyon, s. 13-99) olaylar bir haftalık bir zaman diliminde geçer. Bu bir haftalık süre 1819 Kasım’ının sonu ile Aralık ayının ilk haftasıdır. Bu bölümde ayrıca Goriot Baba’nın geçmişi hakkında bilgi de verilir.  Romanın II. bölümünde (Seçkin Çevreye Giriş, s.100-171) olaylar yaklaşık iki aylık bir zaman diliminde geçer. Bu bölüm, Aralık ayının ilk haftasının sonuna doğru başlar, Ocak ayının son günlerinde biter. Romanın III. bölümünde (Azrail-Çatlatan, s.172-231) olaylar 4-5 günlük bir zaman diliminde geçer. Bu bölüm 1920 Şubat’ının ilk haftasıdır. Romanın IV. bölümünde (Babanın Ölümü, s.232-290) olaylar Şubat’ın 23’ü gibi biter.
b.  1. Bölümde Goriot Baba’nın geçmişinin anlatıldığı bölümler geriye dönük anlatımın olduğu bölümlerdir.
c. Olay örgüsündeki zamanın kronolojik zamandan farkı geriye dönüşlerin yaşanmasıdır. Romanda yer yer geçmişin hatırlanması geriye dönük bilgilerin verilmesi şeklinde kurgulanmıştır. Bu yüzden zamanda yer yer geriye dönüşler yaşanmaktadır.
5.a.Olayın anlatıcısının eserle bir ilgisi yoktur.
b.  Anlatıcı olayın içinde birisi değildir. İlahi bakış açısı anlatıcı kullanılmış. Romanda 3. Şahıs anlatım kullanılmış.
c…….
6.a  Öyküleyici ve betimleyici anlatım kullanılmış. Öyküleyici anlatımda olayın geçtiği mekan ve kişiler tanıtılırken betimleyici anlatımdan yararlanılır.
b. Öyküleyici anlatımda göndergesel işlevde kullanılmıştır. Betimleyici anlatımın kullanıldığı yerlerde ise göndergesel işlevin yanında sanatsal işlevde vardır.
C11. Etkinlik.
a.      
·         Yazar metinde yer yer gözlemlerden yararlanmıştır.
·        Yazar romanda kişiliğini gizlemiştir.
·        Evet , insanlar ve toplum olduğu gibi yansıtılmıştır.
·        Tasvirler kişilerin ruhsal özelliklerini yansıtıyor.
b.     Goriot Baba realizm akımının etkisiyle yazılmış bir eserdir.
c.      Realizm akımında gözlem ön plandadır burada da gözlemlerin önemli bie yer tuttuğu söylenebilir. Yazar kişiliğini gizler. Romanda da yazar kişiliğini gizlemiş. Derin ruh tahlilleri yapılır burada da ruh tahlillerine yer verilmiş.
12. Etkinlik.
a.Roman dört bölüme ayrılabilir. Bu bölümleri hikaye olarak da işlenebilir.
b. bölümlerin birleşimi eserin anlamını ortay koyabilir.
c.Evet, anlam okuyucuya ve okuyucunun durumuna, kültürüne, birikimine göre değişir.
Please follow and like us:
İlgili Terimler :
Yazar Hakkında

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

  • Meta

  • Enjoy this blog? Please spread the word :)