Mektup Türü Hakkında Bilgi- Mektup Nedir?

07.10.2012 tarihinde 11. Sınıf Dil ve Anlatım Konu Anlatımı kategorisine eklenmiş, Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış.

Mektup

Uzaktaki bir kişiye/kişilere ya da kuruma belirli bir durumu ifade etmek amacıyla yazılan yazılara mektup denir.
Mektubun diğer yazı türlerinden ayrı bir özelliği vardır. Her şeyden önce bağımsızdır, ufukları alabildiğine geniştir, dar kalıplar ve kurallar içinde tanımlanamaz. Konuları oldukça bol ve sınırsızdır. Doğallığın ve içtenliğin en çekici belgesidir. Elbette ki herkese aynı içtenlikle mektup yazılmaz. Gönderdiğimiz kişi ya da kurumla olan ilginin derecesine göre, mektubun hitap bölümünden, amaç, hatta sonuç bölümüne kadar değişen üslup özelliği vardır.
Mektup kişiliğimizin bir aynasıdır. Saygımız, sevgimiz, karakterimiz, inancımız, görüş ve düşüncelerimiz hatta kültürümüz mektubumuza yansır.
Basit bir yazı türü gibi görülmesine rağmen mektubun da kendine özgü bir düzeni, bir disiplini, bir planı vardır.

Mektup Yazarken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Mektup yazarken kullanacağımız kağıt ve zarf temiz olmalıdır. Bu basit ayrıntı karşımızdakine verdiğimiz değeri gösterir.
Mektuptaki hitap, göndereceğimiz kişi ya da kurum göz önünde bulundurularak seçilmelidir:
Sevgili Kardeşim, Canım Kardeşim, Canım Babacığım, Aziz Dostum, Saygıdeğer Büyüğüm, Sayın Murat Bey, Sayın Genel Müdür, vb.
Mektupta daha sonra giriş ve amaç bölümüne geçilir. Bu bölümde mektubun niçin yazıldığı belirtilir.
Sonuç bölümünde daha çok klişe sözlere yer verilerek, hoşa gidici bir dilekle mektup bitirilir; “sevgi ve saygılar sunar, esenlikler dilerim” gibi.
Mektup Türleri
Mektuplar, konularına ve yazanla yazılan arasındaki ilgiye göre şöyle ayrılır:
Kişisel
Yazınsal ve Düşünsel Mektuplar
Resmi Mektuplar, İş Mektupları
1. Kişisel (Özel) Mektuplar
Arkadaşlık, aile bağları, aşk gibi herhangi bir yakınlığı olan iki kişinin birbirine duygu, düşünce ve yaşantılarını samimi bir üslupla ve yazılı olarak anlattığı mektuplardır.
Özellikleri
Konu ve uzunluk sınırı yoktur.
Yaşamın her anı, her alanı ile ilgili olarak yazılabilir.
Mektup yazan kişi ile mektubun yazıldığı kişi arasındaki ilişkinin gücü ve derinliği, mektubun içeriğini ve özelliklerini belirler.
İçtenlik ve kişisellik esastır.
Konuşma üslubu hakimdir.
Yazım ve noktalama kurallarına özen gösterilmelidir.
Bazı mektuplar, bir yere davet etme, bir başarıyı ya da özel günü kutlama, başsağlığı veya geçmiş olsun dileği iletmek amacıyla kaleme alınabilir. Bu türden mektuplar genellikle kısa olmakla birlikte kişiler arasındaki ilişkiye bağlı olarak uzunluğu-kısalığı değişebilir. (Ayrıca bkz. Davetiye, kutlama, telgraf)
Tebrikler
Bayramlarda, yılbaşılarında veya mutlu bir olay dolayısıyla karşı tarafa iyilik ve mutluluk dileklerinde bulunmak amacıyla yazılan kısa,öz ve içten mektuplardır. Bunlarda kağıt yerine daha çok basılı kartlar kullanılmaktadır.
Telgraf
Mektubun gecikebileceği ivedi durumlarda bildirilmesi gereken istek, olay ve haberleri, kısa ve öz olarak anlatan bir mektup türüdür. Telgrafta az ve öz ifade önemlidir.
Alacak olanın adı,soyadı ve açık adresi yazılır.
Telgraf çekmemize sebep olan konu,kısa ve öz olarak ifade belirtilir.
Sağ alt köşeye gönderenin adı ve soyadı yazılır.
Telgraf metninin altına bir çizgi çekilir. Bu çizginin altına gönderenin adresi yazılır. Bu bilgi, alıcının bulunmaması durumunda telgrafın iadesi için gereklidir. Ücrete tabi değildir.
Telgraf, bugün kullanım alanı yok denecek kadar az kalmış bir yazışma türüdür.
Sanat, siyaset, edebiyat, düşünce adamlarının birbirlerine, ailelerine, sevgililerine yazdıkları mektuplar, onların yaşamlarına ve dönemlerine ışık tutan birer belge niteliği taşır. Örneğin Van Gogh’un kardeşine yazdığı mektuplar Theo’ya Mektuplar, Kafka’nın sevgilisi Milena’ya yazdıkları Milena’ya Mektuplar, Bedri Rahmi Eyuboğlu’nun kardeşlerine yazdıkları Kardeş Mektupları, Cahit Sıtkı Tarancı’nın mektupları Evime ve Nihal’e Mektuplar, Ziya’ya Mektuplar adıyla kitaplaştırılmıştır.
2. Yazınsal ve Düşünsel Mektuplar
Herhangi bir düşüncenin, duyuşun belirli bir kişiye değil, belirli bir okur kitlesine ya da tüm insanlara ulaşması için mektup şeklinde kaleme alınmasıdır. Bazen bir gazetede ya da dergide yayınlanabilir (Örnek: Nurullah Ataç, Okuruma Mektuplar) bazan da toplumsal, düşünsel, sanatsal nitelikli mektuplar bir kitap halinde toplanabilir(Örnek Descartes- Ahlak Üzerine Mektuplar).
Örnek metin: Ali Sirmen, “Allah Allah”, Cumhuriyet, 7 Ekim 2000.
Örnek metin: Descartes, Ahlak Üzerine Mektuplar, (Çev. Mehmet Karasan), İstanbul, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1992: 53-54, 62.
Örnek metin: Doğan Kökdemir, “Üniversite Öğrencilerine Açık Mektup”, Cumhuriyet Bilim Teknik, 29 Temmuz 2000, 697: 15.
Mektup türünün kişiselliği, yazınsal birçok eserin yapısını da etkilemiştir. Türk ve dünya edebiyatında mektuplarla bezenmiş romanların yanı sıra tamamı mektup şeklinde yazılmış romanlara ya da öykülere de(Örnek: Goethe- Genç Werther’in Acıları, Reşat Nuri Güntekin- Bir Kadın Düşmanı, Halide Edip Adıvar-Handan) rastlanır.
Örnek metin: Aziz Nesin, “Son Konuğuma Mektup”.
3. Resmi Mektuplar, İş Mektupları
Bir talebi ya da siparişi bildirmek, bir soruna açıklık getirmek, iş başvurusunda bulunmak, bir üst makama belirli bir durumla ilgili bilgi iletmek vb. amaçlarla kişiler ile kişiler, kişiler ile kurumlar ya da kurumlar ile kurumlar arasında yapılan yazışmalardır.
Özellikleri
Kuruma ya da kişiye yönelik hitapla başlanmalıdır.
Ad, adres, tarih belirtilmelidir.
Açık, temiz, düzgün bir Türkçe’yle kaleme alınmalıdır.
Amaç açıkça belirlenmelidir.
Birden fazla sorun söz konusuysa maddeler ya da paragraflar halinde belirtilmelidir.
Saygılı, ciddi bir dil ve üslup kullanılmalıdır.
Mektup bir kurum tarafından yazılıyorsa, kurumun antetli kâğıdı ve zarfı kullanılmalıdır.
Daha önce yazılmış bir mektuba karşılık olarak yazılıyorsa, “ilgi” başlığı altında hangi tarih ve hangi sayılı, hangi konuyla ilgili yazıya karşılık olduğu belirtilmelidir.
Sorun, durum ya da dilek açıkça ve kısa cümlelerle belirtilmelidir.
Sonuç cümlesinde makamlar arasındaki hiyerarşik düzene dikkat edilmelidir. Üst makam alt makama yazıyorsa ya da makamlar arasında denklik varsa “rica ederim”, alt makam üst makama yazıyorsa “saygılarımla arz ederim” ifadesiyle cümle tamamlanmalıdır (“…durumu bilgilerinize saygılarımla arz ederim”, “… gereğini saygılarımla arz ederim” gibi).
Kurumdan kişiye ya da kuruma yazılıyorsa kurumun en üst makamı tarafından, kişiden kişiye yazılıyorsa yazan tarafından imzalanmalıdır.
Ek belgeler mektubun sonunda “Ekler” başlığı altında ve maddeler halinde belirtilmelidir.
Bilgisayarla ya da daktiloyla yazılmalıdır.
Çizgisiz beyaz kâğıt kullanılmalıdır.
Yazım ve noktalama kurallarına uyulmalıdır.
Devlet dairelerinin kendi aralarında veya kişilerle devler daireleri arasında yazılan mektuplardır. Bu tür mektuplarda, konunun uzunluğuna göre tam veya yarım sayfa boyutunda çizgisiz,beyaz kağıtlar kullanılır. Anlatım ciddi ve ağırbaşlı olmalıdır. Konu dışında ayrıntılara ve özel isteklere yer verilmez. Konu en açık ve yalın biçimde ele alınır. Üst makam yetkilisi alt makamdakine yazdığı yazıyı “rica ederim”, alt makamdaki üst makamdakine “bilgilerinize saygıyla sunarım” veya “arz ederim” şeklinde bitirmelidir.
Resmi Yazışmalarda Dikkat Edilecek Noktalar
Kağıdın üst yanından iki santim aşağıda ve ortada olmak üzere yazının çıktığı dairenin adresi bulunur.
Sağ üst köşeye tarih konur.
Yazıya başlamadan,hangi tarih ve sayılı yazıya cevap olarak yazıldığı belirtilir.
Yazının ilk paragrafında sorun veya konu ortaya konur.
Gelişme paragraflarında,bizim konu hakkındaki görüşümüz belirtilir,bizden istenilen bilgiler verilir.
Sonuç bölümünde,yazının gönderildiği makamın durumuna göre (alt makam, üst makam) yazı, rica ya da sunu biçimlerinden biriyle bitirilir.
Resmi yazıyı tamamlayan evraklar,metnin sol alt kısmına,sıra numarası verilerek belirtilir.
Kağıdın sol en alt köşesine yazıyı daktilo edenle, konuyla ilgili bölüm şefinin ad ve soyadlarının ilk harfleri yazılır.
İş Mektupları
Ticaret ve endüstri kurumlarının birbirlerine ve kişilere, kişilerin bu kurumlara gönderdikleri mektuplara iş mektubu denir. İş yerleri bu mektuplarda, firma ismini taşıyan başlıklı (antetli) beyaz kağıtlar kullanırlar. Yazıda daktilo (veya bilgisayar) kullanmak yerleşmiş bir kuraldır. İş mektuplarında da konu kısa ,öz olarak açık ve yalın bir anlatımla ele alınmalıdır. Resmi mektupların özellik ve yazılışlarını kavramış olmak bu tür mektup yazmada da büyük kolaylık sağlar.
İş Mektuplarının Yazılışında Uyulacak Kurallar
Ciddi bir anlatım kullanılmalı, kısa ve özlü bir anlatım yolu seçilmelidir.
Her iş için ayrı bir mektup yazılmalıdır.
Daktilo veya mavi mürekkepli dolma kalem kullanılmalıdır.
Ele alınan konu hakkında amaca uygun açıklamalar yapılmalı, gerekli yerlerde teknik terimler kullanılmalıdır.
İstekler yapmacıklığa kaçmadan ciddi bir hava içinde belirtilmeli, saygı bildiren kelimeler ölçülü şekilde kullanılmalıdır.
Eğer yazılan iş mektubu, bir başka mektuba cevap niteliği taşıyorsa,bu, metnin başında “ilgi” bölümünde belirtilmelidir. Bunun için o mektubun tarihi ve numarasının yazılması yeterlidir.
4. Zarf Yazımı
Alıcının adresi zarfın ortasına yazılmalıdır.
Gönderenin adı ve adresi zarfın sol üst köşesine yazılmalıdır.
Tam ve açık adres yazılmalıdır.
Büyük harflerle ve okunaklı yazılmalıdır.
Alıcı adresinin posta kodu belirtilmelidir.
Özellikle yurt dışına gönderilen mektuplarda posta pullarının ülkeyi temsil edici bir değer olduğu unutulmamalı ve posta pulu kullanılması yeğlenmelidir.

MEKTUP TÜRÜNÜN TARİHİ GELİŞİMİ
Mektup, yazının bulunduğu tarihe kadar ortaya çıkmış eski edebiyat türlerinden biridir. Eldeki en eski örnekler; Mısır firavunlarının diplomatik mektupları (MÖ 15. – 14. yüz yılları) ile Hitit krallarının Hattuşa (Boğazköy) arşivinde bulunan mektuplarıdır. Batı edebiyatında mektup türünün ilk örneklerini, Yunan edebiyatında görürüz. Mektup, bir edebiyat türü olarak, özellikle Latin edebiyatında gelişip yaygınlaşmıştır. Bu alanda yazanların başında Cicero (MÖ 106 – 43) gelir. Rönesans’tan bu yana Avrupa’da çeşitli ülkelerde bu türün yaygınlaştığı görülür. Özellikle Fransa’da mektup türü büyük gelişme göstermiştir. Mektup türünün Türk edebiyatında epey uzun bir geçmişi vardır. Münşeatlarda (Nesir halindeki yazıları bir araya toplanmasından meydana gelen eserlere denir.) resmi ve özel mektuplara geniş yer verilirdi. Şinasi’ nin öncülüğünde başlayan düz anlatım akımı, mektuplarda da etkisini göstermiş; Tanzimat’tan bu yana yazılan özel mektuplarda yapmacıksız, doğal bir anlatım kullanılmıştır.

Türk Edebiyatında Mektup Türünün Önemli Temsilcileri;
İlk mektup:Fuzuli (Şikayetname)

Türk Edebiyatındaki temsilcileri:
Namık Kemal, Ziya Paşa, Halide Edip, Cahit Sıtkı Tarancı, Abdülhak Hamit Tarhan
Fuzuli Şikayetname büyük bir geçim sıkıntısı içinde olan kanunî bağdat`ı fethedince, onun komutanına, padişah için kasideler, övgü şiirleri sunmuş. bu sayede bağdat vakıflarının ziyadesinden, yani vakfa harcadıktan sonra artakalan paradan günde dokuz akçe maaş bağladılar.

Namık kemal Hususi Mektupları
Namık Kemal, İstanbul’da , Avrupa’da, bilhassa Kıbrıs’ta sürgündeyken Magosa, Midili ve Sakız’da üstadlarına, dostlarına, babasına ve çocuklarına çok sayıda mektuplar yazmıştır.
Ziya Paşa Veraset Mektupları
Veraset mektupları, Ziya Paşa’nın Babıali’ye indirdiği en büyük darbelerden biridir. Üzerinde düşünülünce Paşa’nın icabında ne gibi silahları kullanabildiğini gösterir..

Cahit Sıtkı Tarancı Ziya’ya Mektuplar

Şiir serüvenleri gibi kaderleri de şaşılacak derecede birbirine benzeyen iki büyük şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı ile Ziya Osman Sabanın arasındaki sıcak dostluğun tanıkları olan bu mektuplar, Tarancı’nın şiir üzerine, zamanın şairleri üzerine düşündüklerini tam bir açıklıkla dile getirmesiyle şiir dünyasında yankılar uyandırmıştı.

Dünya Edebiyatında Mektup Türünün Temsilcileri;
İlk temsilcisi: Cicero
Fransa’da ; Mme de Sevigne, Voltaire, Rousseau mektup türünü çok kullanan sanatçılardır.
Bazı sanatçılar romanlarının daha içten ve etkili olması için mektup türünde yazmışlardır. Balzac “vadideki zambak” ,
Goethe’nin “Genç Werther’in Izdırapları” bu şekililde yazılmıştır.

Mektup örnekleri: 

CAHİT Sıtkı’nın kız kardeşine ve babasına yazdığı mektuplardan  birer bölüm:

“Hakikaten Nihal, gözüm çok uzaklarda ve çok yükseklerdedir, tuttuğum yolda çok muhterisim. Beni tanıyanların vücudumdaki kusurların yanında ruhumun da birçok meziyetleri olduğunu takdir etmelerini elbette isterim. Mesut olamadıktan sonra muvaffak olabilmek büyük bir tesellidir.” “Sanat, şiir benim için bir teselli vesilesi, bir kurtuluş kapısıdır.. Ona dört elle sarılmaklığım tabii bir neticedir. Tutunduğum yegâne dal. Bu da kırılırsa ben ne olurum Nihal Abla! Buna herkesten fazla bir hamiyet, bir ehemmiyet atfedişimde haklı değil miyim?” (İstanbul / 23.3.1931)

“Babacığım hayatta muvaffakiyet yalnız aç kalmamakta değildir… Asıl muvaffakiyet göçüp gittikten sonra ardında bir eser bırakmaktadır… Benim de çizilmiş bir mefkûrem vardır… Ben her şeyden evvel yaşamış olduğuma delil olmak için bir eser meydana getireceğim, nâmımızı, memleketimizi yükselteceğim… Benim için yaşamak bir saadet değil, mütemadi bir say ve gayret demektir… Vaktinden evvel acı bir surette pişmiş bir meyveyim ki varlığımda toplanan lezzeti şiirin ilahî kalbinde göstereceğim…” (İstanbul/15.12.1929).

 

Örnek 2:

Yahya Kemal’den Abdülhak Şinasi’ye                                                  13 Ekim 1926 -Varşova

 

Sevgili Abdülhak Şinasi,

Adresinizi bugün öğrendim ve hemen yazıyorum; birkaç ay önce öğrenmiş olsaydım ne kadar iyi olurdu. Korkarım ki bu mektuplaşma konusunda yine beni haksızlıkla suçlandıracaksınız. Siz benim adresimi biliyordunuz, niçin iki satırlık bir şey yazmadınız desem, çıkışmamın haklı olduğunu kabul eder misiniz?

Her ne ise… Bildiğiniz gibi, dört aydan beri Varşova’dayım. Çok sükûnlu bir hayat geçiriyorum. Çalışma haricinde aralıksız okuyorum. Edebiyatın sağlam ve gerçek çeşidi olarak nazarımda tarih kaldı. Şiir edebiyattan sayılmadığı için onu nadir ve müstakil bir cevher olarak bir tarafa bırakıyorum. Dediğim gibi, bir hayli eski tarih okudum. Şimdi, bu yaşımda, daha iyi anlıyorum. Diyebilirim ki, vatanda milli kuruluşumuzu, ilk defa iyi anladım. Etrafımda İstanbul kütüphaneleri bulunmadığıma yanıyorum. İstanbul’da iken vaktimi boşuna geçirdiğimi, az okumuş olduğumu anlıyorum.

Okumakta olduğu gibi, yazıda da edebiyat heveskârlığından uzağım. Ben şiirdeki birkaç parçamdan memnunum; fakat okunacak şeyleri okumakta geciktiğime pişmanım. Henüz vakit var mı diyeceksiniz? Onu pek zannetmiyorum. Girdiğim yaştan iniş aşağı bakmaya başladım. Bizim nesil ihtiyarladı ve ihtiyarlığının pek farkında değildir, ben farkına vardım.

Varşova’dan ikinci bir mektubumda bahsedeceğim. Bu İlk mektubum bir giriş olsun, özlem ve sevgiyle ellerinizi sıkanım aziz ve biricik kardeşim efendim.

 

Yahya Kemal BEYATLI

 örnek 3: 

İş mektubu örneği

28 eylül 2015

Sayın Müşterimiz,

Şirketimiz 15/06/2007 tarihinde İstiklal Caddesi No: 50’de

yeni bir şube açmaktadır. Açılış Töreninde sizleri de aramızda görmekten

onur duyarız.

Saygılarımızla,

KOMSA MAĞAZALARI

örnek 4:

Belge ve Mal Gönderildiğini Bildiren Mektup Örneği

KARTAL LOJİSTİK
15 Mayıs 2007
Ahmet GÜRAY
Kara Dış Ticaret
Kılıçlar Bulvarı 15
Yenibosna / İSTANBUL

3 Mayıs 2007 tarihli mektubunuzda istediğiniz elektronik yön bulma
cihazlarını 5 Mayıs 2007 tarihinde fatura ve diğer belgeleri ile birlikte göndermiş
bulunmaktayız. Ürün bedeli olan 5000 YTL’nin banka hesabımıza en kısa
sürede yatırılmasını rica ederiz.
Göstermiş olduğunuz ilgiye şimdiden teşekkür ederiz.
Saygılarımızla,
Semra AYDIN
Pazarlama Müdürü

 

örnek 5:

Tutanak örneği: 

TUTANAKTIR
15/05/2007
Atersan Petrol Ltd. Şti’de Akaryakıt pompacısı olarak çalışan Ahmet
YILMAZ’a yaptığı işlerde özellikle maruz kalabileceği tehlikeler, yangın
halinde alınması gerekli tedbirler, akaryakıtın doldurulması-boşaltılmasıtaşınması-
satılması hususlarında alıştırma ve eğitimler yoluyla yeterli bilgiler
verilmiştir.
Yukarıda adı geçen işçi bu hususlarda yeterli bilgilere sahip olduğu tespit
edildikten sonra işe başlatılmıştır.
İmza                                                                  İmza
Ahmet YILMAZ                                Ali KAHRAMAN
Personel                                                      Müdür

 

örnek 6:

Dilekçe örneği:

11/02/2007
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
Yayımlar Genel Müdürlüğü’ne
Ankara
Yazmış ve yayımlamış olduğum “Bilgisayar Bilgisi” adlı kitabımın ilgili
kurumlarınızca incelenerek; uygun görüldüğü takdirde “Tebliğler Dergisi’nde”
tavsiyesi ve yayın evlerinde satışının yapılması hususunu olurlarınıza arz ederim.
İmza
Cemil YILMAZ
Ek: 3 adet “Bilgisayar Bilgisi” kitabı
Adres: G.M.K. Bulvarı 23/7
Demirtepe /

 

örnek 7:

Genelge örneği:

T. C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
(Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü)

 

Sayı: B.08.21.08.01.100.1/0001                            15/06/2007
Konu: Kurumların İnternet Erişimi

GENELGE
2007/11
İlgi: Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünün
15/11/2006 tarih ve B.08.0.ETG.01.300/12134 sayılı yazısı
Bakanlığımız ile Ulaştırma Bakanlığı arasında Bakanlığımıza bağlı
okul/kurumlarına internet bağlantıları kurulmasına yönelik Türk Telekom A.Ş.
ile 15 Nisan 2006 tarihinde bir protokol imzalanmıştır. Protokol gereği; 31 Aralık
2006 tarihi sonuna kadar 42.534 okul/kurumumuza ADSL bağlantıları
gerçekleştirilecektir.
 Okulların labaratuar ve internet erişimleri için gerekli ağ ayarlarının
uzman kişilere yaptırılması, yeterli bilgisi olmayanların müdahale
etmelerine izin verilmemesi,
 ADSL modem kurulumları sırasında hat hızının 512 kbps/256 kbps
olduğunun mutlaka tespit edilmesi ve tutanakların buna göre
düzenlenmesi,
 Konunun iliniz dahilinde internet erişimi sağlanacak tüm okul ve
kurumlara duyurulması ve takibi konusunda hassasiyet gösterilmesi
gerekmektedir.
Bilgilerinizi ve gereğini önemle rica ederim.
Prof. Dr. Ahmet ERTEGÜN
Bakan a.
Müşteşar

Yazar Hakkında
admin

Yazar : admin

Yazar Hakkında :

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız

Yorumlar
İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.